Türkiye'deki tüm evlilikleri ve boşanma davalarındaki kusur oranlarının belirlenmesini doğrudan ilgilendiren emsal niteliğinde bir karara imza atıldı. Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evlilik birliği içerisinde sorumluluklarını yerine getirmeyen eşlerle ilgili hukuki çerçeveyi netleştirdi.
Yüksek mahkeme, sürekli kahvehanede arkadaşlarıyla vakit geçirerek evini ihmal eden kocayı hukuken ağır kusurlu buldu. Eşi sosyal ortamlarda ve özel günlerde yalnız bırakmanın, zamanın büyük kısmını ev dışındaki mekanlarda harcamanın aile birliğinin temelden sarsılmasına yol açtığına dikkat çeken Yargıtay, bu davranışların boşanma davalarında tazminat yükümlülüğü doğurduğunu tescilledi.
Karşılıklı Açılan Boşanma Davasında Hakaret ve İhmal İddiaları
Yargıtay gündemine taşınan ve Türkiye genelindeki benzer davalar için bağlayıcı bir örnek teşkil eden hukuki süreç, bir çiftin karşılıklı olarak Aile Mahkemesi'ne başvurmasıyla başladı. Davacı karşı davalı olarak mahkemede yer alan kadın eş, kocasının evlilik süresince kendisini sürekli annesinin evine zorla götürdüğünü, gitmek istemediğinde ise fiziksel şiddet uyguladığını öne sürdü.
Eşinin sürekli kahvehanede arkadaşlarıyla vakit geçirerek ciddi bir şekilde evini ihmal ettiğini ve evin hiçbir ihtiyacını karşılamadığını belirten kadın, elektrik, doğal gaz, kıyafet ve şehir dışı seyahat masraflarını kendi imkanlarıyla karşılamak zorunda kaldığını ifade etti. Dilekçesinde eşinin kendisine yönelik ekonomik ve psikolojik baskı uyguladığını dile getiren davacı kadın, kocasının "maaşın olmasa seninle evlenmezdim" dediğini aktararak, evlilik boyunca hakarete maruz kaldığını, psikolojik şiddet uygulandığını, sürekli saçı döküldüğü için "kel, koca bacaklı, bu çirkini nasıl aldım gözüm kör mü oldu" gibi psikolojik şiddet uyguladığını iddia etti. Bu gerekçelerle davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, ayrıca 50 bin TL maddi ve 50 bin TL manevi olmak üzere toplam 100 bin TL tazminata hükmedilmesi talep edildi.

Sosyal Yaşam Alışkanlıklarının Hukuki Sonuçları Netleşti
Aile Mahkemesi ve istinaf süreçlerinin ardından Yargıtay tarafından incelenen dosya, Türkiye'deki boşanma hukuku literatüründe eşlerin sosyal yaşam alışkanlıklarının ve ev dışı faaliyetlerinin sınırlarını belirleyen yasal bir dayanak haline geldi. Özellikle izin günlerinde sabahın erken saatlerinde evden çıkarak kahvehanenin yolunu tutan müdavimlerin ailevi yükümlülüklerini aksatmasının yasal yaptırımlarını ortaya koyan bu karar, alt mahkemelerin bundan sonra vereceği kararlarda bağlayıcı bir emsal olacak.
Hukukçular, eşlerin birbirlerine karşı sadakat ve destek yükümlülüğünün yanı sıra ortak yaşam alanını paylaşma ve sosyal ortamlarda birlikte bulunma sorumluluğunun da bu kararla birlikte yargı önünde kuvvetlendirildiğini belirtiyor. Yargıtay'ın kararı doğrultusunda, evini ve eşini ihmal ederek zamanını dışarıda geçirmeyi alışkanlık haline getiren kusurlu eşlerin, boşanma süreçlerinde ciddi maddi ve manevi yaptırımlarla karşı karşıya kalacağı hukuki bir gerçeklik olarak kayıtlara geçti.