TMMOB Mimarlar Odası'nın 50. Olağan Genel Kurulu'nda söz alan Antalya Şube Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda hukukçu olan Mahmut Hasan Sarıgül, modern savaş stratejilerinde kentlerin hedef alınmasını ve Gazze’de yaşanan yıkımı "Kentkırım" (Urbicide) kavramı üzerinden sert bir dille eleştirdi.
"Kentkırım Bir İnsanlık Suçudur"
Konuşmasında Marcus Aurelius’un "Harekete geçmemek bazen en büyük adaletsizliktir" sözüne atıfta bulunan Sarıgül, mimarlığın sadece teknik bir disiplin olmadığını, aynı zamanda toplumsal ve kamusal bir sorumluluk taşıdığını vurguladı. Modern savaşlarda kentlerin artık tesadüfi birer sahne olmadığını belirten Sarıgül, mekanın bilinçli olarak yok edilmesini stratejik bir imha yöntemi olarak tanımladı.
Özellikle Gazze Şeridi'ndeki sistematik yıkıma dikkat çeken Sarıgül, 15 Ekim 2023 ile 25 Şubat 2025 tarihleri arasında 68 binden fazla yapının tamamen yıkıldığını hatırlattı. Büyük Ömer Camii ve Aziz Porphyrius Kilisesi gibi tarihi yapıların enkaza dönüştürülmesini, bir halkın geçmişiyle bağını koparmaya yönelik "bilinçli bir soykırım stratejisi" olarak nitelendirdi.
Mimarlar Odası'na "Sessiz Kalmama" Çağrısı
Uluslararası hukukun kentsel yıkımı genellikle "mala zarar verme" kapsamında değerlendirmesinin yetersiz olduğunu savunan Sarıgül, Mimarlar Odası'nın bu konuda daha gür bir ses çıkarması gerektiğini ifade etti. Sarıgül, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"Hukukun yetersiz kaldığı, adaletin sustuğu bu yerde Mimarlar Odası sıradan bir teknik kulüp gibi sessiz kalmamalıdır. Kentkırımın (Urbicide) uluslararası ceza hukukunda müstakil bir suç olarak tanımlanmasını savunmak, bu odanın asli politikası ve bir insanlık manifestosu olmalıdır."
Sarıgül, çatışma ve savaş ortamlarında mimari ve kültürel mirasın korunmasının evrensel bir sorumluluk olduğunu belirterek, "soykırım mimarisinin" reddedilmesi gerektiğinin altını çizdi.