Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
23°
Akdeniz Gerçek | Gündem | Can Atalay’dan Gezi Direnişi’nin 12. Yılında Cezaevinden Mektup

Can Atalay’dan Gezi Direnişi’nin 12. Yılında Cezaevinden Mektup

Gezi Direnişi’nin 12. yıl dönümünde, Silivri Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay, çarpıcı bir yazı kaleme aldı.

Gezi Direnişi’nin 12. yıl dönümünde, Silivri Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay, çarpıcı bir yazı kaleme aldı.

Can Atalay’dan Gezi Direnişi’nin 12. Yılında Cezaevinden Mektup

Gezi Direnişi’nin 12. yıl dönümünde, Silivri Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay, çarpıcı bir yazı kaleme aldı. 2013’te Taksim Gezi Parkı’ndan başlayarak milyonları sokağa döken eylemlerin, Türkiye tarihinin en kitlesel ve en çeşitli toplumsal hareketlerinden biri olduğunu vurgulayan Atalay, “Gezi’nin hayaleti, baskının değil umudun simgesi olarak semalarda dolaşmaya devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

“Gezi, Toplumsal Muhalefetin Eşitlikçi Buluşmasıydı”

Gezi Parkı’nda bir grup insanın doğayı savunarak başlattığı mücadelenin, kısa sürede Türkiye’nin dört bir yanından milyonların ortak sesi haline geldiğini belirten Atalay, o günlerin dayanışma ruhunu şu sözlerle anlattı:

"Gezi, bugünlere ışık tutan bu toprakların en etkili demokratik halk hareketlerindendir. 12 yıl önce bir avuç insanın bir parka sahip çıkmasıyla başlayan Gezi Direnişi, kısa sürede milyonların ortak vicdanı haline geldi. O günlerde Taksim’de yükselen itiraz, sadece bir parkı değil, müşterek geleceğimizi, özgürlük ve eşitlik arzumuzu savunmanın sembolüydü. Ağaçlara sarılanlar, çadırlarda direnenler, susturulmak istenen bir halkın sesi oldular. O direniş, topyekûn bir baskıya karşı vicdanın ve dayanışmanın gücünü gösterdi.

Gezi, Türkiye tarihinin en geniş katılımlı toplumsal buluşmalarından biri oldu. Ulusalcılarla Kürt demokratların, laik çevrelerle antikapitalist Müslümanların, sosyalistlerin, feministlerin ve çevrecilerin yan yana durduğu o günler, toplumsal muhalefetin çoğulcu, barışçıl ve eşitlikçi bir çizgide nasıl buluşabileceğini gösterdi."

"GEZİ GELECEĞE YÜRÜYENLERİN ORTAK BELLEĞİDİR"

"O direniş sadece geçmişe ait değil; “Çapulcuların Çocukları Büyüdü” pankartlarında, meydanlarda duran insan eylemlerinde, günümüzün demokratik taleplerinde yaşamaya devam ediyor. Geçen yıllar içinde iktidarın baskısı büyüdü, demokrasi hedefinden uzaklaşıldı. Ancak Gezi’nin hayaleti, baskının değil umudun simgesi olarak semalarda dolaşmaya devam ediyor.

Gezi’de kaybettiğimiz canlarımızın anıları, bugün hâlâ eşitlik ve özgürlük yolunda yürüyen milyonlara ışık tutuyor. Gezi’de yitirdiklerimiz eşitlik ve özgürlük mücadelemizde yaşıyorlar. Gezi, geçmiş değil; geleceğe yürüyenlerin ortak belleğidir. Ortak belleğimizi, mücadelemizin simgeleşmiş hali yitirdiklerimizi unutmadık, unutturmayacağız."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız