Artvin’in Hopa ilçesinde yaşayan Asiye Sonbay’ın hayatı, bir sabah uyandığında sesinin çıkmadığını fark etmesiyle kabusa döndü. Yediği her şeyin akciğerine kaçmasıyla boğulma tehlikesi de yaşamaya başlayan Sonbay, bir ayda 15 kilo kaybetti. Asiye Sonbay'ı, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Kulak Burun Boğaz uzmanı kızı Doç. Dr. Nevreste Didem Sonbay Yılmaz iyileştirdi. Asiye Sonbay operasyondan hemen sonra konuşmaya ve yemek yemeye başladı, kaybettiği enerjisini yeniden kazandı.
"Sesim Kaçıyor, Kelimeleri Tamamlayamıyordum"
Yaşadığı süreci Karadeniz insanına has esprileriyle anlatan Asiye Sonbay, "Akşam yattım sabah kalktım, sesim yoktu. Yemek yerken tıkanıyordum. Kızım araya girince Antalya’ya geldim. Kızım her şeyden önce nazımı çekti, bu benim için en büyük mutluluk. Kızımın gerçekleştirdiği operasyonun ardından sağlığıma kavuştum. Artık sesim güzel, derdimi anlatabiliyorum. Hatta artık 'telgrafın tellerini' bile söylüyorum" dedi.

Doktor Kızın Zorlu Sınavı: "Elim Ayağım Titredi"
Annesini ameliyat masasında bir hasta olarak görmenin çok zor olduğunu dile getiren Doç. Dr. Nevreste Didem Sonbay Yılmaz, operasyon anındaki duygularını, "Bir hekim olarak annemi tedavi ederken çok heyecanlandım, elim ayağım titredi. Ama annem çok kötü durumdaydı; akciğerlerine yemek kaçtığı için beslenemiyor, ciddi kilo kaybediyordu. Bu işlemin mutlaka yapılması gerekiyordu" şeklinde ifade etti.

Nedeni Bilinmeyen Hastalık
Annesinin hastalığın tıbbi detaylarını paylaşan Doç. Dr. Nevreste Didem Sonbay Yılmaz, ses teli felcinin genellikle tiroid veya şah damarı ameliyatları sonrası görüldüğünü ancak annesinde hiçbir neden yokken aniden geliştiğini söyledi. Tıpta 'idiyopatik kord vokal paralizisi' denilen bu durumda, gırtlak kapanmadığı için yiyeceklerin doğrudan akciğere kaçtığını ve bunun hayati risk taşıdığını belirtti.

Ses Teline Dolgu Yapıldı
Annesine ses teli dolgusu uyguladığını anlatan Doç. Dr. Yılmaz, işlemi şu sözlerle özetledi:
"Ses telleri felci genellikle bir ameliyat sonrasında gelişiyor. Tiroid ameliyatı ya da şah damarı ameliyatı sonrasında görülebiliyor ama bazen de annemde olduğu gibi nadiren, hiçbir sebebe bağlı olmadan birden bire kendiliğinden gelişebiliyor. Bu durum tabii önce araştırılıyor ama genel anlamda bir sebep bulamıyoruz. Buna da 'idiyopatik kord vokal paralizisi' diyoruz.
Bunun nedeni, yutma hareketi sırasında ses telleri ve sesin gırtlağı kapatması lazım ki yiyecek akciğere kaçmasın. Ancak özellikle sebebi bilinmeyen ses telleri felcinde bu hareket olmuyor ve tolerasyon gelişinceye kadar yiyecekler akciğere kaçıyor. Bu da tıkanma ve öksürüğe neden oluyor.
Bu nedenle 1 aylık sürede çok ciddi olarak, 15 kilo kadar kilo kaybı meydan gelmişti. Bu tip hastalarda sesi iyileştirmek ikinci sebebimiz ama esas olarak yutmayı düzeltebilmek, yemeklerin, özellikle sıvıların akciğere kaçmasını engellemek gerekiyor.
Bu işlemde, enjeksiyon materyalini ses tellerinin arka tarafına yaparak sesi doldurup, orta hatta getirmeye çalışıyoruz. Böylece ses teli orta hatta geldiği için hem sesin yorulmadan çıkması sağlanıyor hem de gıdaların akciğere kaçması engelleniyor.
İşlemden sonraki 6 ay bizim için önemli. Vücut bu süreçte bir adaptasyon mekanizması geliştiriyor. Annemde de öyle. Hala bir ses teli felci var ama yutma güçlüğü ve aspirasyon devam etmediği için herhangi bir şey yapmadan sadece takip ediyoruz."
Antalya'da Okulda Akran Zorbalığı İddiası! 15 Yaşındaki Öğrencinin Çenesi Kırıldı
Antalya’da Kanseri Yenen Ecem, Anne Oldu
Vize Sorunu Çeken Antalya Turizm İşletmelerinden Yeşil Pasaport Çağrısı!