Korkuteli’nde OSB su talebi üzerinden büyüyen tartışmalar devam ederken, Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı ilçedeki su yönetimi sorunlarına sert bir çıkış yaptı. Karancı, yıllardır plansız bırakılan su politikalarının bugün ciddi bir krize dönüştüğünü belirterek, “Korkuteli’nin suyu adeta bekçisi olmayan bir kasa gibi görülmüş; herkes elini uzatmış, fakat hesabını tutan olmamıştır.” dedi. Karancı’nın açıklamaları yalnızca mevcut tartışmayı değil, ilçenin yakın gelecekte karşı karşıya kalabileceği havzanın sondaja kapatılabilme riskini de gündeme taşıdı.
Kamuoyundaki Su Tartışmaları Teknik Gerçeklikten Uzak
Başkan Karancı, son haftalarda OSB’nin su talebi üzerinden yaşanan tartışmaların sağlıklı zeminde ilerlemediğini belirterek, “Korkuteli, son haftalarda Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) su temini talebi üzerinden ‘su krizi’ başlığıyla gündeme gelmektedir. Ancak kamuoyunda dolaşan açıklamaların önemli bir bölümü teknik gerçeklikten uzak, yüzeysel ve popülist değerlendirmelere dayanmaktadır. Su gibi stratejik bir konuda yanlış bilgi, toplumdaki kaygıyı derinleştirmekte ve gereksiz kutuplaşmalara yol açmaktadır.” dedi.

Su Mülk Değildir: “Suyun Sahibi Kim?” Tartışması Yanlış
Karancı, suyun mülkiyet tartışması üzerinden ayrıştırılmasının doğru olmadığını vurgulayarak,“Son günlerde köylüyü sanayiciye, çiftçiyi üreticiye, vatandaşı yatırımcıya karşı karşıya getiren bir tartışma yürütülmekte ve ‘suyun kime ait olduğu’ sorgulanmaktadır. Bu tartışma temelden hatalıdır. Anayasa açıktır: Doğal kaynaklar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.” diye konuştu.
Başkan Karancı, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Dolayısıyla su; bireylerin, grupların ya da kurumların ‘benim–senin’ diyebileceği bir mülk değil, kamuya ait stratejik bir doğal kaynaktır. Bu kaynağın korunması, yönetilmesi ve tahsis süreçleri ilgili mevzuat kapsamında DSİ tarafından yürütülür.”
OSB–Tarım Karşıtlığı Yanlış Yerde Kuruluyor
Tartışmanın taraflar üzerinden kurgulanmasının hatalı olduğunu belirten Mustafa Karancı,“Bugün tartışma, bir tarafın haklı bir tarafın haksız olduğu gibi sığ bir zemine çekilmeye çalışılmaktadır. Oysa OSB’nin kurulduğu alanların büyük bölümü bir zamanlar Korkuteli çiftçisinin tarım arazisiydi. Bu alanlar satılırken ve imara açılırken ciddi bir toplumsal itiraz yükselmedi.” dedi.
Karancı, çözümün çatışma değil bütüncül su yönetimi olduğunu şu sözlerle ifade etti:“Bugün çiftçilerimizin endişesi elbette haklıdır; ancak çözüm, taraf yaratmak veya suçlu aramak değil, kamu yararını merkeze alan bütüncül bir su yönetimi anlayışıdır.”
“Plan Değişti Ama Su Tahsisi Düşünülmedi”
Başkan Karancı, OSB’nin planlama sürecindeki eksikliklere dikkat çekerken,
“Söz konusu bölge başlangıçta Mermer İhtisas OSB olarak planlanmıştı ve su talebi daha sınırlıydı. Ancak iki yıl önce alınan kararla OSB karma OSB modeline dönüştürüldü.” dedi.
Planlama hatalarının bugünkü belirsizliğe yol açtığını belirterek şu ifadeleri kullandı:“Bu tür plan değişikliklerinin su tahsisi, su bütçesi ve havza kapasitesi analizleriyle eşzamanlı yürütülmesi gerekirken bu yapılmadı. Bugün ortaya çıkan belirsizlik, planlama sürecindeki bu kopukluğun doğal sonucudur.”

“Korkuteli’nin Suyu Bekçisi Olmayan Bir Kasa Gibi Görüldü”
Karancı, ilçedeki plansız su yönetimini sert sözlerle eleştirerek,
“Korkuteli’nin suyu adeta bekçisi olmayan bir kasa gibi görülmüş; herkes elini uzatmış, fakat hesabını tutan olmamıştır. Ne çekim miktarları sağlıklı ölçülmüş, ne kaçak kuyular engellenmiş, ne tarımsal sulama modernizasyonu yapılmış, ne de suyun taşıma kapasitesi yeni imar alanları açılırken dikkate alınmıştır. Bugün konuştuğumuz kriz, dün görmezden gelinen gerçeklerin bir toplamıdır.” dedi.

“Bu Gidişle Havza Sondaja Kapatılabilir”
Karancı, Korkuteli’ndeki su seviyesinin kritik eşikte olduğunu ve havzanın sondaja kapatılabilme ihtimalinin olduğunu vurgulayarak,
“Mevcut veriler ve sahadaki göstergeler, Korkuteli yeraltısuyu havzasının kritik eşik seviyesine yaklaştığını göstermektedir. Bu durum devam ederse, DSİ tarafından havzanın ‘yeni sondaj açılmasına kapalı alan’ olarak ilan edilmesi kuvvetle muhtemel bir senaryodur.” diye konuştu.