Ziyaretçileri karşılayan ve dönemin güç sembolü olan "su perdesi", özgün işleyişine uygun şekilde tekrar akmaya başladı.
Patara Kazı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Şevket Aktaş, kentin sadece bir sınır yapısı değil, aynı zamanda imparatora adanmış bir anıt ve bir propaganda aracı olduğunu vurguladı.
1988’den bu yana süren kazıların bir parçası olan Kent Kapısı restorasyonunun 2025 yılında tamamlandığını belirten Aktaş, "Antik dönemde kente gelen insanlar, yapının heykellerinden ve mimarisinden etkilenirken, akan suyun sesi ve görsel şöleniyle büyük bir büyüye kapılıyordu. Bu tarihi deneyimi, yapıya zarar vermeden günümüze taşıdık" dedi.
Gücün ve İhtişamın Simgesi
Bodamya kaynağından 20 kilometre mesafeden kemerler ve künkler aracılığıyla getirilen su, Kent Kapısı’nın üst kısmına ulaştırılarak serbest akışla bir "su perdesi" oluşturuyor.
Dr. Aktaş, suyun Roma döneminde yalnızca bir yaşam kaynağı değil, aynı zamanda bir görsel şov ve güç sembolü olarak kullanıldığını ifade etti.
Modern Mühendisliğin Temelleri
Sistemin sadece teknik bir çözüm değil, aynı zamanda estetik bir tasarım harikası olduğunu belirten Aktaş, şunları kaydetti: "İnşaat ve su mühendisliğinin iç içe geçtiği bu yapı, modern mühendislik anlayışının köklerini gözler önüne seriyor. Burada matematik, mühendislik ve usta işçiliğin 2 bin yıl önceki kusursuz uyumunu görüyoruz."
Patara’da yeniden akan su perdesi, ziyaretçilere antik dönemin görkemini ve mühendislik zekasını canlı bir şekilde deneyimleme fırsatı sunuyor.