Akdeniz'in mavi suları, canlı ekosistemi, falezleri ve zengin batıklarıyla dalış tutkunlarının ana rotası haline gelen Antalya, su altı turizminde küresel bir çekim merkezine dönüştü.
Doğal oluşumlardan tarihi kalıntılara kadar geniş bir yelpazeye sahip olan kent sahilleri, hem ilk kez su altı dünyasıyla tanışanlara hem de deneyimli profesyonel dalgıçlara ev sahipliği yapıyor.
Kentin su altı potansiyelini değerlendiren dalış eğitmeni ve işletmeci Alim Tuğ, Antalya'nın sahip olduğu doğal ve tarihi zenginliklerin su altı turizmi açısından önemli bir avantaj sunduğunu vurgulayarak, "Gerek doğal yapısı gerek falezleri gerek Üç Adalar bölgesi gerek falezler altındaki kovuklarımız gerek batıklarımız olsun, onlarca çeşitlilik noktasında su altı yapısına hizmet verebilmektedir" değerlendirmesinde bulundu.
Antalya, dalış sporuna yeni başlayacak ziyaretçiler için sunduğu güvenli parkurlarla da dikkat çekiyor.
Kent merkezinde falezler ve Konyaaltı sahilinde oluşturulan emniyetli alanlar, amatörlerin su altına rahatça adapte olmasını sağlıyor.
Dalış eğitmeni Alim Tuğ, başlangıç seviyesindeki dalgıçların güvenliğine dikkat çekerek "İlk defa dalış yapacak olanlar için son derece emniyetli, son derece güzel noktalar mevcut. Falezler, Konyaaltı bölgesinde bu dalışlarını güven içerisinde, suya emniyetli girerek, oldukça zengin dip yapısına sahip bir bölgede gerçekleştirebilirler" dedi.
Antalya ve Kemer çevresindeki tarihi batıkların sportif dalışlara açık olduğunu hatırlatan Tuğ, "Bir dalgıcın arayacağı ve istediği bütün sistemdeki dalış noktalarına sahip bir şehrimiz var" ifadeleriyle bölgenin teknik çeşitliliğini özetledi.
Antalya'dan Kaş'a kadar uzanan sahil şeridinde oluşan hareketliliğe değinen Alim Tuğ, "Dünyanın pek çok noktasından gerek lisanslı gerek daha önce hiç dalmamış ama ilk dalışını burada denemek isteyen insanların talep noktası haline gelmiştir" diyerek bu ilginin küresel boyutta olduğuna işaret etti.
Tuğ ayrıca "Bu da gerek ekonomimize gerek turizmimizin gelişmesine gerekse dalış faaliyetlerinin hem tüm dünyada hem de ülkemizde tanınmasında etken olmuştur" sözleriyle su altı sporlarının kente olan ekonomik ve tanıtım katkısını belirtti.
Sualtıyla ilk defa buluşacak ziyaretçilere yönelik aşamaları aktaran dalış eğitmeni ve tanıtım dalış uzmanı İnayet Füsun Macit, sürecin 10-15 dakikalık teorik bilgilendirmeyle başladığını belirtti.
Ekipman hazırlığının ardından eğitmen eşliğinde kıyıdan denize giren dalgıç adayları, yüzeydeki alışma etabını tamamlayıp falezlerin altına doğru ilerliyor. Ortalama 30-40 dakika süren keşif dalışlarında katılımcıların Akdeniz faunasını yakından gözlemlediğini belirten Macit, "Nefes alıp vermeye çok şaşıranlar oluyor. Normal bir balığa çok büyük tepki veren oluyor, çok sevinen oluyor, çok korkan oluyor. Ama genel olarak tabii ki herkes çok keyif almış bir şekilde ayrılıyor" dedi.
Bu ilk deneyimin ardından spora devam etmek isteyen dalgıç adayları eğitim ve sertifikalandırma sürecine dahil ediliyor, pek çok turist bir sonraki aşama için kente yeniden geliyor.
Antalya Konyaaltı Su altı Sporları Kulübü proje sorumlusu Aylin Tuğ ise bölgedeki dalış turizminin her geçen yıl ivme kazandığını belirterek “Tüm dünyada çok uzun yıllardır Antalya ziyarete çok açık bir bölge. Turizm açısından bu sene ve geçen senelerde her geçen gün daha fazla artış görüyoruz. Özellikle su altı dünyasına ve dalışa ilgi artıyor" diye konuştu.
Antalya'nın kent merkezinde bile temiz deniz suyuna ve zengin bir su altı biyoçeşitliliğine sahip olduğunu vurgulayan Tuğ, "İlk defa dalış yapacaklar için belli derinliklerde çok fazla balığımız var, balık çeşitliliği çok fazla. Yine profesyonel dalgıçlar için çok güzel batıklarımız ve tarihi bölgelerimiz var. Bu yüzden dünyanın birçok yerinden buraya dalışa geliyorlar" dedi.