Akdeniz Üniversitesi tarafından Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan başkanlığında düzenlenen "Su Krizi" konulu bilgilendirme toplantısında, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkileri, nüfus artışı ve imar planlamasındaki riskler uzmanlar tarafından ele alındı.
Akdeniz Üniversitesi tarafından ‘Su Krizi’ konulu bilgilendirme toplantısı, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan başkanlığında 08 Ekim 2026 Perşembe günü Akdeniz Üniversitesi Sosyal Tesisler Kır Bahçesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Su Ürünleri Fakültesi'nden Doç. Dr. İ. Tülay Çağatay ve Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. İ. Ethem Karadirek konuşmacı olarak katıldı. 
Nüfus Artışı ve İklim Senaryoları Su Kaynaklarını Tehdit Ediyor
"İklim Değişkenliğinin Akdeniz Sucul Biyoçeşitliliğine ve Su Kaynakları Üzerine Etkileri" konulu bir sunum gerçekleştiren Prof. Dr. İ. Ethem Karadirek, nüfus artışının su kaynakları üzerinde büyük bir baskı yarattığına dikkat çekti. Antalya'daki kentleşme etkisine değinen Karadirek, "40 yıl bir insan hayatı için çok uzun bir süre gibi gelebilir ama dünya için aslında çok kısa. Dolayısıyla 40 yılda biz bu halden bu hale geldik. Aynı zamanda burada tabii sadece ne kadar alan kapladığımız değil, nüfus yoğunluğumuz değişmeye başladı. 100 bin, 150 bin nüfuslardan bugün geldiğimiz noktada 2,5 milyonları artık telaffuz etmeye başladık" ifadelerini kullandı. 
Antalya İçin 2 Senaryo Var
Ortalama iklim değişikliği açısından Antalya için iyimser ve kötümser olmak üzere iki senaryo bulunduğunu belirten Karadirek; iyimser senaryoda yüzyılın sonuna kadar atmosferdeki karbondioksit derişiminin kademeli olarak azaltılarak 520 ppm sınırında tutulmasının hedeflendiğini, kötümser senaryoda ise hiçbir önlem alınmadığı takdirde bu değerin 900 ppm üzerine çıkacağını vurguladı. Ayrıca ortalama sıcaklıktaki her 1 derecelik artışın; Antalya'nın alışkın olduğu sıcak günleri daha sıcak ve kurak periyotlar haline getireceğini belirtti. 
"Yapılaşmama" Vurgusu
Toplantıda Akdeniz Gerçek Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Songül Başkaya, içme suyu kaynakları üzerine yapılan yapılaşma ve projeler nedeniyle turizm kaybından bile daha büyük bir kayıp yaşandığını belirtti. Meslek odalarının bu süreçte yanlış yerel yönetim kararlarına ve bakanlık uygulamalarına karşı büyük bir hukuk mücadelesi verdiğini ve bu yüzden hedef gösterildiğini ifade eden Başkaya, su kaynakları üzerinde kesinlikle yapılaşmama konusunda ortak bir iradenin şart olduğunu vurguladı. Bireysel tasarrufların ve doğru kullanımın önemli olduğunu ancak asıl sorunun kaynaklar üzerindeki yapılaşma baskısı olduğunu belirterek konuşmacılara bu konudaki görüşlerini sordu.
Rektör Özkan'dan İmar ve Belediyeler Vurgusu
Toplantıda konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise içme suyu kaynakları üzerine yapılan yapılaşma ve projeler nedeniyle büyük kayıplar yaşandığına dikkat çekerek imar konularını ele aldı. İmar alanlarında yapılacak projelerin Antalya'nın geleceğini doğrudan etkileyeceğini belirten Rektör Özkan, belediyelerin bu süreçteki sorumluluğuna şu sözlerle dikkat çekti:
“Koruyor muyuz? Hayır. Koruyamadık bugüne kadar, bundan da koruyalım bari. Yasal olarak zaten normalde oraya imara açamıyorsunuz esasında. Esas olarak ama, farklı bir statü kazandırılırsa ancak, imara açılır su kaynakları ya da halk sağlığı açısından. Ama burada bence endişe belediyeye düşüyor. Hangi belediye olursa olsun maalesef o yola giriyorlar. O anlamda herhangi bir düşünceyi her belediye bu açıdan, gerçekten hepimizin açısından Antalya yıllar daha mavi daha yeşil, daha iştirak varsa istiyorsa bu çok kıymetli. Biz bunun fark edeceğiz ama çok geç kalmış olacağız. O yüzden toplantı yaptık. Geç kalmayalım diye ama geç kalmaya başladı.”
