Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından "500 bin sosyal konut" projesi kapsamında Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Antalya'da hayata geçirilmesi planan 13 bin konuttan 6 etapta 206 blok ve 4 bin 574 konutu Konyaaltı'nın Çakırlar Mahallesi'ne yapılması planlanıyor. Yapılması planlanan projeye ilişkin birçok Antalya'da bulunan odalar, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları yapılacak alanın taşkın riskinde olduğu ve bataklıkta bulunduğu belirterek karşı çıkmıştı. Bu tepkiler sonrası TOKİ tarafından 1. Etap 572 Adet Konut (+4KD) ve 1 Adet 24 Derslikli Ortaokul, 2. Etap 874 Adet (+6KD) Konut ve 16 Adet Dükkan, 3. Etap 921 Adet Konut (+7KD) 16 Adet Dükkan ve 1 Adet (24 Derslikli) İlkokul, 4. Etap 800 Adet Konut (+6KD) 20 Adet Dükkan ve 1 Adet cami, 5. Etap 776 Adet Konut (+6KD) ve 9 Adet Dükkan ve 6. Etap 631 Adet Konut (+5KD) ve 9 Adet dükkan yapılması planlanan projeye ilişkin şirket 19 Eylül 2025 tarihinde başvurulan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) revize geldi. Şirket tarafından 9 Aralık 2025 tarihinde tekrar ÇED süreci başlatıldı. Başvurulan ÇED'e ilişkin belgelerde kurumların proje hakkındaki görüşleri de dikkat çekti. Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü 13.Bölge Müdürlüğü Havza Yönetimi, İzleme ve Tahsisler Şube Müdürlüğü bir önceki görünüşünüde vurgulayarak 1.Etap Konut ve Okul Projesi için taşkın riski bulunduğu nedeniyle imara açılması uygun bulunmadığı görüşünü sundu.
Antalya'da Binlerce Konutu Bataklığa mı Yapacaklar?

DSİ: “İMARA AÇILMASI UYGUN DEĞİL”
DSİ, 1. etap alanının Çandır Çayı taşkın etki alanında kaldığını belirterek şu tespiti yaptı:
"1. Etap Konut ve Okul Projesi'' bulunan sahanın bir kısmının, Çandır Çayı Taşkın Riski Etki Alanında kaldığı görülmüştür. Çandır Çayı dere yatağı ıslah çalışmaları tamamlanmadan imara açılmaması, 1. Etap Konut ve Okul Projesi'nin inşaat faaliyetlerine başlanılmaması gerekmektedir. Kalan diğer etap projelerinin uygulamasında taşkın kontrolü yönünden herhangi bir sakınca bulunmamakta olup yapılacak olan imalatların, topoğrafik şartlar nedeni ile olası her türlü yamaç drenajı ve aşırı yağışlarda su baskınlarına karşı koruyucu güvenlik tedbirlerinin alınarak, fen ve sanat kaidelerine uygun olarak yapılması gerekmektedir."


PROJE KORUMA ALANINDA UYARISI
DSİ’nin en çarpıcı değerlendirmelerinden biri de bölgenin Konyaaltı’nın içme suyu rezervlerini besleyen "İkinci Derece Koruma" alanında yer alması oldu. TOKİ ve ASAT'ın şu ifadeleri yer aldı:
"Söz konusu sahanın 28 Aralık 2009 tarihli ve 27446 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Boğaçay Kaynakları ve İçme Suyu Kuyuları Koruma Alanı İlanına göre II. Derece Koruma Alanı içerisinde kaldığı tespit edilmiştir. Ayrıca, ASAT tarafından söz konusu ilan sonrasında bölgede açılmış olan ve bölgenin içme suyu ihtiyacını karşılayan yaklaşık 12 adet içme suyu kuyusu (Tahsis Miktarı: 1.4 hm /yıl) için, ASAT'ın talebi üzerine Genel Müdürlüğümüz başkanlığında ve Bölge 3 Müdürlüğümüz koordinasyonunda, 7 Nisan 2012 tarihli ve 28257 sayılı ‘Yeraltı Sularının Kirlenmeye ve Bozulmaya Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik’ ile 10 Ekim 2012 tarihli ve 28437 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ‘İçme Suyu Temin Edilen Akifer ve Kaynakların Koruma Alanlarının Belirlenmesi Hakkında Tebliğ’ hükümleri doğrultusunda koruma alanı belirleme çalışmaları başlatılmıştır. Bölge Müdürlüğümüz teknik personelince yerinde yapılan incelemeler ve mevcut hidrojeolojik veriler ışığında yapılan değerlendirmeler neticesinde; söz konusu proje sahasının hâlihazırda Konyaaltı ilçesinin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan ve ASAT Genel Müdürlüğü tarafından işletilmekte olan içme suyu kuyularının yaklaşık 1 km mesafede, yeraltı suyu akım yönüne göre memba kısmında ve kuyuların beslenim alanı içerisinde kaldığı tespit edilmiştir."
Boğaçayı’nda TOKİ Krizi: CHP Antalya Ayağı Kalktı!
KİRLİLİK RİSKİ UYARISI
DSİ’nin görüş raporunda dikkat çeken en kritik unsurlardan biri ise bölgenin içme suyu kaynaklarında yüksek kirlilik oluşacağı belirtildi.
Belgelerde şu ifadeler yer aldı:
"Mevcut kuyular için devam eden Yeraltı Suyu Koruma Alanı belirleme çalışmaları ve akiferin
yapısı dikkate alındığında; proje sahasında yapılacak yoğun yapılaşmanın ve oluşacak atık su yükünün, mevcut kuyuların su kalitesi üzerinde kirlilik riski oluşturabileceği ve koruma alanı kısıtlamaları nedeniyle projenin mevcut haliyle uygulanabilirliğinin riskli olduğu değerlendirilmiştir. Ancak; kamu yararı gözetilerek projenin gerçekleştirilebilmesi ve aynı zamanda kentin içme suyu güvenliğinin sürdürülebilmesi adına, ilgi yazınızda da belirtilen yeni içme suyu kuyularının oluşturulması taahhüdü çerçevesinde;
1- Proje sahasından etkilenen mevcut içme suyu kaynaklarının deplasesi veya alternatif su kaynaklarının oluşturulması hususunun ilgili idareler (ASAT ve TOKİ) tarafından koordine edilerek çözüme kavuşturulması ile yeni açılacak ve ASAT tarafından işletmeye alınacak kuyuların kesin koordinatları belirlendikten sonra ASAT Genel Müdürlüğü tarafından, yürütülmekte olan koruma alanı etüt çalışmalarının revize edildiğine dair kurumumuza müracaatta bulunması,
2- Yeni açılacak kuyulardan temin edilecek toplam su miktarının debi), mevcut kuyular için
Kurumumuzca belirlenmiş ve Yeraltısuyu Kullanma Belgesinde yer alan tahsis miktarına sadık kalınması; aktiferin güvenli verimi açısından herhangi bir kapasite artışına gidilmemesi,
3- Proje sahasının hidrojeolojik hassasiyeti ve bölgedeki karstik boşluklu yapı varlığı göz önünde bulundurularak; yeraltı ortamına ve düdenlere hiçbir suretle katı/sıvı atık deşarjı yapılmaması, kanalizasyon hatlarının "tam sızdırmazlık" ilkesine göre imal edilmesi ve kirletici vasıflı maddelerin alanda depolanmaması hususlarını içerecek şekilde gerekli tüm teknik güvenlik tedbirlerinin proje sahibi kurum tarafından alınması,
4- Yeni açılacak kuyuların imalatı tamamlanıp, yeterli debi ve kalitede suyun temini sağlanarak sisteme entegre edilmeden ve ASAT tarafından teslim alınmadan mevcut kuyuların kapatılmaması ve proje kapsamında herhangi bir inşaat faaliyetine başlanmaması,
5- Yeni Kuyuların ASAT'a teslimi sonrasında eski kuyuların Bölge Müdürlüğümüz gözetiminde kapatılması, hususlarına ve mevcutta bulunan koruma alanı ilan hükümleri ile yeni kuyu koordinatlarına göre revize edilerek ilan edilecek "Yeraltı Suyu Koruma Alanı İlan Hükümlerine" uyulması, bölgede bundan sonraki süreçte TOKİ veya diğer kamu kurumlarınca yürütülecek ilave imar çalışmaları, plan revizyonları ve diğer tüm faaliyetlerde bu hükümlere titizlikle riayet edilmesi, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinin ilgili maddelerine, Yeraltı Sularının Kirlenmeye ve Bozulmaya Karşı Korunması Hakkında Yönetmeliğin ilgili maddelerine, kanunun ve genelgelerin diğer ilgili maddelerine uyulması şartı ile söz konusu projenin yapılması Bölge Müdürlüğümüzce uygun görülmüştür."

VALİLİK İKİ GÜNDE ÇED KARARINI VERDİ
Şirket tarafından proje için 9 Aralık 2025 tarihinde yapılan ÇED başvurusu sadece iki günde sonuçlandı. DSİ'nin taşkın riski bulunduğuna ilişkin raporuna rağmen Antalya Valiliği tarafından "ÇED Gerekli Değildir/ÇED Olumlu" kararı verildi. Antalya Valiliği'nin verdiği karar ise şu şekilde; "Konyaaltı İlçesi Çakırlar Mahallesi 1. Etap 572 Adet Konut (+4KD) ve 1 Adet 24 Derslikli Ortaokul, 2. Etap 874 Adet (+6KD) Konut ve 16 Adet Dükkan, 3. Etap 921 Adet Konut (+7KD) 16 Adet Dükkan ve 1 Adet (24 Derslikli) İlkokul, 4. Etap 800 Adet Konut (+6KD) 20 Adet Dükkan ve 1 Adet cami, 5. Etap 776 Adet Konut (+6KD) ve 9 Adet Dükkan ve 6. Etap 631 Adet Konut (+5KD) ve 9 Adet Dükkan İnşaatları İle Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi Projesi'ne Valiliğimizce 'Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir' kararı verilmiştir" denildi.

