Sarp KayalardaAntalya'nın sarp kayalıklarından zirvelerine uzanan 24 yıllık tutkulu serüveniyle zamana meydan okuyan Fahri Altun, ilerlemiş yaşına rağmen sergilediği zindelikle herkesi şaşırtıyor. Dağcılık ve spor tırmanış antrenörü olarak sürdürdüğü spor hayatını en büyük serveti olarak gören 73 yaşındaki sporcu, temiz hava ve doğa disiplini sayesinde hastane yollarını unuttuğunu belirtiyor.
Dağcılıkla Tanıştı, Hayatı DeğiştiDaha önceleri ticaretle uğraşan Fahri Altun, 2002 yılında dağcılıkla tanıştıktan sonra hayatının tamamen değiştiğini aktardı. Antalya'nın dağlarını en iyi bilen isimlerden biri olarak tanımladığı Ömer Faruk Gülşen ile tanışmasının ardından bu spora gönül verdiğini belirten Altun, “1993 yılında Antalya'ya geldim. Ticaret hayatımdan sonra tanıştığım dağcılık yol haritasına çok ilgi ve sevgi duydum. 2002 yılında Antalya'nın dağlarını, derelerini, tepelerini, köylerini en iyi bilen dağcı arkadaşımız Ömer Faruk Gülşen ile tanıştım. Kendisi birçok kişiye dağcılığı sevdiren biri. Onunla tanışmamın ardından dağlara, dağcılığa sevda duydum. O gün bugündür bu yol haritasında yol alıyorum" diye konuştu.
Zirvelerde İlk Tırmanış Heyecanıİlk tırmanışında yaşadığı duyguların kendisini derinden etkilediğini ve bu tutkunun bir daha sönmediğini söyleyen Altun, “İlk tırmanışımda çok farklı duygularla karşılaştım. O duygular beni mutlu etti. Dağlar, doğa, insanı özgür hissettiren algılar. Bana büyük bir keyif verdi ve bir daha bırakamadım" dedi. Bu keşif anından sonra ticaretin stresli dünyasını geride bırakan usta dağcı, vaktinin büyük bir kısmını Toroslar’ın eteğinde geçirmeye başladı.
Profesyonel Antrenörlüğe Uzanan YolAltun, 2003 yılında Toroslar Doğa Sporları Kulübü (TODOSK) ile tanıştığını, ardından Türkiye Dağcılık Federasyonu çatısı altında eğitimlere başladığını belirtti. Sekiz modülden oluşan profesyonel eğitimleri tamamladıktan sonra antrenör adayı olduğunu söyleyen Altun, yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli yükseklikteki dağlara tırmandığını, dağcılık ve spor tırmanış branşlarında antrenörlük ve hakemlik konusunda eğitimler almaya devam ettiğini kaydetti. Altun süreci, “Bu işin çatısı Türkiye Dağcılık Federasyonudur, biz de federasyonun eğitimini almaya başladık. Bu eğitimler 8 modülden oluşuyordu, onları bitirdikten sonra antrenör adayı oldum. Yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli yükseklikteki dağlara tırmandım" sözleriyle özetledi.
'Ununu Eledim, Eleğimi Astım ve Dağlara Yöneldim'Hayatının ikinci baharında dağcılığı merkeze aldığını vurgulayan Altun, kariyer basamaklarını hızla tırmandı. Altun o dönemi, “Sonrasında unumu eledim, eleğimi astım ve dağlara yöneldim. Çok büyük bir tutku ve sevdayla bu yolda ilerledim. Dağcılık antrenörlük eğitimlerini alarak birinci kademe antrenör oldum. Spor tırmanış eğitimlerini de tamamlayarak spor tırmanış antrenörü oldum. İkinci kademe dağcılık eğitimlerini aldım, hakemlik eğitimlerini tamamladım ve Türkiye Dağcılık Federasyonu'nda antrenör olarak görev almaya başladım, halen devam ediyorum" diyerek anlattı.Hastalık Tanımayan 73 Yıllık ÇınarDağcılık sporu sayesinde sağlıklı kaldığına dikkat çeken Altun, daha önce ciddi bir hastalık geçirmediğini ve evine hiç ilaç girmediğini ifade etti. Kendisine yaptığı en iyi yatırımın spor olduğunu söyleyen Altun, “Şu anda 73 yaşıma basmış bulunmaktayım. Bu yaşıma kadar hiç ilaç kullanmadım. Hastalık diye bir şey tanımadım, görmedim. Bu benim için büyük mutluluk. Bunu da tamamen bu spora olan bağlılığıma borçlu olduğumu hissediyorum. Yaşım el verdiği müddetçe de dağcılığı ve kaya tırmanış sporunu yapmaya devam edeceğim" diye konuştu.
'Hücrelerin Dans Ettiği Özgürlük Alanı'Dağcılığın sadece fiziksel bir aktivite değil, ruhsal bir arınma olduğunu dile getiren Altun, doğada geçirilen zamanın insanı özgürleştirdiğini söyledi. Doğanın ödülünü, “Yaşım el verdiği müddetçe dağcılığı ve kaya tırmanış sporunu yapmaya devam edeceğim. Doğaya çıktığınız zaman bol oksijen, temiz hava soluduğunuzda vücudunuzdaki bütün hücreler dans ediyor. Ferahlıyorsunuz, özgürleşiyorsunuz. Bundan daha güzel bir ödül olabilir mi?" cümleleriyle tarif etti.
Gençlere Örnek Olma GururuAntalya'daki arama kurtarma faaliyetlerinde de aktif görev alan Altun, bugüne kadar birçok sporcu yetiştirdi. Sivri Dağ’ın zirvesine ismi yazılı plaket çakılmasının onurunu yaşayan usta antrenör, “Bu benim için çok onur verici. Gençleri teşvik edip örnek olabiliyorsam bu benim için çok büyük bir mutluluk. Beni görünce takdir ediyorlar, hepsinin övgülerini aldığım bir gerçek. Bu saatten sonra dünya şampiyonu olmak ya da Everest'e çıkmak gibi hedeflerim yok. Antalya ve Türkiye koşullarındaki dağlara gitmeye, dağcılığı sevdirmeye devam ediyorum" dedi.