Birleşik Kamu-İş Antalya İl Temsilcisi Sadık Acar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 2024 yılında DEM Parti ile tokalaşmasıyla başlayan sürecin yasal aşamaya taşınmasını ve TBMM’ye sunulan 12 maddelik "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ni değerlendirdi. Acar, kamuoyuna "çerçeve yasa" olarak sunulan teklifin KCK/PKK terör örgütü mensuplarına dönük örtülü bir af ve ceza ertelemesi niteliğinde olduğunu belirterek sürecin başından bu yana yanlış kurgulandığını savundu.
"2 Trilyon Dolar Kayıp Ve 40 Bin Can Sadece Birkaç Partinin Meselesi Olamaz"
Sürecin en başından beri "ceketin ilk düğmesinin yanlış iliklendiğini" ifade eden Sadık Acar, ilk yanlışın şeffaflık ve katılımcılık ilkelerinin ihlal edilmesi olduğunu söyledi. Terör konusunun dar bir siyasi zümrenin çıkarına bırakılamayacak kadar hayati bir mesele olduğuna dikkat çeken Acar, şu ifadeleri kullandı:
"Terörün Türkiye’ye maddi zararı 2 trilyon dolardır. PKK terör örgütü, kurulduğu günden bu yana yarısından fazlası sivil olmak üzere 40 bin insanımızı katletmiştir. Terör sadece devlete değil, doğrudan topluma karşı işlenmiş bir suçtur. Bütün ülkeyi ilgilendiren bu denli köklü bir sorunun çözümünde toplumun iradesi göz ardı edilemez. Bu karar sadece milletvekillerinin el kaldırıp indirmesiyle geçiştirilemez."
"Siyasi Çıkar Uğruna Oldubittiye Getirilemez, Halka Sorulmalı"
Yanlış iliklenen ikinci düğmenin ise "aktörlerin sicilleri" olduğunu dile getiren Acar, kayyum atamaları, seçilmiş siyasetçiler ve basın üzerindeki baskıları hatırlatarak iktidarın samimiyet kaygısı yarattığını belirtti. Teklifi okumadan imzalayan milletvekillerinin tutumunu da eleştiren Acar, çözümün toplumsal uzlaşıdan geçtiğini vurguladı:
"Siyasi çıkar ve umduğu sonucu gördüğü her konuda referanduma giden iktidarın, bu konuda da referandum başta olmak üzere uygun yöntemlerle konuyu doğrudan halka sorması tek ve en doğru yöntemdir."
"Tarihsel Sorumluluğumuzu Yerine Getirmeye Devam Edeceğiz"
Birleşik Kamu-İş’in barışı, demokratikleşmeyi ve birlikte yaşam kültürünü her zaman savunan bir emek örgütü olduğunu kaydeden Sadık Acar, Orta Doğu'daki emperyalist yeniden yapılanma gayretlerinin hemen ardından gelen bu sürecin toplumda ciddi endişeler yarattığını ifade etti. Acar, şeffaf yürütülmeyen ve oldubittiye getirilmek istenen bu uygulamalara karşı halkın sesi olmaya ve haklı soruları sormaya devam edeceklerini belirterek açıklamasını tamamladı.