Antalya'da son dönemde gökyüzünü kaplayan toz bulutları ve bitmek bilmeyen yol çalışmaları, hava kalitesini kritik seviyelere düşürdü. Sahra ve Kuzey Afrika'dan gelen çöl tozlarının üzerine eklenen yerel toz yoğunluğu, özellikle kalp ve solunum hastaları için tehlike çanlarını çalıyor.
Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Güray Doğan, kentin soluduğu havanın hem doğal hem de insan eliyle üretilen tehditler altında olduğunu belirtti.
"Nefesin Yerine Koyacak Bir Şey Yok"Havanın hayati önemine dikkat çeken Doç. Dr. Güray Doğan, çevresel unsurlar arasında en savunmasız olanın hava olduğunu belirtti.Doç. Dr. Doğan, “Suyun veya toprağın alternatifi bulunabilir ama kirlenen havanın yok. Nefesin yerine koyacak bir şey yok. Havanız kirlendiğinde yapacak hiçbir şeyiniz yok. Suyunuzu dışarıdan getirebilirsiniz, toprağı başka yerde işleyebilirsiniz ama nefes alacak havayı taşıyamazsınız. 3 dakika içinde nefes tükenir, hayat son bulur. Bu nedenle hava en önemli parametremiz. Koruyucu ve düzenleyici adımların acilen atılması, gerektiğinde cezai yaptırımların uygulanması şart" şeklinde konuştu.
Antalya'da Yerel Toz SorunuÇöl tozunun doğal bir süreç olduğunu ancak kent içindeki tozun önlenebileceğini ifade eden Doç. Dr. Doğan, “Ana arterlerde devam eden kazılar zamanında kapatılmadığında araç geçişleriyle birlikte toz yoğunluğu artıyor. Bu iri tozlar genelde hayati risk yaratmaz ancak günlük yaşamı olumsuz etkiler, özellikle astım gibi solunum yolu hastalıkları olanları zorlar" dedi.
Kimler Risk Altında?Toz yoğunluğunun arttığı günlerde riskli grupları uyaran Doğan, “Bu dönemlerde mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması, yoğun toz olan bölgelerde bulunulmaması önemli" diye konuştu."Kazılar Planlı Yapılmalı"Tozu bastırmak için kullanılan yöntemlerin su kriziyle çeliştiğine işaret eden Doç. Dr. Doğan, “Yerel tozu bastırmak için sulama ve yıkama çalışmaları etkili ancak su kıtlığı yaşadığımız bir dönemde bu yöntemi sürekli kullanmak çelişki yaratıyor. Bu nedenle asıl çözüm, kazıların planlı yapılması ve kısa sürede kapatılmasıdır" ifadelerini kullandı.
Antalya Araç Sayısında Türkiye Ortalamasını KatladıHava kirliliğindeki en büyük faktörün egzoz emisyonları olduğunu da sözlerine ekleyen Doç. Dr. Güray Doğan, çarpıcı veriler paylaştı:"Türkiye genelinde son 10 yılda araç sayısı yüzde 66 artarken Antalya'da bu oran yüzde 178'e ulaştı. Özel araç kullanımı yerine toplu taşımayı özendiren politikalar geliştirilmezse hava kirliliğiyle mücadele etmek mümkün değil."