Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Nisan’daki Roma ziyareti kapsamında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile yapılan temaslarda iki ülke arasında 12 stratejik anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı. Anlaşmalar arasında en dikkat çekeni ise, Türkiye'nin insansız hava teknolojilerinde küresel ölçekte büyüyen şirketi BAYKAR ile İtalya'nın dev savunma sanayi firması Leonardo arasında kurulan ortaklık oldu.
Leonardo BAYKAR Ortaklığı ASELSAN İçin Sinyal Mi?
Leonardo, dünyada savunma sanayisinin en büyük 10 şirketi arasında yer alıyor. Bünyesinde AgustaWestland, Oto Melara gibi kritik şirketleri barındıran Leonardo, Thales Alenia, MBDA, Eurofighter gibi küresel konsorsiyumların da en büyük ortakları arasında bulunuyor. ASELSAN gibi yerli alt sistem üreticileri açısından pazar daralması risk oluşturacağı belirtildi. Zira Leonardo, ASELSAN’ın ürettiği birçok alt sistemin benzerlerini kendi üretim hattında zaten bulunduruyor. Bu durum, özellikle Avrupa pazarında ASELSAN’ın BAYKAR platformları üzerindeki etkinliğini azaltabilir.
Yerli Alt Sistemler Yerine İthal Alternatifler
Uzmanlara göre savunma sanayi ihracatında katma değeri yüksek olan kalemler genellikle alt sistemler oluyor. ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN, TEI gibi firmalar, ana platform üreticileriyle (TUSAŞ, BAYKAR, OTOKAR, BMC gibi) ortak çalıştıklarında toplam gelir Türkiye ekonomisine aktarılabiliyor. Ancak alt sistemlerde ithal bileşen kullanımı bu gelirin büyük kısmının yurt dışına çıkmasına neden oluyor.
Ziyaret Sonrası İtalya'dan Vize Şoku
Erdoğan’ın Roma’dan dönüşünden kısa bir süre sonra İtalyan hükümeti 5.000 Türk vatandaşının vize başvurusunu iptal etti. Ankara'da tepkiyle karşılanan bu karar kamuoyunda “aşağılama” olarak yorumlandı. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi konuyu “teknik gerekçeler” ile açıklamaya çalıştı.
ASELSAN Göz Ardı Mı Ediliyor?
ASELSAN gibi stratejik şirketlerin, özel sektör öncülüğünde yapılan dış ortaklıklarda arka planda bırakılması, sektörde “BAYKAR’a ayrıcalık tanınıyor mu?” sorularını da gündeme taşıdı. Uzmanlar, uzun vadede tek merkezli savunma sanayi yönetiminin, kamu şirketlerinin özerkliğini zedeleyebileceği ve Türkiye’yi otoriter modellerle kıyaslanan bir yapıya kaydırabileceği uyarısında bulundu.