Manavgat Belediyesi’ne yönelik “yolsuzluk” ve “rüşvet” soruşturması kapsamında görevinden uzaklaştırılan ve tutuklu belediye başkanı Niyazi Nefi Kara ile belediye başkan yardımcısı Mehmet Engin Tüter’in de aralarında bulunduğu 41 sanık, Manavgat 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Mahkemenin 4 gün süreceği belirtildi. Tutuklu bulunan ve görevinden uzaklaştırılan Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara mahkeme salonuna getirildi.
Manavgat Belediyesi Soruşturmasında İddianame Ortaya Çıktı!
Duruşmada kimlik tespiti yapılmaya başlandı. Mesleği sorulan Niyazi Nefi Kara mesleğine, "belediye başkanı ve tıp doktoru" dedi. Kara, aylık gelirini 250 bin TL olarak beyan etti. Niyazi Nefi Kara'nın yeğeni olan Hüseyin Cem Gül kendisinin lise mezunu olduğunu beyan ederek aylık gelirinin 400 Bin TL olduğunu söyledi. Tutuklu bulunan ve görevinden uzaklaştırılan Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara üzerine atılı suçları reddederek, "Rüşvet alındığını kabul etmiyorum kimseye böyle bir yetki de vermedim. Bu bir kumpastır" dedi ve beraatını istedi.
"Böyle Bir Şey Olmamıştır"
CHP Genel Merkezi’ne gönderilmek üzere 200 bin avro istendiği iddialarına yanıt veren Niyazi Nefi Kara, "Söylenenler yalandır geçmişte de bugünde de böyle bir şey olmamıştır" dedi. CHP Genel Merkezi tarafından adaylığının istendiğini belirten Kara, "Ben aday olmak istemedim aday olmam istendi para istenmesi mümkün olabilir mi?" ifadelerini kullandı.
Manavgat Belediyesi Soruşturmasında 3 Kişi Daha Tutuklandı
Külçe Altın Görüntüleri Soruldu
Belediyenin zirai deposunda 3 kilo külçe altın, 500 bin euro ve 153 bin 160 dolar ele geçirilmişti. Ele geçirilen altınlar hakkında konuşan Kara, "Külçe altın olayını televizyondan gördüm. Bilgim ve dahilim yoktur. Belediyede 2 bin 500 personel var denetlemem mümkün değil" dedi. İddianamede geçen örgüt ve örgüt lideri ifadelerini reddeden Kara, "Örgütü de örgüt liderliğini de kabul etmiyorum" dedi.
"Baklava Kutusuyla Algı Operasyonu Yapıldı"
Engin Tüter'in makamında baklava kutusu içinde 110 bin avro rüşvet alırken yakalanması hakkında konuşan Kara, "Baklava kutusuyla algı operasyonu yapıldı" diye konuştu.
Rafting tesisleriyle ilgili iddialara değinen Kara, dışarıdan bir firmanın ihaleye katıldığını, aynı zamanda belediyenin de ihaleye girdiğini söyledi. Müşteki ifadelerindeki suçlamaları kabul etmediğini belirten Kara, “Gülsüm Özer çok iyi bir insandır. Rüşvete tenezzül etmez. Böyle bir şey asla mümkün değildir” dedi. Müştekiler Kadirhan Berber ve Zafer Süral’in beyanlarında yer alan, o dönem belediyenin iştiraki Toros Et’in başında bulunan Demir Demir’in iddialarına da değinen Kara, “Sanki ‘Niyazi Nefi Kara’ya nasıl bir suçlama yapabiliriz?’ diye düşünülmüş” ifadelerini kullandı.
Oğluna ilişkin “Range Rover” iddiası hakkında konuşan Kara, söz konusu aracın ne hediye ne de rüşvet olduğunu vurgulayarak, “Oğlumun o dönem arabası yoktu. Aracın gönderildiğini duyunca kızdım. Birkaç ay içinde zaten iade edildi” dedi. Kara, geçmişte oğlunun kendisinden motor istediğini ancak buna izin vermediğini hatırlatarak, “Lisedeyken motor almak için iki yıl yalvardı, sonra aldım. Böyle bir şeye nasıl müsaade ederim?” dedi.
Başpehlivan Ali Gürbüz’e yönelik sponsor iddialarına da açıklık getiren Kara, Manavgat Belediyesi’nin herhangi bir menfaat karşılığı sporcu desteklemesinin söz konusu olmadığını belirtti. “Türkiye’de başpehlivanlardan üçü Manavgat Belediyesi sporcularıdır. Böyle bir şey olmamıştır” dedi. İddianamede yer alan, belediyedeki işlemlerin kasıtlı olarak geciktirildiği iddiasını da reddeden Kara, bahsi geçen dönem boyunca imar müdürlüğünde yaşanan görev değişiklikleri yaşandığını belirtti. Manavgat’ta otellerin fazla olması nedeniyle yoğunluk oluştuğunu söyledi. Gecikmelerin kasıtlı olmadığını savundu.
Manavgat Belediyesi Soruşturmasında İkinci Dalga! Çok Sayıda Gözaltı
Avukatlar Savunmalarını Yaptı
Niyazi Nefi Kara’nın avukatları duruşmada itirazlarda bulunarak, soruşturma sürecinin başından itibaren usule aykırı işlemler yapıldığını savundu. Avukatlar, “Hukuka aykırı delil toplanmıştır” diyerek başladıkları beyanlarında, müvekkillerinin ifade alma aşamasında da usul ihlalleri yaşandığını belirtti. Savunmada, “İfade alma işlemlerinde yormama kuralı ihlal edildi. Dört günlük gözaltının ilk iki gününde müvekkile hiçbir soru yöneltilmedi, son iki günde ise toplam 30 saat sorgulama yapıldı” ifadeleri yer aldı.
Avukatlar, dosyadaki örgüt iddiasının da gerçek dışı olduğunu belirterek, bu suçlamanın “müdafilerin davaya ulaşımının kısıtlanması ve tutukluluk halinin devamını gerekçelendirmek için” kullanıldığını öne sürdü.
Savunmada, Denizli’de daha önce yürütülen bir tahkikata da dikkat çekilerek, “Beraat ettiği basit bir araştırmayla ortaya çıkacakken daha önce Denizli’de yürütülen tahkikat beraat sonucu yer almaksızın iddianamede yer almıştır. Mahkemenin takdirine sunuyoruz” dendi.
Avukatlar ayrıca, müştekilerin kendi aralarında oluşturduğu ses kayıtlarının hukuken geçersiz olduğunu dile getirerek, “Kendi aralarındaki ses kayıtlarını tanzim eden müştekiler hukuka aykırı delil toplamıştır. Kendilerine göre bir kurguyla ses kaydı almışlardır” dedi.
Mehmet Engin Tüter Fenalaştı
Duruşma sırasında Mehmet Engin Tüter’in fenalaşarak hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. Tüter’in ardından Hüseyin Cem Gül’ün savunmasına geçildi.
Nefi Kara’nın Yeğeni Savunmasını Yaptı
Duruşma Niyazi Nefi Kara’nın yeğeni Hüseyin Cem Gül ve avukatının savunması ile devam etti. Gül’e iddianamede geçen 33 olayın tamamı soruldu. Mahkeme heyeti, Gül’ün belediye ile organik bir bağı bulunmamasına rağmen belediye kaynaklı sorunlarda neden muhatap alındığı ve para transferleriyle ilgili işlemlerde neden kendisinin öne çıktığı sorularını yöneltti.
Gül, savunmasında seçim döneminde koordinasyonun merkezinde görev alan bir pozisyonda bulunduğunu, bu nedenle çok sayıda kişiyle yakın temas kurduğunu ve kendisine yöneltilen taleplerin bu durumdan kaynaklanmış olabileceğini ifade etti.
Kadirhan Berber’den 350 Bin Euro alınması ilgili sorulan sorulara yanıt veren Gül, söz konusu paranın Nefi Kara için alınacak evde kullanılmak üzere borç olarak temin edildiğini söyledi. Parayı kendi inisiyatifiyle aldığını belirten Gül, Nefi Kara’nın bu borçtan daha sonra haberdar olduğunu iddia etti.
Belediyenin zirai deposunda ele geçirilen 3 kilo külçe altın ve yüksek miktarda döviz ile ilgili sorular da Gül’e yöneltildi. Paranın kim tarafından istendiği konusunda net bir açıklama yapmayan Gül, “Nefi Kara’nın bu paradan haberi var mı?” sorusuna önce “hayır” cevabını verdi. Ardından, paranın yerini gösteren Abdullah Kayhan’a bu paranın teslim edileceğini kimin söylediği sorulduğunda, “Nefi Kara rica etti” yanıtını verdi. Gül diğer iddialar hakkında yöneltilen sorulara ise Niyazi Nefi Kara'nın bilgisi dahilinde olmadığını belirtti.