Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
24°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Muratpaşa'dan MEST Eden Sergi

Muratpaşa'dan MEST Eden Sergi

Muratpaşa Belediyesi’nin MEST kurslarının öğreticilerinin, yıl sonu sergisi üretim ve sanatı bir araya getirdi. “Doğadan Üreten Eller” temalı ilk sergi büyük ilgi gördü.

Muratpaşa Belediyesi’nin MEST kurslarının öğreticilerinin, yıl sonu sergisi üretim ve sanatı bir araya getirdi. “Doğadan Üreten Eller” temalı ilk sergi büyük ilgi gördü.

Muratpaşa'dan MEST Eden Sergi

Muratpaşa Belediyesi’nin sanat ve üretimi bir araya getiren (Meslek Edindirme ve Sanat Toplulukları) MEST kursları, yıl sonu sergileriyle sanatseverlerle buluşuyor. “Doğadan Üreten Eller” temasıyla hazırlanan sergilerinin ilk sergisi olan Mest Yaratıcı Tasarımsal Görsel Sanatlar Sergisi 19 Haziran 2025 Perşembe günü Aydın Kanza Sanat Galerisi'nde gerçekleşti.

Muratpaşa'dan MEST Eden Sergi 

Kadın manken figürleri üzerine deri, dantel, mozaik ve seramik gibi farklı materyallerin kullanıldığı özgün tasarımlar, peyzaj öğeleriyle zenginleştirildi. Sergide ayrıca doğanın renklerini ve ruhunu yansıtan tablolar da yer aldı. Doğa manzaralarının konu edildiği resimler, ziyaretçileri doğayla iç içe sanatsal bir yolculuğa çıkardı.

Muratpaşa'dan MEST Eden Sergi 

Sergiyi yerinde takip edenler arasında Akdeniz Gerçek Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, aktivist Songül Başkaya da vardı. Başkaya, eserleri detaylı bir şekilde inceledi.

Kadın Cinayetlerine Karşı Sanatsal Manifesto

Serginin en dikkat çeken eserlerinden biri, kadın cinayetlerine ve kadına yönelik şiddete karşı hazırlanan güçlü bir sanatsal manifesto oldu. Açıklama metniyle birlikte sunulan eserde yer alan figürler ve semboller şu şekilde tanımlandı:

MANİFESTO: YAŞAM İÇİN

"Bu eser, kadınlara yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmeyen boyutlarını görünür kılma çabasıdır. Toplumsal hafızada giderek silikleşen gerçeklere, sessizleşen hikâyelere bir alan açmayı amaçlar. İlk bedende, Türkiye'de yaşanan kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet haberlerinden oluşan bir kolaj yer alıyor. Her bir haber kupürü, medyanın alışkanlıkla tükettiği, toplumun hâlâ görmezden geldiği bir gerçeği temsil ediyor: Şiddet münferit değil sistematik; tesadüf değil kültürel.

İkinci bedende ise öldürülen kadınların isimleri yer alıyor.

Birbirine benzeyen cümlelerin, haber başlıklarının, istatistiklerin arkasında unutulmaması gereken tek şey var: her biri bir yaşam, bir hikâye, bir insan. Bu isimler birer anı değil, birer isyan. Her harf, toplumsal hafızamıza kazınmalı.

Üçüncü beden ise bir yaşam umudunu temsil ediyor. Üzerinde yer alan kadın portreleri, yalın çiçekler ve sarmaşıklar; doğanın zarafetini, direncini ve kadınların hayatı yeniden yeşerten gücünü yansıtıyor. Bu figür, yalnızca kayıpları değil, aynı zamanda kadınların varoluşunu, üretimini ve doğayla kurduğu güçlü bağı hatırlatıyor. Şiddetin gölgesine rağmen yaşamı savunmayı seçen bir duruşu sembolize ediyor.

Bu üç beden, artık konuşamayanların yerine ses oluyor. Görülmeyeni görünür, hissedilmeyeni hissedilir kılmak için var. Bu eser, yalnızca bir teşhir değil; bir yüzleşme alanı. Kadına yönelik şiddeti normalleştirmeye, duyarsızlaşmaya ve alışmaya karşı bir çağrı. Doğa gibi kadın da yaşamı büyütür, taşır, dönüştürür. Ancak bu coğrafyada kadın, yaşamla değil ölümle; üretimle değil yok sayılmayla anılıyor. Kadın ve doğanın yan yana durduğu bu sergide, bu eser, kadına yönelik şiddetin doğal kabul edilmediğini ve edilmemesi gerektiğini hatırlatma gayesi taşıyor.

Bir yaprağımız daha toprağa düşmesin, bir dalımız daha kırılmasın diye, bu eserle soruyoruz: Görmek, hatırlamak ve değiştirmek için daha ne kadar bekleyeceğiz?"

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız