Akdeniz Gerçek | Antalya | İYİ Parti GİK Üyesi Bilenoğlu Antalya'da Konuştu: "131 Yatırım Fonu Tasfiyesindeki Vurgun Aydınlatılsın"

İYİ Parti GİK Üyesi Bilenoğlu Antalya'da Konuştu: "131 Yatırım Fonu Tasfiyesindeki Vurgun Aydınlatılsın"

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Emel Bilenoğlu, partisinin Antalya İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında Türkiye gündemindeki ekonomik yıkımı, derinleşen geçim sıkıntısını ve 131 yatırım fonunun tasfiyesiyle patlak veren finansal skandalı gündeme taşıdı.

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Emel Bilenoğlu, partisinin Antalya İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında Türkiye gündemindeki ekonomik yıkımı, derinleşen geçim sıkıntısını ve 131 yatırım fonunun tasfiyesiyle patlak veren finansal skandalı gündeme taşıdı.

İYİ Parti GİK Üyesi Bilenoğlu Antalya'da Konuştu: "131 Yatırım Fonu Tasfiyesindeki Vurgun Aydınlatılsın"
FOTOĞRAF: İYİ Parti
KAYNAK: Ulaş Kökçe

İYİ Parti AR-GE ve Parti İçi Eğitim Başkanlığı tarafından Türkiye genelinde başlatılan "Sahadan Sandığa Parti İçi Eğitim" programı kapsamında Antalya'ya gelen İYİ Parti Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Emel Bilenoğlu, İYİ Parti Antalya İl Başkanlığı'nda düzenlenen basın toplantısında partililerle buluştu.

Türkiye'nin yıllardır süren ağır bir ekonomik krizin yanı sıra yolsuzluklara ve haksızlıklara mahkûm edildiğini ifade eden Bilenoğlu, vatandaşın pazar filesindeki yangını, çarşıdaki erimeyi ve halkın yaşadığı geçim mücadelesini yerinde dinlemek üzere sahada olduklarını belirtti.

Salondaki konuşmasında Türkiye'nin acı gerçeklerini halkla paylaşmak ve çözüm reçetelerini sunmak için Antalya'da bulunduklarını kaydeden Bilenoğlu, parti içi eğitimin ardından Antalya'nın çarşısında, pazarında ve sivil toplum kuruluşlarında vatandaşla bir araya geleceklerini duyurdu.

Emeklinin ve Asgari Ücretlinin Mutfağındaki Gerçekler

Ekonominin yalnızca resmi kurumların açıkladığı verilerden ibaret olmadığını hatırlatan Emel Bilenoğlu, gerçek tablonun vatandaşın mutfak masasında ve ay sonunda cebinde kalan parada görüldüğünü dile getirdi.

Emeklilerin, işçilerin, esnafın ve gençlerin hayat pahalılığı karşısında geleceğe güvenle bakamaz hale geldiğini belirten Bilenoğlu, dedelerin torunlarına harçlık veremediği, annelerin çocuklarının beslenme çantasına yeterli gıda koyamadığı bir dönemin yaşandığını aktardı. Sandıktan sınırlı süreyle yetki alan iktidarın ülkeyi yönetirken her türlü yetkiyi kendinde gördüğünü fakat hiçbir sorumluluğu üstlenmediğini vurgulayan Bilenoğlu, açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilen asgari ücretlilerin ve emeklilerin çaresiz bırakıldığını söyledi.

131 Yatırım Fonunun Tasfiyesi ve Fon Krizi

Türkiye'nin gündemini sarsan fon krizine ilişkin çok net sorular yönelten Bilenoğlu, denetim mekanizmalarının ve devlet yönetimindeki şeffaflığın önemine işaret etti.

7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine yol açan gelişmeler karşısında yalnızca yatırımcıların kaybının konuşulmasının yetersiz olduğunu vurgulayan Bilenoğlu, sorunun esas kaynağının denetim zafiyeti olduğunu ifade etti. Bu risklerin ne zaman ortaya çıktığının, ilgili kurumların ne zaman haberdar olduğunun ve denetimlerin zamanında yapılıp yapılmadığının tek tek açıklanması gerektiğini kaydeden Bilenoğlu, yatırımın doğal riskleri ile kurumsal ihmallerin birbirinden ayrılmasının zorunlu olduğunu aktardı. Konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde araştırılması amacıyla sunulan önergenin iktidar ve ortakları tarafından engellendiğini hatırlatarak bu tablonun kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Dervişoğlu'nun Meclis Kürsüsündeki Mesajları Hatırlatıldı

Konuşmasında İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun TBMM grup toplantısında dile getirdiği sert tespitlere de geniş yer veren Bilenoğlu, iktidarın gerçeklerin sesini kısmak için baskıcı yöntemlere başvurduğunu belirtti.

Dervişoğlu'nun grup konuşmasındaki ifadelerini kelimesi kelimesine aktaran İYİ Parti Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Emel Bilenoğlu, "Gerçekleri duymak istemeyen iktidar, Milletimizin de gerçekleri öğrenmesini istemiyor. Bu akılla ayakta kalabileceğini zanneden iktidar, sabaha karşı gazeteciliğin kapısına polis gönderiyor, kayyum atıyor, Halk Tv’nin yayınını durduruyor. Türkiye’de herkes, her kurum incelenebilir. Hukuki bir sorun varsa tespit edilir, gereği yapılır. Ancak bu iktidarın polis ve yargı aracılığıyla attığı adımlar artık hukuki olmaktan çıkmıştır. Şafak baskınları adaleti tesisten öte, bir iktidarın ömrünü uzatma çabasıdır. Kendi partisinden olmayan belediyeye kayyum. Sistemine dahil olmayan şirkete kayyum. Kendi gibi düşünmeyen demokratik kitle örgütlerine kayyum. Siyasi partiye kayyum. Medyaya kayyum. Yanlışlarının üzerini yeni ve başka yanlışlarla örtmeye çalışan bir iktidarın çırpınışlarını izliyoruz. Ama şunu biliyoruz; Hakikatin önünde hiçbir engel duramaz. Raf ömrünü tamamlamış bir iktidarı da hiçbir baskı ayakta tutamaz" açıklamasını salondakilerle paylaştı.

Meclis'te bütün siyasi partilerin eşit şekilde temsil edileceği bağımsız bir araştırma komisyonunun şart olduğunu yineleyen Bilenoğlu, Dervişoğlu'nun geçmişten bugüne uzanan ihmalleri özetlediği şu sözlerini kamuoyuna aktardı:

"Meclis’te bütün partilerin eşit biçimde temsil edildiği gerçek bir araştırma komisyonu kurulmalıdır. Kim kazandı, kim erken çıktı, kim bilgi aldı, kim göz yumdu, kim korudu; Millet, bunların tamamını öğrenmelidir! Çalınan artık beytül mal da değil, milletin cebindeki paradır. Hatırlamakta fayda var… Bu günlere nerelerden geldik? Tren kazalarından, maden facialarından, otel yangınlarından, Dağıtılamayan maskelerden, kendi bakanlığına dezenfektan satan bakanlardan, Depremzedeye çadır satan Kızılay’dan geldik. Bebek ölümlerinden, çocuk istismarlarından, kadın cinayetlerinden geldik. Dağlarımızda maden diye delinmedik tepe kalmadı. Üzerine beton dökülmeyen plaj kalmadı. Yakılmayan, kesilmeyen ormanımız kalmadı. Çeteler şehirlerimizi, Uyuşturucu gençlerimizi, Kumar ve bahis aileleri sardı. Biz buraya, Alınamayan savaş uçaklarından, Alınıp kullanılamayan füzelerden geldik, Dostum Esadlardan, darbeci Sisilerden geldik. Bedeli milyarlarca dolar, milyonlarca sığınmacı olan, Dünya lideri masallarından geldik. Kürsüde Gazze’ye yakılan ağıtların, Konu ticarete gelince, kubbede hoş bir sedaya dönmesinden geldik. FETÖ’sünden, PKK’sına kadar, Eli sıkılmayan terör örgütü kalmadı. Biz buraya hesap sorulmadığı için geldik. Biz buraya, hırsız evin içinde olduğu için geldik".

Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında Hukuk ve Liyakat Vurgusu

Türkiye'nin sahipsiz olmadığını ve ülkenin yetişmiş, nitelikli, dürüst kadrolara fazlasıyla sahip olduğunu ifade eden Emel Bilenoğlu, İYİ Parti olarak memleketin her derdinin kaynağını bildiklerini ve uzman kadrolarla kapsamlı çözüm yolları ürettiklerini söyledi.

25 yılını dolduran iktidarın gerçeklerle yüzleşmek yerine üzerini örtmeyi seçtiğini kaydeden Bilenoğlu, Cumhuriyetin 2. yüzyılında hukukun üstünlüğünün teminat altına alındığı, liyakatin esas tutulduğu ve vatandaşın geleceğe güvenle baktığı bir yönetim modelini hayata geçireceklerini kaydetti.

Eğitim programının hazırlanmasında emeği geçen AR-GE ve Parti İçi Eğitim Başkanlığına ve Antalya teşkilatına teşekkür eden Bilenoğlu, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" dedi.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız