Antalya’nın dünyaca ünlü Patara Antik Kenti, 12 kilometrelik eşsiz plajının yanı sıra, rüzgarın şekillendirdiği kum tepeleriyle de tatilcilerin gözde rotalarından biri haline geldi. Tarihi doku ile doğal güzellikleri buluşturan bölge, özellikle gün batımında sunduğu görsel şölenle ziyaretçi akınına uğruyor.
Yeşilçam’ın “Çölü” Şimdi Tatilcilerin Gözdesi
Bir dönem Türk sinemasında, özellikle Yeşilçam filmlerindeki çöl sahneleri için doğal bir plato işlevi gören Patara Kum Tepeleri, günümüzde yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası.
Gündüz antik kenti gezip plajın tadını çıkaran ziyaretçiler, gün batımı saatlerinde ise bu doğal oluşumların zirvesine çıkarak manzaranın keyfini sürüyor. Cep telefonlarıyla o anları ölümsüzleştiren tatilciler, bölgenin popülerliğinin sanal medya paylaşımlarıyla her geçen gün arttığını belirtiyor.
“Caretta Caretta” Hassasiyeti
Bölgenin doğal dokusuna dikkat çeken ziyaretçilerden Özgür Öztürk, alanın sadece bir turizm destinasyonu olmadığını belirterek bir uyarıda bulundu. Patara’nın aynı zamanda caretta carettaların yumurtlama alanı olduğunu hatırlatan
Öztürk, "Doğa olarak çok güzel bir yer. Buraya geçiş için bir bariyer yapılması lazım. Burası vakit geçirmek adına, gün batımını izlemek için çok özel bir bölge" ifadelerini kullandı.
Ziyaretçiler Hayran Kalıyor
Bölgeyi deneyimleyen tatilciler ise Patara’nın atmosferinden oldukça etkileniyor. İzmir’den tatil için bölgeye geldiğini belirten Irmak Cambazoğlu, "Patara’yı çok beğendim. Özellikle kum tepelerine bayıldım. Gün batımını izlemeye geldik ve harika vakit geçiriyoruz. Herkesin burayı görmesini tavsiye ederim" dedi.
Doğal güzelliği ve tarihi mirası birleştiren Patara, gün batımını en estetik açıyla izlemek isteyenler için bölgenin en önemli çekim merkezlerinden biri olmaya devam ediyor.