2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, gençlerin üniversiteye erişimi ve eğitim sistemindeki son duruma dair veriler açıklandı. Milyonlarca adayın katıldığı sınavda yüz binlerce öğrencinin herhangi bir yükseköğretim programına yerleşemediği, tercih hakkı bulunan pek çok gencin ise artan ekonomik zorluklar, barınma ve eğitim maliyetleri nedeniyle bu hakkını hiç kullanmadığı eğitimciler tarafından belirtildi. Devlet üniversitelerindeki kontenjanlar neredeyse tamamen dolarken, yüksek ücretli vakıf üniversitelerinde on binlerce sıranın boş kalması dikkat çekti. Başta en başarılı okullar olarak kabul edilen fen liseleri olmak üzere, meslek ve imam hatip liselerinden mezun olan öğrencilerin dört yıllık lisans programlarına yerleşme oranlarındaki ciddi düşüş, eğitimde yaşanan fırsat eşitsizliğini ve gençlerin gelecek kaygısını bir kez daha gözler önüne serdi.
HER 100 GENÇTEN SADECE 16’SI LİSANS PROGRAMLARINA YERLEBİLDİ
Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar,
"2026 YKS sonuçları, 25 yıllık iktidarın eğitimde yarattığı çöküşün bilançosudur! 67 bin 329 adayın yerleştirme puanı dahi hesaplanamadı. Yerleştirme puanı hesaplanan yaklaşık 2 milyon 188 bin adayın 908 bini tercih bile yapmadı. Tercih yapanların da 548 bini, yani neredeyse yarısı hiçbir yükseköğretim programına yerleşemedi. Sınava giren 2 milyon 255 bin adaydan yalnızca 353 bini dört yıl ve üzeri lisans programlarına yerleşebildi. Her 100 gençten yalnızca 16’sı dört yıl ve üzeri lisans eğitimine ulaşabildi"
diye konuştu.

OKUL TÜRLERİNDE TABLO
Başkan Sadık Acar,
"İktidarın “başarı” diye sunduğu tablonun gerçek yüzü okul türlerinde de görülüyor: En başarılı okullar kabul edilen fen liselerinden mezun olup tercih yapan her dört gençten biri dört yıl ve üzeri lisans programlarına yerleşemedi. İktidarın bütün olanaklarıyla büyüttüğü imam hatip liselerinden mezun olup tercih yapan her 100 gençten 71’i dört yıl ve üzeri lisans programlarına yerleşemedi. Yoksul ve emekçi halkın çocuklarının yönlendirildiği meslek liselerinden tercih yapan 279 bin gençten yalnızca 16 bin 806’sı yerleşebildi. Her 100 gençten yalnızca 6’sı dört yıl ve üzeri lisans eğitimine ulaşabildi; 94’ü ulaşamadı"
diye konuştu
ÜNİVERSİTE OKUMAK EKONOMİK GÜCE BAĞLANDI
Başkan Acar,
"Devlet üniversitelerinde kontenjanlar yüzde 99,5 oranında dolarken yalnızca 2 bin 292 kontenjan boş kaldı. Yüksek ücretleri nedeniyle geniş halk kesimleri için erişilemez hâle gelen vakıf üniversitelerinde ise 35 bin 706 kontenjan boş kaldı. Boş kalan her 100 kontenjanın 94’ü vakıf üniversitelerindedir. Gençler üniversite okumak istemiyor değil; yükseköğretim ailelerin ekonomik gücüne bağlandığı için okuyamıyor”
ifadelerini kullandı.
KÖPRÜLER YIKILDI, GENÇLERİ DİPLOMALI YOKSULLUK BEKLİYOR
Başkan Acar,
"Üniversiteye yerleşmek de artık üniversite okuyabilmek anlamına gelmiyor. Gençler kayıt, barınma, ulaşım ve beslenme giderleri nedeniyle eğitimden kopuyor; mezun olabilenleri ise işsizlik, güvencesizlik ve diplomalı yoksulluk bekliyor. İktidar diplomayı değersizleştirmiş; eğitim ile istihdam, eğitim ile insanca bir yaşam, eğitim ile gelecek arasındaki köprüyü yıkmıştır"
dedi.
ÇOCUK YAŞTA İŞÇİLİK DAYATILIYOR
Acar,
"Yoksulun çocuğu 'meslek edindirme' adı altında meslek liselerine ve MESEM’lere yönlendirilerek erken yaşta işçileştiriliyor. Pek çok genç eğitim aldığı alanla ilgisi olmayan işlerde çalıştırılıyor; kendi alanında çalıştırılan az sayıdaki genç açısından da gerçek değişmiyor: Çocuklar, yaptıkları iş ne olursa olsun, okulda eğitim görmek yerine ucuz ve güvencesiz işgücüne dönüştürülüyor. Parası olana özel okul ve vakıf üniversitesi, yoksulun çocuğuna çocuk yaşta işçilik dayatılıyor"
dedi.

GENÇLERİMİZE GELECEK BORÇLUYUZ
Acar,
“Bir ülkenin eğitimi gelecek vadetmiyorsa, o ülke de gençlerine gelecek vadetmiyor demektir. Biz çocuklarımıza sınav, yoksulluk, işsizlik ve güvencesizlik değil; eşitlik, özgürlük ve insanca bir gelecek borçluyuz. Eğitimi yeniden halkın hakkı, Cumhuriyetin gücü ve gençlerin geleceği yapmak zorundayız”
diyerek açıklamasını tamamladı.