Antalya 2. İdare Mahkemesi, Antalya'daki Finike–Demre–Kaş–Kalkan Devlet Yolu Projesi için verilen ÇED olumlu kararını iptal etti. Kararın dayanağı olan 11 bilim insanının hazırladığı bilirkişi raporu, Kaş Çevre ve Kültür Derneği’nin uzun süredir dile getirdiği kaygıları bilimsel ve hukuki verilerle ortaya koydu. Dernek basın açıklaması ile proje hakkındaki doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti.
Kaş Çevre ve Kültür Derneği, Finike–Demre–Kaş–Kalkan hattında yapılması planlanan Bölünmüş Yol projesinin başından bu yana kamu yararı, çevresel sürdürülebilirlik, kültürel mirasın korunması ve bilimsel planlama ilkeleri çerçevesinde karşı çıkıyor. Dernekten yapılan açıklamada, Antalya 2. İdare Mahkemesi’nin Bölünmüş Yol Projesi için olumsuz karar vermesinin nedeni olan 11 bilim insanın hazırladığı bilirkişi raporunun, derneğin uzun süredir dile getirdiği kaygıların bilimsel ve hukuki dayanaklarını açık biçimde ortaya koyduğu belirtildi.Dava sonucu sonrasında halkın bilinçli ya da bilinçsiz yanlış bilgilendirildiğini ifade eden Kaş Çevre ve Kültür Derneği yönetimi, bilirkişi raporunun özetini kamuoyuyla paylaştı.
Finike–Demre Etabı Kapsam Dışında"Demre–Finike arasındaki virajlı yolun tünelle geçilmesi, bu projenin konusu değildir. Çünkü Finike etabı projeden çıkarılmıştır. İncelenen ve iptal edilen ÇED yalnızca 64 km’lik Demre–Kaş–Kalkan kesimini kapsamaktadır. Bakanlık ve Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü halkın bu projeden en temel beklentisi olan Finike – Demre arasındaki sorunlu olduğu söylenen çok virajlı ve riskli kesimin tünelle aşılmasını, proje kapsamı dışında bırakmıştır."
"Proje Yolu Demre ve Kaş’ı transit geçmektedir. Bir önceki bilirkişi raporuna göre yolun Kaş girişi, merkeze 12 km mesafede Ağullu Mahallesinde olacağı için halkın yüzde 73’ünün mevcut yolu kullanmaya devam edeceği belirtilmiştir. Dosya kapsamındaki veriler ve ÇED raporunda yer alan trafik projeksiyonları incelendiğinde, proje güzergâhında öngörülen trafik hacminin bölünmüş 2x2 şeritli, otoyol standartlarında bir yol yapımını gerektirecek düzeyde olmadığı anlaşılmıştır. Mevcut yolun geometrik iyileştirmelerle hizmet verebileceği, yeni bir otoyolun zorunlu bir ihtiyaç oluşturmadığı verilerle tespit edilmiştir.Projenin oluşturacağı dönüşü olmayan tahribat karşısında sağlayacağı zaman kazancı yaklaşık 15 dakikadır ve sınırlıdır."
Trafik Verileri Yanlış Yorumlandı"Bilirkişi heyeti tarafından dosyaya eklenen resmî trafik kaza verileri, kazaların sanıldığı gibi virajlı kesimlerde yoğunlaşmadığını, aksine büyük ölçüde düz yol kesimlerinde meydana geldiğini ortaya koymaktadır. 2020-2024 yılları arasında meydana gelen 1053 kazanın 137 adedi virajlarda, 126 adedi tehlikeli virajlarda, 275 adedi kavşaklarda ve 515 adedi kavşak bulunmayan düz yolda gerçekleşmiştir.Kaza Dağılımı yüzde 68–72’si düz yol kesimlerinde, yüzde 28–32’si virajlı kesimlerde meydana gelmiştir. Bu veriler, “virajlar kazaya neden oluyor, bu yüzden yeni otoyol yapılmalı” savının istatistiksel olarak doğru olmadığını göstermektedir."
Alternatifler Değerlendirilmedi"Önceki yargı kararlarında açıkça vurgulanmasına rağmen, mevcut yolun iyileştirilmesi araştırılmamış, alternatif güzergâh ve ulaşım seçenekleri bilimsel yöntemlerle değerlendirilmemiştir. Bu durum, ÇED sürecinin eksik ve hatalı işletildiğini göstermektedir."
Ekolojik ve Tarımsal Tahribat"Özellikle Demre’de çiftçilerimizin örtüaltı tarım yaptığı kıymetli tarım arazilerinin kaybının yanında, yine Demreli’nin tüm su ihtiyacını karşılayan yeraltı su kaynaklarımızın, ormanımız, zeytinlik ve makilik alanlarımız geri dönüşü olmayacak biçimde zarar göreceği raporda belirtilmiştir. Raporda yaşamsal olan su kaynakları için '’yeraltı su kaynaklarına verebilecekleri zararın göz ardı edildiği kanaatine varılmıştır.'’ denilmektedir."
Endemik Türler ve Kültürel Miras Tehlikede"Proje etki alanında Dünya’da sadece Kaş coğrafyasında yetişen Likya Orkidesi, Kaputaş Andızotu ile beraber 22’si endemik 454 bitki türü etkilenecek ve nesli tehlike altında olan canlıların habitatları parçalanacaktır. Bilirkişi heyeti, bu türlerin taşınması veya rehabilitasyonunun bilimsel olarak güvenilir olmadığını vurgulamaktadır.Karayollarının hazırlattığı ÇED raporunda proje kapsamında toplam 570 hektar(geniş, ince yaprak) + 950 hektar (makilik) toplam 1520 hektar orman alanı tahrip olacağı, 66.000’den fazla ağacın kesilmesi öngörülmektedir."
Turizm Modeli Değişecek"Yol projesi yalnızca bir ulaşım yatırımı değildir; yeni yapılaşma, turizm tesisleri, ikinci konutlar ve rant baskısını tetikleyen bir altyapı hamlesidir.Kaş – Kalkan yol güzergâhı boyunca deniz gören yamaçlardaki tarım alanları, zeytinlikler ve doğal peyzaj inşaat ve turizm yatırımlarına açık hâle gelecek, Kaş’ın bugüne kadar koruduğu küçük ölçekli, yerelden beslenen butik turizm modeli ciddi biçimde zarar görecektir. Otoyol standardındaki bir yol, sakinlik, doğa, kültür ve özgünlük arayan ziyaretçileri değil; hızlı tüketilen, betonlaşmaya dayalı kitle turizmini teşvik edecektir. Kaş’ın gerçek değeri, kolay ulaşılan Bodrum gibi bir beton koridoru olması değil; korunmuş doğası, kültürel mirası ve yerel yaşamıyla var olan özgün kimliğidir. Bu yol yapılırsa yalnızca ağaçlar ve tarım alanları değil, Kaş’ın sosyoekonomik yapısı geleceği de geri dönüşü olmayan biçimde etkilenecektir."
Kamu Yararı Yok"Mahkeme, projenin trafik yoğunluğuna istinaden zorunlu bir ulaşım ihtiyacına dayanmadığı, çevresel ve kültürel zararlarının çok yüksek olduğu, ekonomik ve toplumsal fayda iddialarının bilimsel somut verilere dayanmadığı tespitlerinden hareketle, söz konusu projede kamu yararı bulunmadığı kararı vermiştir."Dernekten Çağrı"Finike–Demre–Kaş–Kalkan Bölünmüş Yolu projesinden mevcut haliyle vazgeçilmelidir. Doğa, tarım alanları ve kültürel mirasın korunması bölgemizin kalkınmasının önünde engel değil, temel koşul olarak kabul edilmelidir. Ulaşım güvenliği için öncelik; mevcut yolun iyileştirilmesine, noktasal düzenlemelere, yerel ihtiyaçlara uygun çözümlere verilmelidir. Tüm planlama süreçleri; şeffaf, katılımcı, bilimsel verilere dayalı biçimde yürütülmelidir."
Kamu Yararı Yok, Ekonomik Yük Var"Derinleşen ekonomik kriz, artan hayat pahalılığı koşullarında, milyonlar yoksulluk ve açlık sınırı altında yaşam mücadelesi verirken; alternatifleri araştırılmadan kamunun/halkın kısıtlı kaynaklarının tünel, viyadük ve geniş kamulaştırma gerektiren, maliyetinin ne kadar olacağı belli olmayan bir projeye aktarılmaya çalışılmasını kamu yararı taşımamaktadır. Bu kadar büyük ölçekte bir ekolojik ve kültürel tahribat sebep olacak bir proje, 15 dakikalık sınırlı bir ulaşım faydası ile gerekçelendirilemez. Bu tür projeler yalnızca inşaat maliyetleriyle sınırlı kalmamakta; bakım, işletme, borçlanma ve dolaylı vergi yükleriyle toplumun tamamına ek bir ekonomik yük olarak geri dönmektedir. Oysa mevcut yolun daha düşük maliyetli, noktasal ve aşamalı iyileştirmelerle güvenli hâle getirilmesi hem kamu maliyesi açısından tasarruflu hem de halkın sırtına yeni bir yük bindirmeyen akılcı bir tercihtir. Bölgede özellikle deniz ulaşımı ve diğer alternatifleri değerlendirilmeden bölünmüş yol projesinin dayatılması, planlamaya, hukuk ilkelerine aykırıdır. Bir an önce mevcut yolun güvenliği ve kapasitesini artırmaya yönelik iyileştirmeler; daha kısa sürede, daha düşük bütçelerle ve kamuya ek bir vergi yükü oluşturmadan uygulanmalıdır.Kaş Çevre ve Kültür Derneği olarak; yaşam alanlarımızı, doğal varlıklarımızı ve binlerce yıllık kültürel mirasımızı geri dönüşü olmayan biçimde tahrip edecek mermer ve taş ocaklarına, rant ve kaynak aktarım projelerine ve bölgenin yerel üzerinden işleyen ekonomik yapısını değiştirecek projelere karşı durmaya; çocuklarımızın geleceğini, halkımızın/kamunun yararını, hukuku ve bilimi savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz."