Küresel piyasalar bugün altının tarihi zirvesine tanıklık ediyor. Altın fiyatları, ABD Merkez Bankası (Fed) kararı öncesinde hem jeopolitik risklerin baskısı hem de doların küresel ölçekte zayıflamasıyla rekor kırdı. Ons altın bugün ilk kez 5.200 dolar seviyesinin üzerine çıkarak 5.266 dolara kadar tırmandı.
Yurt içinde ise gram altın yatırımcısını şaşırtarak rekorunu 7.349 TL’ye taşıdı. Sadece son 24 saatte yüzde 3’ten fazla değer kazanan altının yıl başından bu yana getirisi yüzde 20’yi aşmış durumda. Gündemdeki sıcaklığını korumayı sürdürüyor.

Devlerin Altın Yarışı: Kimin Elinde Ne Kadar Var?
Altın fiyatları tırmanırken, dünya genelindeki resmi altın rezervlerinin dağılımı küresel güç dengesini de gözler önüne seriyor. ABD, 8 bin 133 tonluk devasa stokuyla dünya rezervlerinin yaklaşık yüzde 23,1’ini tek başına kontrol ediyor. Avrupa cephesinde Almanya 3 bin 351 ton (yüzde 9,5) ile liderliğini korurken, İtalya 2 bin 452 ton (yüzde 7) ve Fransa 2 bin 437 ton (yüzde 7) ile takipte kalıyor. Rusya 2 bin 336 ton (yüzde 6,6) ve Çin 2 bin 264 ton (yüzde 6,4) ile rezervlerini en agresif artıran ülkeler arasında yer alıyor.

ABD'nin 36 Trilyon Dolarlık Borç Çıkmazı
Altındaki bu olağanüstü yükselişin temelinde ABD ekonomisinin taşıdığı devasa borç yükü yatıyor. Ocak 2026 itibarıyla ABD'nin toplam federal kamu borcu 36,2 trilyon dolar gibi tarihi bir seviyeye ulaştı. Bu borcun GSYH’ye oranı yaklaşık yüzde 122 seviyesinde; yani ABD, bir yılda ürettiği değerden çok daha fazlasını borçlanmış durumda. 8,1 trilyon dolarlık kısmı dış ülkelere olan bu borç sarmalı, dolar üzerindeki baskıyı her geçen gün artırıyor.
Borç Yönetimi İçin "Zayıf Dolar" Taktiği mi?
Ekonomi analistleri, Trump yönetiminin ticaret ve dış politika hamlelerinin doları kasten zayıflatma amacı taşıyabileceğine dikkat çekiyor. ABD Başkanı’nın doların zayıflığını önemsemeyen tutumu, küresel piyasalarda dolar endeksinin 95,566 seviyesine kadar gerilemesine yol açtı. Borçlarını daha ucuz bir para birimiyle yönetme veya eritme stratejisinin bir parçası olarak görülen bu "zayıf dolar" yaklaşımı, yatırımcıları somut varlıklara yönlendiriyor. Deutsche Bank analistlerine göre, dolar dışı varlıklara olan bu hücum altını 2026 yılında 6.000 dolara kadar taşıyabilir.

Şirketler ve Haneler de Borç Yükü Altında
ABD'deki borç krizi sadece devletle sınırlı değil. Finans dışı şirketlerin toplam borç yükü 13,7 trilyon dolara ulaşırken, hanehalkı borçları da 17,9 trilyon dolar seviyesinde seyrediyor. Toplamda 67,8 trilyon dolara ulaşan bu borç yükü karşısında doların rezerv para statüsü sorgulanırken, altın "nihai koruma kalkanı" olarak merkez bankalarının ve bireysel yatırımcıların ilk tercihi olmaya devam ediyor.
ATB Başkanı Çandır 2025 İhracat Verilerini Açıkladı! 2,1 Milyar Dolarlık Satış Gerçekleşti
6 Milyar Dolarlık Büyük Antalya Davasında Hakimler HSK'ya Şikayet Edildi
