Geçtiğimiz günlerde Antalya'nın Finike–Kumluca yolu Belen mevkisinde yıllardır süren heyelan sorununa ilişkin İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, açıklamalar yaptı. Bölgenin 1990’lı yıllarda heyelan sahası olarak belirlendiğini hatırlatan Akdoğan, o dönemde minimum kazı ve dolgu ile doğal denge korunarak inşa edilen yolun uzun yıllar ciddi bir sorun yaşamadığını ifade etti.

Ancak daha sonra yapılan bölünmüş yol çalışmalarında yoğun kazı ve dolgu uygulamalarının zemindeki doğal dengeyi bozduğunu belirten Akdoğan, “Bu tür hassas zeminlerde doğal denge bozulduğunda heyelan kaçınılmaz hale gelir” dedi.
"ZEMİN YAPISI RİSKLİ"
Bölgedeki toprağın yüzde 60’tan fazla organik madde içerdiğini ve yeraltı su seviyesinin yüzeye çok yakın olduğunu vurgulayan Akdoğan, klasik dolgu–yarma yöntemlerinin bu tür zeminlerde yüksek risk oluşturduğunu kaydetti. Turba zeminlerde kullanılan geogridli yüzer yol sistemlerinin ise mevcut topoğrafya nedeniyle uygulanmasının zor olduğunu dile getirdi.
“ÖNCE DETAYLI ZEMİN ETÜDÜ YAPILMALI”
Kalıcı çözüm için öncelikle kapsamlı bir zemin etüdü yapılması gerektiğini belirterek şu unsurların incelenmesi gerektiğini söyleyen Akdoğan, "Heyelanın sınırları ve hareket yönü, ayna ve topuk noktaları, su kaynakları ve göllenmeler, jeolojik ve litolojik yapı, ayrışma ve bozulma zonları, heyelan altındaki zemin cinsi ve kalınlıkları" dedi.
Bu veriler ışığında, mevcut yapıya minimum müdahale eden, yüksek dolgu ve derin yarma içermeyen yeni bir güzergâh projesi hazırlanması gerektiğini ifade eden Akdoğan, fore kazıklı köprü çözümlerinin gündeme gelebileceğini söyledi.

“TEMEL YOL MÜHENDİSLİĞİ UNSURLARI EKSİK”
Son kopmanın dolgu–yarma geçiş noktasında meydana geldiğine dikkat çeken Akdoğan, dolgu kesiminde istinat duvarı bulunmamasını önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi. Fore kazıklı perde duvarların kopmaları önleyebileceğini ancak yeraltı suyunun doğal hareketini engelleyerek ileride farklı riskler doğurabileceğini kaydetti.
Ayrıca yarma şevlerinden ve yol hendeklerinden gelen yağmur sularını tahliye edecek enine geçiş menfezlerinin bulunmamasının da ciddi bir teknik eksiklik olduğunu belirterek, “Bunlar yol mühendisliğinin olmazsa olmazlarıdır” dedi.
"AFET DÖNEMLERİNDE ULAŞIM HAYATİ"
Bölgede sık sık yaşanan heyelanlar nedeniyle yolun zaman zaman trafiğe kapandığını hatırlatan Akdoğan, afet dönemlerinde ulaşım altyapısının hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Şiddetli yağışların etkili olduğu dönemlerde yolların ve köprülerin hizmet verebilir durumda kalmasının müdahale ekipleri açısından kritik olduğunu söyledi.
Ulaşım yatırımlarının yüksek maliyetli ve uzun vadeli projeler olduğuna işaret eden Akdoğan, projelendirmeden denetime kadar her aşamada mühendislik ilkelerine titizlikle uyulması gerektiğini ifade etti. Finike–Kumluca yolunda kalıcı çözüm için doğal yapıyı bozmayan, köprü ağırlıklı ve bilimsel verilere dayanan projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.