Türkiye 2024 yılında 60.6 milyon ziyaretçi ve 61.1 milyar Dolar turizm geliri elde ederken bu rakam 2025 yılında 63.9 milyon ziyaretçi ve 65.2 milyar Dolar'dı. 2026'da yüksek sezon geride kalırken Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Kuk, Türkiye’nin turizm sektöründe bu yıl beklentilerin altında bir sezon geçirdiğini, yüksek maliyetler, kur-enflasyon dengesizliği ve Türkiye’nin pahalı bir destinasyon olduğu algısının sektörü zorladığını söyledi. Kuk, bunun yanı sıra plastik atık sorununun da Türkiye açısından ciddi bir tehdit haline geldiğini belirtti.
200 MİLYON EURO İÇİN 65 MİLYAR DOLARLIK SEKTÖR TEHDİT EDİLİYOR
Hamit Kuk, özellikle yurt dışından plastik atık ithalatının kontrolsüz biçimde yapılmasına dikkat çekerek, atıkların Türkiye’ye getirildikten sonra çevreye ve denizlere bırakılmasının yalnızca çevre sorunu olmadığını, 60-65 milyar dolarlık turizm sektörünü de doğrudan tehdit ettiğini ifade etti. Hamit Kuk, plastik atık ticaretinin ekonomik boyutuna da dikkat çekerek, Türkiye’nin bu alandan yıllık ortalama 200 milyon Euro gelir elde ettiğini söyledi. Kuk, "Burada küçücük kazançlar yüzünden 60 milyar dolarlık bir turizm sektörünün tehdidinden bahsediyoruz. Sivrisinek mide bulandırır hesabı, 60-65 milyar dolarlık turizm sektörünü tehdit eder boyuta geldi bu seneki durum. Buna çok önemli, çok ciddi tedbirler alınması lazım. Mesela Frankfurt Belediyesi ihaleye çıkıyor. Türkiye’den iki tane vatandaş gidiyor, katılıyor. Frankfurt Belediyesi diyor ki, ‘Sen benim 5 konteyner çöpüm var, plastik çöpüm var, sen alırsan sana 10 bin euro para vereceğim.’ Sen de gidiyorsun, o 5 konteyner çöpü alıyorsun. Frankfurt Belediyesi üste sana para veriyor o çöpü aldığın için. Getiriyorsun Türkiye’de işliyorsun. Bu işten yıllık ortalama 200 milyon euro veya dolar gelirimiz var. Fakat bu o kadar kontrolsüz yapılıyor ki bunu artık hükümetler düzeyinde denetlenmesi lazım. Öyle kafasına göre hiç kimse yurt dışından çöp ithal etmemesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“TURİST BİR DAHA GELMEZ"
Turizmde çevre sorunlarının uzun vadede müşteri kaybına neden olabileceğini belirten Kuk, özellikle Antalya’ya gelen turistlerin yaşadıkları çevreyi destinasyon tercihlerinde dikkate aldığını söyledi. Hamit Kuk, “Bu uzun vadede böyle devam ederse çok turist kaybederiz. Hani bu sene ilk sene, bir şekilde işi çözüyoruz ama seneye de aynı turist Antalya’ya gelip aynı pisliği gördüğü zaman da bir dahakine gelmez.Bu nedenle çevre kirliliğinin yalnızca bugünkü turizm rakamları üzerinden değerlendirilmemeli. Gelecekteki turist profili ve tekrar ziyaretleri olumsuz yönde etkileneiblir. Akdeniz kıyısında ki şehirlerin nüfusu toplam 10 milyonu buluyor. Yani 10 milyondan fazla insanı etkileyecek etkileyecek bir durum. Bu artarak devam ederse yarın Ege kıyılarına kadar da çıkacaktır ” dedi.
SEZON BEKLENTİLERİN ALTINDA KALDI
Plastik atık sorunun yanı sıra turizm sezonuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hamit Kuk, sezonun geride kalmasında iki temel faktörün öne çıktığını belirterek, bunların Türkiye’deki yüksek fiyat artışları ile turizm sektörünü doğrudan etkileyen kur-enflasyon dengesizliği olduğunu ifade etti. 2026 sezonunun beklentilerin altında ilerlediğini söyledi. Ağustos ayına ilişkin resmi rakamların henüz açıklanmadığını belirten Kuk, “Daha Ağustos çıkmadı, o Eylül'ün ortası gibi, 15'i 20'si gibi çıkar. Şu anda rakamlar bilgisayarımda kayıtlı da ezberimde yok, dışarıdayım ben. Ama genel olarak şöyle söyleyeyim; bu sene beklentilerin altında bir sezon geçiriyoruz maalesef. Türkiye’de fiyatların artması, enflasyonist ortamın artması önemli bir etken. Fiyat artışları derken burada insanlar yanlış anlıyor. Sadece turizm sektörüne yönelik fiyat artışlarından bahsetmiyorum. Genel olarak fiyat artışlarından bahsediyorum” dedi.
“KUR YÜZDE 17 ENFLASYON YÜZDE 32 ARTTI"
Hamit Kuk, turistin otel dışında da harcama yaptığını belirterek, “Turist sadece otelde konaklamıyor, geldiği zaman otelde hayatını geçirmiyor, sokağa da çıkıyor. Sokağa çıktığı zaman da oradaki fiyat farklarını görüyor. Bu fiyat artışları maalesef çok artmış durumda, özellikle yeme-içme ve giyim-kuşam konusunda. Başka ülkelerde daha ucuza mal edebiliyorlar. Turizm sektörü açısından kurlar çok düşük kaldı. Enflasyon oranıyla kur oranı arasında ciddi bir dengesizlik var. Ortalama yıllık kur artışları yüzde 17-18'de seyrederken, enflasyon TÜİK rakamlarına göre yüzde 32-33. Yani orada 15 puanlık bir makas açıklığı var. Biz çünkü turizmciler ihracatçıyız. Kur artışı da bakıyorsun yüzde 17-18 artmış bir önceki döneme göre. Enflasyonun yüzde 30 olduğu dönemde kur da eziliyor enflasyon karşısında” diye konuştu.
“GİRDİ MALİYETLERİ YÜZDE 60 ARTTI"
Turizm tesislerinin maliyetlerindeki artışın sektör açısından sürdürülemez bir noktaya geldiğini belirten Hamit Kuk, girdi maliyetlerinde yüzde 60-65 seviyesinde artış yaşandığını söyledi.Kuk, “Tesislerin maliyetlerinde yüzde 60’ın üzerinde bir artış var. Turizm sektörünün girdi maliyetleri yüzde 60-65 oranında artıyor. Ama öbür taraftan bakıyorsun enflasyonla ters orantılı. Enflasyon yüzde 33, normalde yüzde 30'larda artması lazım girdi maliyetlerinin, tam tersi yüzde 65 artıyor. Bu ciddi bir fahiş fiyat artışıdır. Yani enflasyonun üzerinde bir artış demektir ya da enflasyon yanlış hesaplanıyor. Yanlışlık burada. Yani ya o hesap yanlış ya öbür ay yanlış. Bir yerde bir hata var” dedi.
"PAKET FİYATLARI ARTMADI"
Kuk, maliyetlerdeki yüksek artışa karşın turizm paket fiyatlarında aynı oranda yükseliş yaşanmadığını belirterek, işletmelerin maliyet baskısı altında kaldığını söyledi. Hamit Kuk, “Geçen seneden bu seneye fiyatlar maalesef paket fiyatlarında artış çok yok. Zaten yüzde 15 artış vardı yılbaşında ama savaşla beraber bu artışlar da geri çekildi. Hatta fiyatlara baktığımız zaman da geçen senenin seviyelerinde veya bir tık altına düştü. Ama maliyetler geçen senenin yüzde 40, yüzde 50, yüzde 60 üstüne çıktı” dedi.
"TURİST SAYISINDA YÜZDE 5 GERİLEME OLABİLİR"
Hamit Kuk, turist sayısında da geçen yıla göre gerileme beklediğini belirterek, Bakanlık verilerindeki yüzde 2-3'lük düşüşün sezon sonunda daha yüksek seviyeye çıkabileceğini savundu. Kuk, “Sayısal anlamda da geride gidiyoruz. Gerçi Bakanlık verilerine göre yüzde 2-3 ama bana göre yüzde 5'i bulacaktır geçen seneyle kıyaslarsak. Geçen sene yanlış hatırlamıyorsam 64 milyon turist yapmıştık bir yıl boyunca. Bu yüzde 10 düşersek 6 milyon yapar, yüzde 5 düşersek 3 milyon. Yani bu sene 60 milyon civarında bir turist beklentisi var. Ortalama yüzde 5 bir gerileme olacak geçen seneyle bu sene arasında, benim tahminim” dedi. Kuk, eylül ve ekim satışlarının belirleyici olacağını belirterek, “Bu belki daha da olabilir. Şu anki eylül-ekim satışlarını bilmiyoruz çünkü şu anda her şey son dakika satışıyla gidiyor” dedi.
"İLK ALTI AYI KAYBETTİK"
Sezonun ilk yarısının sektör açısından oldukça zor geçtiğini belirten Hamit Kuk, özellikle haziran ayına kadar turizm sektörünün ciddi bir durgunluk yaşadığını söyledi. Kuk, “Temmuz zaten bizim tabirimizle yüksek sezon dediğimiz, yani herkesin tatile çıktığı bir ay olduğu için temmuz-ağustos ayı önemli. Temmuz iyi geçti. Ağustos rakamlarını hatırlamıyorum şu anda, daha çıkmadığı için. Ama hazirana kadar çok patinaj yaptı turizm sektörü, çok zorlandık bu sene. İlk altı ayı maalesef kaybettik. Savaştı, maliyetti, yurt dışındaki pahalılık algısıydı derken bunları kaybettik. Temmuz, ağustos... İnşallah eylül iyi geçer” ifadelerini kullandı.
COP31 ZARARI AZALTABİLİR
Kasım ayına ilişkin beklentilerinin daha olumlu olduğunu belirten Kuk, Antalya’nın geleneksel müşteri profilinin yanı sıra COP31’in de kentte önemli bir hareketlilik yaratacağını söyledi. Hamit Kuk, “Kasım fena geçmeyecek gibi gözüküyor. Orada zaten şöyle bir şey söyleyeyim; kasım ayına özel zaten Antalya'nın müşteri profili var. Bir de şimdi COP31 var. Orada 60 binle 100 bin kişi arasında bir beklenti var. Geçen seneki COP30'a 60 bin kişi katılmış ki ciddi organizasyon sorunlarına rağmen 60 bin kişi katılmış. Bu sene 80 bin-100 bin arası katılacak deniyor. İnşallah 80-100 bin olur, belki daha da fazla olur” dedi. Kuk, kasım ayında Alman ve Rus turistlerin Antalya’ya yönelik ilgisinin de devam edeceğini belirterek, COP31 ile geleneksel pazarların birleşmesinin sezon sonunu destekleyebileceğini söyledi.
"YÜZDE 1 BİLE ÇOK BÜYÜK BİR RAKAM"
Sezon açığının kasım ayındaki hareketlilikle zararın bir bölümünün kısmen kapanabileceğini belirten Hamit Kuk, küçük oranlardaki toparlanmaların dahi toplam turist sayısı açısından önemli olduğunu söyledi. Kuk, “Yüzde 8 eksiği varken yüzde 5'e düşer. Yüzde 1-2 puan şeyi kapatır, farkı kapatır. Yüzde 1 bile olsa o bile büyük bir rakam eksiği kapatma açısından” dedi.