Burdur Devlet Hastanesi'nde damarlarına karışan zehirli su yüzünden ölümle burun buruna gelen diyaliz hastalarının yaşadığı dehşet, Burdur 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi salonuna taşındı. Olayda ihmali bulunduğu gerekçesiyle haklarında dava açılan sanıklar, aylar sonra ilk kez hakim karşısında hesap verdi.
Sadece Bir Ölüm İçin Dava Açıldı
25 Mayıs 2024'te yaşanan olayda, diyalize giren 33 hasta fenalaşmaları üzerine 23'ü Antalya'ya, 6'sı Afyonkarahisar'a, 3'ü Isparta'ya ve 1'i Denizli'ye sevk edildi. Tedavi gören hastalardan Saniye Aksöz (87), Amina Abas Jama (67) ve Osman Ali Gönüllü hayatını kaybetse de kanlarında 'etilen glikol' (antifriz) bulunmadığı için ölümleriyle olay arasında illiyet bağı kurulamadı. Yalnızca Mustafa Demir'in (70) ölümü ve 12 kişinin yaralanmasına yönelik mühendisler G.A.S. ile Y.A. ve hastane görevlileri M.C. ile İ.S. hakkında dava açıldı.
Sanıklar İnkar Etti, Mağdur Dehşeti Anlattı
Dava dosyasındaki bilirkişi raporunda, baypas hattının açık unutulması ve arızalar sonucu antifrizli suyun kullanma suyuna karıştığı belirtildi. Duruşmada savunma yapan sanıklar M.C., İ.S., G.A.S. ve Y.A. sorumluluklarını reddederek suçsuz olduklarını öne sürdü. Olayın mağdurlarından S.İ.Ş. ise 11 gün yoğun bakımda kaldığını ve epilepsi nöbeti geçirdiğini belirterek, "Bacaklarımda tendon koptu, 6 ay yürüyemedim" sözleriyle sanıklardan şikayetçi oldu. Mahkeme heyeti, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.