Manavgat Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında açılan davanın ikinci duruşması, Antalya’nın Manavgat ilçesinde Manavgat 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan duruşmada, tanık beyanları ile önceki celsede verilen tutukluluk kararlarının değerlendirilmesi ana gündem maddelerini oluşturdu.

Manavgat Belediyesi Davasında Kritik Ara Karar: 2 Sanık İçin Tahliye Talebi!
DAVADA GÖZLER TANIK BEYANLARINDA
Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Nisan 2025’te başlatılan soruşturma, Temmuz 2025’te gerçekleştirilen operasyonla kamuoyunun gündemine gelmişti. Belediye Başkanı Yardımcısı Mehmet Engin Tüter’in makamında 110 bin euro’nun baklava kutusu içinde bulunduğuna ilişkin görüntüler dosyada yer almıştı.
Soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, çok sayıda belediye yöneticisi, çalışan ve iş insanı hakkında adli işlem yapılmıştı. Gözaltına alınan 41 şüpheliden bir bölümü adli kontrolle serbest bırakılırken tutuklu sayısı 6 olarak devam ediyor.
MURAT BOZ KONSERİ SORULDU
Davanın kinci duruşması ilk duruşmada savunması alınmayan Cem Çakır’ın ve Veli Yıldırım’ın savunmalarıyla başladı. Sanık Cem Çakır savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Çiftçilik ve inşaat işiyle uğraşıyorum. Aylık gelirim 150 bin TL. Bizim kesinlikle baskı yapma olayımız olmadı. Ben Akın Doğan’ı yıllardır tanırım kendisi benim arkadaşımdır. Akın Doğan’a ben Nefi Kara ve Cem Gül’ün olduğu ortamda konser için sponspor arandığı söylendi. Sonra biz de sponsor olabileceğimizi söyledik. Hiçbir menfaat ilişkimiz olmadı. Veli Yıldırım ile Akın Doğan, başkan ile tanışalım dedi. Ofisine gittik. Bir çay içtik. Rüşvet asla olmadı. Veli Yıldırım’ı ben zaten bir kez gördüm. Hüseyin Cem Gül ile beraber gittik. Akın Doğan ile görüştüm. Para İlker Günay’ın dükkanından alındı. Ben de Hüseyin Cem Gül’e verdim. 3 milyon 850 bin lirayı verdim. Kendisi de bu paranın Murat Boz konserine gittiğini biliyordu. Hem önce hem sonra Nefi Kara ile bir görüşmemiz oldu. Başkan konserimiz var sponsor olabilecek biri var mı diye. Sadece paranın çıkışında sorun çıktı. Murat Boz’un konserinde sponsor talebi Nefi Kara’dan geldi. Sponsor olunmaması takdirde de hiçbir baskı yapılmadı. Konser sonrası da sadece çay içildi. Otelin imar ve iskan izinleri noktasında da bir baskı söz konusu olmadı. Engin Tüter’i de tanırım.”
350 BİN EURO RÜŞVET İDDİASI
Sanık Çakır, bir diğer beyanında bazı iş insanlarının iskan ve ruhsat işlemlerinin hızlandırılması karşılığında paralar verildiğini iddia ettiğini aktardı. Çakır, ev alımıyla ilgili pazarlık süreçlerinden söz ederek 350 bin euro’nun usulsüz şekilde alındığı yönündeki iddiaları dile getirdi. Bu paranın bir kısmının sanıklar arasında dağıtıldığına ilişkin açıklamalar duruşmada yer aldı.
TOROS-ET ÜZERİNDEN BASKI İDDİASI
Sanık, ifadesinde ayrıca bir şirket üzerinden işletmelere ürün alım baskısı yapıldığını öne sürdü. Çakır, baskı iddiasına ilişkin beyanında bu durumun bazı kişilerce dile getirildiğini söyledi.
ORGANİZASYON ÖDEMESİ TANIK İFADESİNDE
Duruşmaya online katılan tanık Evren Bingöl, Manavgat’ta düzenlenecek bir organizasyon için 3,5–4 milyon TL tutarında teklif geldiğini, ödemenin sponsorlar üzerinden yapılacağını ve elden nakit ödeme yapıldığını belirtti. Bingöl konuşmasında ses ve ışık hizmeti için yapılan 600–800 bin TL ödemeden söz etti.
Tutuklu Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara’nın oğlu Ali Çağın Kara tanık olarak bulunmak istemediğini ifade etti.
“İŞ ALABİLMEK İÇİN BELEDİYENİN ÖNÜNE GEÇMEN GEREK”
Tanık sıfatıyla dinlenen Cengiz Coşar, uzun yıllardır iş yaptığını belirttiği Zafer Süral üzerinden yaşanan süreci anlattı.
Coşar, “Ben Zafer Süral’ın yıllardır işlerini yapan birisiyim. Süral bana lojman yapacağını teklif getirmemi istedi. Ancak işi belediyeden dolayı başka birine vermek zorunda kaldığını söyledi. ‘Benim sana işleri verebilmem için belediyenin önüne geçmen gerekiyor’ dedi.”
Coşar, bu konuşmaların ardından belediye yönetiminden bazı isimlerin devreye girdiğini öne sürdü.
“YÜZDE 30’UNU BELEDİYEYE YARDIM OLARAK VERECEKSİNİZ”
Coşar, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter ile yapılan görüşmelere dair şu ifadeleri kullandı:
“Engin Tüter beni aradı, Hüseyin Cem Gül ile birlikte görüştük. Engin Tüter, ‘İşler senin ama yüzde 30’unu yardım olarak belediyeye vereceksiniz’ dedi. Ben de yüzde 10–15 kârla iş yapan biriyim. ‘Önce işi yap, sonra bakarız’ dediler.”
Coşar, bu görüşmelerin ardından belediyeye ait bazı işlerde yalnızca “ince işler” bölümünü yapmaya devam ettiğini söyledi.
KOM’A BİLDİRİM VE SERİ NUMARALI PARA
Tanık Coşar, yaşananları daha sonra Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) birimine bildirdiğini belirterek şu süreci anlattı:
“Zafer Bey, ‘Bunlar bize piyasada iş yaptırmayacak’ dedi. Ben KOM’a bildiklerimi anlattım. Bir süre sonra Engin Tüter’e para götüreceğimi söyledim. Seri numaraları alındı. Olanlar zaten orada oldu.”
“PARAYI ARABA ALACAĞIM DİYE ALDIM”
Coşar, paranın kaynağına ilişkin de açıklama yaptı. Coşar, “Zafer Süral’dan bu parayı araba alacağım diye aldım. Engin Tüter’e vereceğimden haberi yoktu. Daha önce de kendisinden borç almıştım. Herhangi bir baskı altında kalmadım" diye konuştu.
“PİYASADA İŞ YAPABİLMEK İÇİN VERDIM”
Mahkeme heyetinin, “Mehmet Engin Tüter ‘para beklesin’ derken neden bu parayı götürdün?” sorusu üzerine Coşar şu yanıtı verdi:
“Piyasada iş yaptığım için vermek zorunda hissettim. Söz verdiğim için.”
NEFİ KARA’DAN DİKKAT ÇEKEN MÜDAHALE
Duruşma sırasında söz alan Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, tanığın davranışlarına dikkat çekti. Niyazi Nefi Kara, “Zafer Süral ve Cengiz Coşar sürekli birbirlerine bakmaktadır. Dikkatinize sunarım" dedi.
Mahkeme heyeti, Coşar’a yalan tanıklığın suç olduğunu hatırlattı. Coşar ise baskı ve yönlendirme altında olmadığını yineledi.
SALONDA GERGİNLİK: “HATIRLATIYORUM” TEPKİSİ
Duruşmanın ilerleyen bölümünde Zafer Süral’in söz alarak Coşar’a yönelik “hatırlatıyorum” ifadesini kullanması, avukatlar tarafından yönlendirme olarak değerlendirildi. Bu sözler üzerine duruşma salonunda kısa süreli tartışma yaşandı.
Ayrıntılar geliyor...
İLK DURUŞMADA NELER YAŞANMIŞTI?
Manavgat Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında açılan davanın ilk duruşması, dört gün sürmüş ve kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. İlk celsede sanıklar, müştekiler ve avukatlar dinlenmiş, dosyada yer alan deliller ile tutukluluk talepleri değerlendirilmişti.
Tutuklu bulunan Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, mahkemede yaptığı savunmada hakkındaki suçlamaları reddederek, “Rüşvet alındığını kabul etmiyorum. Bu bir kumpastır” ifadelerini kullanmıştı. Kara, CHP Genel Merkezi’ne para gönderildiği iddialarını da yalanlamış, belediyenin zirai deposunda ele geçirilen altın ve dövizlerden haberi olmadığını belirterek, “Her şeyi denetlemem mümkün değil” demişti.
İlk duruşmada en çok tartışılan başlıklardan biri, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter’in makamında ele geçirilen baklava kutusu olmuştu. Tüter savunmasında, olayın bir kumpas olduğunu öne sürmüş ve kutunun içeriğinden haberdar olmadığını iddia etmişti.
Mahkeme başkanının tape kayıtlarında geçen bazı ifadeleri hatırlatması üzerine Tüter, sözlerinin bağlamından koparıldığını savunmuş, operasyon öncesinde kendisine itirafçı olması yönünde baskı yapıldığını ileri sürmüştü.
İlk duruşmada sanık avukatları, soruşturma sürecine ilişkin çeşitli itirazlar dile getirmişti. Savunmalarda, delil toplama aşamasında usulsüzlük yapıldığı, ifade alma sürecinde yormama ilkesinin ihlal edildiği ve bazı kayıtların hukuka aykırı şekilde elde edildiği iddia edilmişti.
Avukatlar ayrıca, dosyada yer alan “örgüt” suçlamasının hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak, bu nitelendirmenin kaldırılmasını talep etmişti.
İlk celsede savunma yapan isimlerden biri de Belediye Başkanı Kara’nın yeğeni Hüseyin Cem Gül olmuştu. Gül, seçim döneminde koordinasyon görevinde bulunduğunu, bu nedenle çok sayıda kişiyle temas halinde olduğunu belirtmişti.
Kadirhan Berber’den alındığı iddia edilen 350 bin avroya ilişkin olarak ise paranın borç amacıyla alındığını savunan Gül, mahkeme heyetinin “Bu parayı Abdullah Kayhan’a vermeni kim söyledi?” sorusuna “Niyazi Nefi Kara rica etti” yanıtını vermişti.
İlk duruşmanın sonunda mahkeme heyeti, üç sanık hakkında adli kontrol şartıyla tahliye kararı vermişti. Özel Kalem Müdürü Buğlem Şahbaz, eski İmar Müdürü Zafer Keçer ve Yapı Kontrol Müdürü Hüseyin Keçer serbest bırakılmıştı.
Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter, Belediye Meclis Üyesi Mehmet Tosak, belediye çalışanı Sıla Ceyhan Berkaya, iş insanı Mesut Kara ve Hüseyin Cem Gül’ün tutukluluk hallerinin devamına karar verilmişti.