Antalya'nın tarımsal çeşitliliğiyle öne çıkan ilçesi Gazipaşa, bugünlerde yerel ekonominin ve doğanın en tatlı ama bir o kadar da zahmetli telaşlarından birine ev sahipliği yapıyor. İlçeye yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta bulunan Çile Mahallesi'nde, bölgenin en prestijli ve özel ürünleri arasında gösterilen acı bal için ilk petekler çekildi. Bölge ekonomisine ciddi bir katma değer sağlayan arıcılık faaliyetleri kapsamında düzenlenen hasat etkinliği, yerel yöneticilerin ve üreticilerin geniş katılımıyla adeta bir gövde gösterisine dönüştü. Gazipaşa Ziraat Odası Başkanı Yusuf Çelik, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ramazan Bat, Antalya Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Oktan ve çok sayıda üreticinin katıldığı hasatta, arıların zarar vermemesi için korunaklı kıyafetler giyen protokol üyeleri kovan kapaklarını titizlikle açarak ilk ballı petekleri aldı.

Hava Şartları Vurdu Ama Kilosu 1000 Liradan Kapışılıyor
Kovanların yakınında kurulan özel çadırlara taşınan peteklerin üzerindeki sırlar tek tek açıldıktan sonra süzme makinelerinde işlenen ballar, kalitesiyle göz doldursa da bu yıl üreticinin yüzü rekolte bakımından tam anlamıyla gülmedi. Bu yıl bahar mevsiminde yaşanan dengesiz hava şartları ve yoğun yağışlar arıların çalışma takvimini etkileyerek bal rekoltesini beklentilerin altında bıraktı. Ancak bu azlık, ürünün değerini daha da artırdı ve ilk hasatla birlikte geleneksel acı balın kilogram fiyatı 1000 lira olarak belirlendi. Yaşanan verim düşüşüne rağmen piyasada büyük bir talep gören ürünün güncel durumunu değerlendiren Ziraat Odası Başkanı Yusuf Çelik, "2026 yılı bahar balı hasadı başladı. Bugün burada hasada katıldık. 'Acı bal' dediğimiz sandal ağacından toplanan balın hasadını yaptık. Bu yıl süzme balın kilosu 1000 liradan alıcı buluyor" diyerek piyasadaki güncel değeri paylaştı.

Gazipaşa'nın Şifa Kaynağı İçin Coğrafi İşaret Hamlesi
Gazipaşa'da arıcılık sadece geleneksel bir faaliyet olmaktan öte, 217 kayıtlı üreticinin toplamda 10 bin 980 kovanla sürdürdüğü devasa bir yerel sektörü temsil ediyor. Kış aylarını sahil şeridine yakın 200-300 rakımlı bölgelerde geçiren arıcılar, baharla birlikte kovanlarını sandal ağaçlarının, pürenin, narenciyenin ve avokadonun çiçek açtığı 600-700 rakımlara taşıyor. Sadece bal üretmekle kalmayıp polen, propolis ve arı sütü gibi yüksek katma değerli ürünleri de piyasaya sunan üreticiler, şimdi bu emeği resmi bir kimlikle taçlandırmaya hazırlanıyor. Normal ballara göre daha sert bir aromaya sahip olan bu özel ürün için resmi tescil adımlarının atılacağını müjdeleyen Antalya Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve üretici Fatih Oktan, "Bu yıl bal rekoltemiz istediğimiz kadar olmasa da vatandaşın ihtiyacını görecek kadar hasadımız yapıldı. Bu, sandal ağacından arıların polenler toplayıp, bal yaptıkları acı bal belli bir rakımda olan, normal ballara göre biraz sertçe bir bal. İlçe Tarım ve Orman Müdürümüzün de katkılarıyla coğrafi işaret çalışmalarımız olacak. Bu yıl bal rekoltesinde beklentimiz yüksekti ama bahar mevsiminin yağışlı geçmesi rekolteyi düşürdü. Yayla sezonu açıldı. Kovanlarımız daha yüksek rakımlardaki yaylalarımıza taşınacak. Umarım yaylalardaki bal hasadımız daha yüksek verimli olur" sözleriyle gelecek dönem hedeflerini aktardı.

Arıcılar Gözünü Yüksek Rakımlı Yaylalara Dikti
Sandal ağacının çiçeklerinden süzülen bu özel lezzetin ilçenin marka değerine katkısı yerel yönetimler tarafından da yakından takip ediliyor. Hasat alanında üreticilere destek veren Tarım ve Orman İlçe Müdürü Ramazan Bat, "Gazipaşa'mıza özgü özel bir tat, özel ürün. İnşallah coğrafi işaret tescili için çalışmalar yapacağız. Üreticilerimize bereketli bir hasat sezonu olsun" diyerek devletin desteğinin süreceğini belirtti. Sahildeki ilk hasadın tamamlanmasıyla birlikte Gazipaşalı arıcılar için dinlenme vakti anlamına gelmiyor; aksine daha yüksek verim umuduyla kovanların Toroslar'ın serin ve yüksek rakımlı yaylalarına taşınacağı yeni ve daha hareketli bir göç dönemi başlıyor.