Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
22°
Akdeniz Gerçek | Antalya | “Suluada” değil, sistemin suyu çıktı

“Suluada” değil, sistemin suyu çıktı

Tekneye baktığım zaman, insan sayısına baktığım zaman şehir içi dolmuş gibi taşıman anlayışı var. Benim devletimin çok iyi denetlediğini biliyorum.

Tekneye baktığım zaman, insan sayısına baktığım zaman şehir içi dolmuş gibi taşıman anlayışı var. Benim devletimin çok iyi denetlediğini biliyorum.

KAYNAK: Nizamettin Özmen
“Suluada” değil, sistemin suyu çıktı

Epeydir yazmıyorduk, malum yeni odak noktamız ovada üretim olunca, bu yıl doğa izin vermeyince özümüze döndük, hadi bakalım yazalım.

Eşimin kuzenleriyle yılda bir kez bir tekne turu ayarlayıp günü hep birlikte geçirmeye çalışıyoruz son yıllarda, bunu daha önce de iftar sofralarında da denedik. Pandemi de ara vermiştik, sonrakilere de ben katılamamıştım. Bu sefer biraz da zorlama oldu, çünkü eşim ve ben bu ekibin büyüğüyüz. Önemsenmek te güzel ama.

suluada-degil-sistemin-suyu-cikti-6.jpg

Benim son tercihim olan Adrasan'dan çıkış yapmak zorunda kaldık. Yanlış anlaşılmasın Adrasan daha düne kadar benim Antalya'da Demre Taşdibi ile birlikte önceliğim plajdı ama oradaki tekne turunun geliştirilme şekli, oradaki esnafın turizme yaklaşım şekli beni Adrasan’dan soğuttu.

İlk defa 1999 yılında o koskoca plajda sadece bir balıkçı kayığının bağlı olduğu günlerden bilirim Adrasan’ı. Çok sevdiğim, değer verdiğim insanlar da var ama maalesef artık Adresan, onların Adrasanı da değil. Çocukların ayarladığı “Zeus” adlı tekneye bindim. Mitolojideki Zeus karakterine bakınca yaşayacaklarımın normal olduğunu anlamam gerekiyormuş meğer.

suluada-degil-sistemin-suyu-cikti-5.jpg

Tekneye bindim, elimdeki çantayı bırakacak sandalye yok, hepsi dolu. Adama dedim ki “çanta koyacak yer yok.” El cevap “yer yoksa inebilirsin.” Nasıl yani dedim paramızı verdik tekneye bindik, ama çanta koyacak yer yok. “Beğenmiyorsan inebilirsin” dedi yine. Dedim ki “bu üslup yanlış.” Çocukları da üzmek istemediğim için sustum, fotoğrafımı çekmeye başladım, çünkü güzel bir yazı çıkarmayı düşünüyordum.

Üst kattayken yanıma geldi. Nasılsın deyip sabah için özür diledi. Biraz gerginmiş de…. “Sıkıntı yok” dedim gönderdim. Çünkü amacım kavga etmek değil.

suluada-degil-sistemin-suyu-cikti-4.jpg

Adrasan da yanlış duymadıysam 180 kadar tekne var şu anda. Suluada’nın en bakir halini bilirim. Tek bir tekneyi bağlayıp orada yüzme şansı yakalayanlardanım. Suluada’nın rüzgar yapısı gereği her zaman aynı yere teknelerin duramadığını falan da bilenlerdendim. 10 tane tekme yanaşıyor teknelerin arasında da insanlar suya girmeye çalışıyor. İnanın Konyaaltı plajına yakın bir kalabalıkta suya giriyor insanlar. Özellikle yüzme de bilmiyorsa, çocuk da varsa

Saat 10 diyorlar ama 10.30'u bulan tekne var çıkışı. Saat 17.00 gibi dönüyorlar. “15 dakikayı mı arayacaksın?” demeyin de. Kalite bütündür. Çok iyi bir teknede çok kötü bir hizmet veriyorsanız, kötü bir yemek veriyorsanız, doğal olarak teknenin iyiliğinin bir anlamı kalmıyor. Siz bir para veriyorsunuz, pazarlık şansınız yok, bir paket satın alıyorsunuz ve burada hakkınızı istiyorsunuz. 70 kişi ya da 85 kişi aldığı söylenen teknede 45 kişilik oturacak sandalye varsa, şezlong yerine sıra sıra dizilen süngerler de yolcu sayısının yarısıysa, burada hizmet sorunu var demektir. Dakika bir, gol bir. İnsanlara verdiğiniz yemeği oturarak yeme hakkı veremiyorsanız zaten bu işi yanlış yapıyorsunuz.

suluada-degil-sistemin-suyu-cikti-3.jpg

Tekneye baktığım zaman, insan sayısına baktığım zaman şehir içi dolmuş gibi taşıman anlayışı var. Benim devletimin çok iyi denetlediğini biliyorum. Eskiden turdan dönen teknelerin yolcu sayısına bakarlardı, personel bile olsa fazlaysa ceza yazarlardı. Ne zaman? Alanya’da tekne yangını faciasının hemen ardından. Denetim yapılıyor ve bu normal bir taşıma şekliyse bu da beni üzüyor.

Bu arada Sahil Güvenliğin iyi denetim yaptığını yine gördük. Denetime geldiler hatta bizim tekneye de geldiler tutanak tutmuşlar. Güya “teknenin uygunsuz yerinden atlayanlar olduğu için” dedi tekneci. Ama teknedeki yolcu sayısını da saydı gelenler. “Biz fazla yolcu aldığımız için değil de siz atladığınız için ceza yedik” demeye mi getirdiler bunu da bilemiyorum. Çünkü hiç güven vermediler. Kimsenin günahını almak gibi bir niyetim yok, işini dürüst yapsın, benden istediği parayı alsın ama o paranın da hakkını versin. Meyve tabağı komedisine girmiyorum.

suluada-degil-sistemin-suyu-cikti-1.jpg

Suluada derler ya orada küçük bir tatlı su çıkıntısı vardır ama tura götürdükleri insanlara “bakın burada işte şu su çıkıyor bunun için Suluada derler” dediklerini de duymuyorum. Gelen kaç kişi merak ediyor, onu da bilmiyorum. Çünkü bu bir “kültür” değil, “eğlence” tutu. Sosyal medyada “buradayım, mutluyum” mesajı verilsin yeter. Alıyorlar insanları adayı dolaştırıyorlar oraya bir demirliyorlar, yarım saat işte orada bir çay verirlerse veriyorlar hepsi bu. Amerikan koyu var orada ful yine. Dedim ya Konyaaltı plajını aratmıyor.

suluada-degil-sistemin-suyu-cikti.jpg

Çok karamsar oldu, çok kötü oldu. Bu sayfa böyle yazıların sayfası değildi ama benim görevim aktarmak. Gazeteci için “haber” illaki trafik kazası ölüm, yolsuzluk değildir. Güzellikleri de aktarmamız gerekir ki; Ben hep o tarafta oldum. “Adrasan'dan Suluada’ya gidiyoruz” diye çıktığımız yolda, aldığımız hizmet bana göre almanız gereken hizmet değil. Haaa “tekneyle denize açıldık, denize girdik” diyecekseniz de öyle tertemiz bir koyda, sakin bir yerde falan girmiyorsunuz. Asıl sorun da burada. Otel şezlongları dışında kalan bütün Adrasan sahilini neredeyse teknelere işgal edeceksiniz, plajda vatandaş teknelerden yer bulup denize giremeyecek, mecburen diyecek ki “ bari biz Suluada’ya gidelim.” Buradan yetkilileri göreve davet ediyorum. Sevgili Kumluca Belediyesi, sazlık alanı doldurup devasa otopark yapıp sadece alacağı paraya bakmak değildir asil göreviniz. O teknelerde yaşanacak facilardan da, parasıyla azarlanan insanların mutsuzluğundan da sorumlusunuz.

Bitirelim mi? Ben aklı başında takipçilerime, tavsiye etmiyorum.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız