Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında yaygınlaştırdığı gelişim raporlarını öğretmenlere yüklenen angarya olarak nitelendirdi.
Burdur’da Mehmet Akif Ersoy Anıldı! Milli Eğitim Müdürü'nden Çanakkale Şehitleri Şiiri
Eğitim-İş’ten Sert Açıklama
Eğitim-İş Sendikası, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı altında hayata geçirdiği uygulamalara tepki gösterdi. Sendika, geçtiğimiz yıl okul öncesi ve ilkokullarda başlatılan “Öğrenci Gelişim Raporu”nun bu yıl apar topar yaygınlaştırılmasının, öğretmenlerin sırtındaki yükü görmezden gelmek anlamına geldiğini belirtti.

“Öğretmen Angaryaya Mahkum Ediliyor”
Açıklamada, " Milli Eğitim Bakanlığı, ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ adı altında pazarladığı, bilimsel temelden uzak ve sahadaki gerçeklikle örtüşmeyen uygulamalarına bir yenisini daha eklemiştir. Bakanlık, eğitimi teknik terimlerle süsleyerek öğretmenin emeğini görünmez kılan, eğitim sürecini bürokratik bir angarya yığınına dönüştüren bir uygulamayı hayata geçirmektedir. Geçtiğimiz yıl okul öncesi ve ilkokullarda uygulanan "Öğrenci Gelişim Raporu'nun, bu yıl apar topar yaygınlaştırılması, Bakanlığın eğitim emekçisinin sırtındaki yükü görmezden geldiğinin en somut kanıtıdır. Öğretmenler hâlihazırda sınav haftası, yazılı ve uygulamalı sınavlar, e-Okul işlemleri ve yoğun müfredat baskısı altında çalışırken; özellikle dil derslerinde yazılı sınavların yanı sıra dinleme ve yazma becerilerinin de ayrı ayrı değerlendirildiği bir süreçte, şimdi de ayrıntılı, zaman alıcı ve tamamen öğretmenin sırtına yüklenen gelişim raporlarıyla karşı karşıya bırakılmaktadır."
Öğretmene Nefes Alacak Alan Bırakmamaktadır
"Bakanlık, yayımladığı kararda sıkça kullandığı “beceri temelli eğitim” söylemiyle süreci meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Sınıflar bu denli kalabalık, okullar yetersiz, öğretmen sayısı eksikken; ölçme ve değerlendirmeyi dereceli puanlama anahtarları ve e-Okul ekranlarına sıkıştırmak, eğitimin niteliğini sayısal verilere indirgemekten başka bir şey değildir. Bu dayatmayı kabul etmiyoruz. Öğretmenlerimiz şu anda sınav haftasının en yoğun dönemini yaşamakta; yazılı sınavların okunması, dil derslerinde dinleme ve yazma becerilerinin değerlendirilmesi, e-Okul işlemleri ve dönem sonu kapanış hazırlıklarıyla boğuşmaktadır. Tam da bu süreçte, bir de "Gelişim Raporu" adı altında yüzlerce öğrenci için tek tek veri girişi istenmesi, öğretmene nefes alacak alan bırakmamaktadır."
Azize Kahraman Halk Eğitimi Merkezi'nden Yıl Sonu Sergisi
"Angaryaya Dönüşecektir"
"Bir branş öğretmeninin, dersine girdiği yüzlerce öğrenci için "beceri temelli" olduğu iddia edilen bu formları, hakkıyla ve gözlemleyerek doldurması fiziksel olarak imkansızdır. Bu durum, öğretmeni zorunlu olarak "kâğıt üstünde işlem yapmaya" itecek, sistemi formaliteye dönüştürecektir. Bakanlık artık anlamalıdır ki; öğretmenler sürekli sisteme veri giren, form dolduran, kırtasiye işleriyle boğuşan elemanlar değildir! Öğretim programlarının "işlevsel uygulanması" iddiasıyla getirilen bu uygulama, tam tersine işlevsizliği artıracak, angaryaya dönüşecektir. Sınıf mevcutları ideal bir seviyeye çekilmeden; gelişim raporu uygulaması öğretmenin zamanını ve emeğini gözeten biçimde sadeleştirmeden bu uygulamanın sağlıklı biçimde yürütülmesi mümkün değildir. Bu koşullar sağlanmaksızın dayatılan her uygulama, kaçınılmaz olarak bir angaryaya dönüşecektir."
"Mücadele Etmeye Devam Edeceğiz"
"Eğitim-İş olarak, taleplerimiz açık ve nettir: Milli Eğitim Bakanlığı'nı, sahadaki gerçekliği görmeye, öğretmenlerin üzerindeki bu gereksiz iş yükünü derhal kaldırmaya ve "Gelişim Raporu" uygulamasını lise kademesinde iptal etmeye çağırıyoruz. Öğretmenin emeğini görmezden gelen, sırtındaki yükü artıran angarya uygulamalara karşı mücadele etmeye devam edeceğiz!"
