Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Gündem | Cumhuriyet yazarı Erdal Atabek yaşamını yitirdi

Cumhuriyet yazarı Erdal Atabek yaşamını yitirdi

Cumhuriyet gazetesi yazarı Dr. Erdal Atabek 94 yaşında hayatını kaybetti.

Cumhuriyet gazetesi yazarı Dr. Erdal Atabek 94 yaşında hayatını kaybetti.

Cumhuriyet yazarı Erdal Atabek yaşamını yitirdi

Gazeteci-yazar Erdal Atabek'in 94 yaşında hayatını kaybettiği haberi, Cumhuriyet gazetesi tarafından duyuruldu. Cumhuriyet, Atabek'i "Yaşamını sağlık hakları mücadelesine ve Cumhuriyet devrimlerine adayan gazetemizin en kıdemli yazarı" olarak tanımladı. Atabek'in vefat haberini "İstanbul Ataşehir'deki Acıbadem Hastanesi'nde 94 yaşında hayata gözlerini yumdu" ifadeleriyle duyurdu.

Atabek'in Son Yazısı: Çalınan Gelecek 

Gelecek, bir ülkenin eğitimiyle çalınır.

“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adını taşıyan eğitim belgesi adıyla bile amacını açıklıyor: MAARİF!

Ne oldu da “eğitim” kaldırıldı da yerini “maarif”e bıraktı?


Çünkü amaç, Türkçe yerine Osmanlıcayı getirmek.

Çünkü amaç, “laik bilimsel eğitim” yerine “medrese” öğretisini getirmek.

Çünkü amaç, “bilinçli insan” yerine “inançlı insan” yetiştirmek.

Böylece; “soran-sorgulayandüşünen-tartışan insan” yerine, “sormayan-sorgulamayan-biat itaat eden insan” yetiştirilecektir.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, işgal ettiği makamın adından vazgeçerek “eğitim” yerine “maarif” diyor.

O bakan ki “sizin tarikat-cemaat dediğiniz bizim STK dediğimiz kuruluşlar” diyor.

O bakan ki eğitim kurumlarına imamları eğitim için sokuyor.

O bakan ki tarikatlarla cemaatlerle eğitim amaçlı protokoller imzalıyor.

Öyle bir anlayıştan “laik bilimsel eğitim” beklenebilir mi?

Bir ülkenin geleceği işte böyle çalınır.

ÜLKE AYAĞA KALKMALIDIR
3 yaşından 23 yaşına kadar 20 yıl eğittiğimiz çocuklarımız nasıl bir gelecek için hazırlanmalıdır?

Çocuklarımızı nasıl bir gelecek için eğitiyoruz?

Bu yakıcı sorular yanıtlanmadan hiçbir çalışma önem taşımaz.

Şimdi, bir haftalık sürede görüş bildirilmesi isteniyor.

Gene bir kap-kaç hazırlanmıştır.

Bir hafta gelip geçecek, “Görüşler alınmıştır” diye bu “maarif” çalışması devreye sokulacaktır.

Bütün öğretmenler, anneler babalar, yurttaşlar, muhalefet partileri kitlesel bir karşı koyuş göstermelidir:

Biz laik bilimsel eğitim istiyoruz.

Söylenecek söz budur.

Bugün de yarın da bu sözle iktidarın karşısına dikilmeliyiz.

Çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmalıyız.

Bu ülkenin geleceğine sahip çıkmalıyız.

Kitlesel olarak ve kararlılıkla.

MÜZAKERE Mİ, MÜCADELE Mİ?
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in partili cumhurbaşkanı ile görüşmesi farklı yorumlara yol açtı.

Bu görüşmeyi olumlu bulanların yanında olumsuz yorumlar yapanlar da oldu.

“Bu görüşme onu tanımak olur” diyenler, “Onunla görüşmek onu kabul etmektir” diye yorum yapanlar arasına eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı:

“Müzakere değil, mücadele etmeli” dedi.

Özgür Özel bu yorumları şöyle yanıtladı:

“Biz milletin sesi olacağız!”

“Müzakere de ederiz, mücadele de ederiz”.

Aslında bu görüşme birçok gerçeğin ortaya çıkması için çok önemli bir kavşaktır.

Özel bu görüşmede dosyayı açıp masaya koyacaktır:

Can Atalay, Anayasa Mahkemesi kararına karşın neden hâlâ hapistedir?

Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş hukuksuz olarak yıllardır yatıyorlar, neden hâlâ özgür değiller?

28 Şubat bahane edilerek yatırılan hapisteki generaller neden tahliye edilmiyor?

Neden yargıya Saray’dan müdahale ediliyor?

Enflasyonla mücadele neden vatandaşın daha da zorlanmasıyla yürütülüyor?

IMF ile görüşmenin amacı ve sonucu nedir?

Emeklilerin sefaleti için neden etkin destek sağlanmıyor.

Kamudaki israf belgelenmişken neden adım atılmıyor?


Cumhurbaşkanlığı uçakları, lüks arabaları, Saray’ın giderleri, yüksek maaş ödenen gereksiz personel, çifte maaşlar neden çözümlenmiyor?

Neden ihaleler hep yandaş şirketlere veriliyor?

Şirketlerin vergi borçları neden affediliyor?

Daha başka sorular da masaya getirilecektir.

Acaba partili cumhurbaşkanının bunlara verecek bir yanıtı olacak mı?

İşte bu görüşmede bunları göreceğiz.

Onun için de bu görüşme yararlı olacaktır.

Mücadele mi? O hiç bitmez.

Müzakere de mücadelenin bir parçasıdır.

Yeter ki “milli irade” her zaman, her yerde egemen olsun.

Erdal Atabek Kimdir?

Dr. Erdal Atabek, 1930 yılında Adapazarı'nda dünyaya geldi. Öğretmen bir baba ve öğretmen bir anne tarafından yetiştirilen Atabek, çocukluğunu Marmara bölgesi ilçelerinde geçirdi. Kabataş Erkek Lisesi'ni birincilikle bitirdikten sonra, 1954 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu ve Tıp Doktoru olarak meslek hayatına atıldı. Psikosomatik Hastalıklar ve İç Hastalıkları uzmanı olarak görev yapan Atabek, 1965 yılında yazarlık kariyerine başladı. Aynı yıl Türk Tabipleri Birliği (TTB) başkanlığına seçildi ve 1966 yılında Cumhuriyet gazetesindeki köşe yazılarıyla tanındı.

Erdal Atabek'in yazdığı çok sayıda kitap bulunmaktadır.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız