Ekonomide yaşanan gelişmeler iş dünyasının gündemindeki yerini korurken, Antalya da bu tablodan payını almaya devam ediyor. Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) önceki dönem başkanı, inşaat mühendisi, ekonomist ve iş insanı Akın Akay Akıncı, Akdeniz Gerçek’e yaptığı değerlendirmede hem Türkiye ekonomisinin mevcut görünümünü hem de Antalya’nın turizm, yatırım ve ticaret eksenindeki geleceğini değerlendirdi.

Finansmana Erişimde Sorunlar Sürüyor
Ekonomik görünümün önceki yıllardan çok farklı olmadığını belirten, finansmana erişim ve krediye ulaşım konusunda yaşanan sıkıntıların devam ettiğini söyleyen Akın Akay Akıncı, “Mevduat faizlerinin bu kadar yüksek olduğu bir yerde yatırıma veya üretime yönelen faaliyetlerin çok fazla olması beklenemez. İnşaat sektöründe ciddi bir daralma var. Döviz kurlarının sürekli baskı altında tutulması ihracatçıları çok ciddi anlamda bunaltmaya başladı. Ülke olarak bir üretim ekonomisi modeline geçmemiz gerekiyordu ancak şu an bu koşullar işlemiyor. Bunların olmadığı bir ülkede, yabancı sermayeyi bırakın, yerli sermaye bile yatırım yapmaktan imtina ediyor. 2026'nın diğer yıllardan çok bir farkı yok, hatta durumun daha da kötüye gitmesi söz konusu” ifadelerini kullandı.

Antalya Ekonomisinde Belirleyici Unsur Turizm
Antalya ekonomisinin genel Türkiye ekonomisinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade eden Akıncı, kentin temel dinamiklerinin turizm, tarım ve ticaret olduğunu söyledi. Yakın coğrafyada yaşanan savaşların turizm sektörünü etkilediğini belirten Akıncı, "Turizmin çok iyi gittiği söylenemez. Özellikle savaşın yakın bölgemizde olması bizi son dakika turizmine yöneltti. Turizmci arkadaşlarla görüştüğümüz kadarıyla yerli turizme döndük ve beklentilerin çok altında kalacağını düşünüyorum." dedi.
"Antalya Yeni Ekonomik Modellere Yönelmeli"
Antalya'nın yalnızca turizmle değerlendirilemeyeceğini belirten tarım ve ticaretin de kentin ekonomisinde önemli yer tuttuğunu söyleyen Akıncı İklim değişikliğinin turizm açısından yeni riskler oluşturduğunu ifade etti. Akın Akıncı "Turizmde farklı arayışlar içine girmeliyiz. Antalya'nın ticaretini ve ihracatını harekete geçirmek için majör yatırımlara ihtiyacımız var. İkinci bir serbest bölgeye, demiryolu ve otoban bağlantılarıyla Anadolu'ya daha iyi bağlanmaya ihtiyacımız var. Limanı lojistik anlamda direkt bağlantılarla desteklemeliyiz." diye konuştu. Atıl Expo alanının kongre ve fuar merkezi olarak değerlendirilmesinin de kent ekonomisine katkı sağlayacağını belirterek, küçük ölçekli çözümlerin Antalya ekonomisi için yeterli olmayacağını dile getirdi.

"Daralma Artık Hissediliyor"
Antalya'nın ekonomik sıkıntıları Türkiye'nin birçok iline göre daha geç hissettiğini ifade eden Akıncı, son yıllarda yaşanan büyümenin ağırlıklı olarak inşaat ve konut satışlarından kaynaklandığını belirtti. Akıncı, “Artık o dönem bitti, Antalya'da çok ciddi bir daralma başladı. İnşaat ciddi anlamda daraldı, turizm hiç iyi gitmiyor, tarım ise ancak idare ediyor. Hep geriye gidiyoruz, dolayısıyla Antalya için iyi şeyler gözükmüyor” dedi.
İş Dünyasına Temkinli Hareket Çağrısı
Ekonomik koşulların işletmeleri daha dikkatli hareket etmeye zorladığını belirten Akıncı, karlılık oranlarının düşük seyredeceğini ifade etti. Ekonomist Akıncı, “İşletmeler ülke şartlarını iyi analiz etmeli; kendi iş dallarında zamana uygun, inovasyona ve gelişime yönelik çeşitlendirmeye gitmeli. Şu anda maalesef genel olarak yatırım veya üretim modeline yönelik uygun bir iklim yok. Bu nedenle işletmelerin mevcut pozisyonlarını koruyup, ellerindeki kârlılık oranlarıyla hayatlarını ve operasyonlarını idame ettirmeleri gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.