Cumhur İttifakı ortağı Milletçi Hareket Partisi Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2026 Yılı Bütçe görüşmelerinde sert eleştirilerde bulundu. MHP grubu adına söz alan Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, "Geçtiğimiz yıldan bugüne kadar olan süreçte "tarımsal girdiler" olarak adlandırdığımız tohum, fide, ilaç, naylon, gübre, işçilik ve mazot gibi etkenlerin fiyatı ortalama yüzde 50 oranında artmışken toptancı halinde çiftçinin ürününün satış fiyatı yine geçen sene bugünlere göre neredeyse yarı yarıya düşmüştür" dedi.

"ANTALYA TARIMIN MERKEZİ AMA ÇİFTÇİ KAZANAMIYOR"
Milletvekili Durgun, "Ülkemizde "turfandacılık" olarak adlandırdığımız örtü altı yetiştiriciliğinin yüzde 50'si tarımın başkenti olan Antalya'da gerçekleştirilmektedir. Burada da en büyük pay yüzde 50'yle domates ve sırasıyla salatalık, biber, karpuz, patlıcan ve diğerleridir. Ancak sabahın erken saatlerinden akşamın geç saatlerine kadar emeğinin peşinde olan çiftçilerimizin yüzü maalesef gülmemektedir. Bugün ortalama olarak 1 kilogram domatesin toptancı halinde çiftçiden alım fiyatı yine 1 kilogram domatesin güncel üretim maliyetinin altındadır. Ayrıca, geçtiğimiz yıldan bugüne kadar olan süreçte "tarımsal girdiler" olarak adlandırdığımız tohum, fide, ilaç, naylon, gübre, işçilik ve mazot gibi etkenlerin fiyatı ortalama yüzde 50 oranında artmışken toptancı halinde çiftçinin ürününün satış fiyatı yine geçen sene bugünlere göre neredeyse yarı yarıya düşmüştür. Bu durumda, çiftçilerimiz mahsullerini maliyetlerinin çok altında, zararına satmak mecburiyetinde kalmaktadırlar. Özellikle Antalya başta olmak üzere tarımsal faaliyetlerin sürdürebilirliğinin artırılması, örtü altı yetiştiriciliğinin daha fazla desteklenmesi ve çiftçinin gelir istikrarının sağlanması elzemdir" diye konuştu.

"TARIMDA KAYITDIŞI SONDAJ SAYISI GÜN GEÇTİKÇE ARTIYOR"
Tarımda sulama konusunda kayıt dışı sondaj sayılarının fazla olduğunu belirten Durgun, "Türkiye'deki su kaynaklarının yüzde 70'inden fazlası tarımsal faaliyetlerde kullanılmaktadır; bunun da büyük bir kısmı açık kanallarla taşınmakta, taşınma esnasında buharlaşma nedeniyle suyun yüzde 30'luk kısmını maalesef kaybetmekteyiz. 2026 yatırımlarıyla 64 bin hektar alanın ilk kez suya kavuşacağını, 14 bin hektar alanın ise açık kanal sisteminden kapalı boru sistemine yani modern şebekelere dönüşeceğini ifade etmesi memnuniyet verici olmakla beraber tüm açık kanalların modern kapalı boru sistemine bir an önce geçmesi gerekmektedir. Ancak hâl böyleyken hâlihazırdaki yer altı sularımızla da ilgili olarak kayıt dışı sondajlarımızın sayısının bir hayli fazla olduğu görülmektedir. Burada da Yeraltı Suları Hakkında Kanun'un etkin bir şekilde uygulanarak ilgili kurumların kayıtlarının hızla güncellenmesi, kayıt dışı kuyuların sayaçlandırılması ve gereksiz kullanımın önüne geçilerek su stresi yaşayan bir ülke olarak rezervlerimizin güçlendirilmesi gerekmektedir" diye ifade etti.

"MÜHENDİS ATAMALARI YAPILMASI VE PRİM GÜN SAYISI EŞİTLENMELİ
Üniversite mezunu mühendislerin atamada yaşadığı sıkıntılara da değinen Durgun, "Ülkemizin dört bir yanında atanamayan binlerce ziraat mühendisi meslektaşımın ve gıda mühendisi arkadaşımızın kademeli olarak atamalarının yapılması, çiftçilerimizin primlerini ödeyerek emekli olabilmeleri için SGK primlerinin daha ödenebilir seviyeye çekilmesi ve hâlen 9000 olan prim ödeme gün sayısının 7200 güne düşürülerek diğer sigortalılarla prim gün sayısının eşitlenmesi gerekir" diyerek sözlerini tamamladı.