Eski Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Milletvekili Metin Külünk, Antalya'daki kamu, yerel yönetim, bürokrasi ve iş dünyası arasındaki ilişkilere dair sert eleştirilerde bulunarak kentte kurulan rant ve çıkar ağlarını gündeme taşıdı. Akdeniz Üniversitesi'ndeki "sağlık turizmi" usulsüzlüklerine ilişkin iddiaları sosyal medya hesabından alıntılayan Külünk, kentin kaynaklarının "kapalı kapılar arkasında" güç odakları tarafından paylaşıldığını öne sürdü.
Kapalı Kapılar Ardındaki 'Girift' İlişkiler Ağı
Antalya'da bürokrasi, siyaset, yerel yönetimler ve iş dünyası arasında hayrete düşüren "girift ilişkiler" kurulduğunu savunan Külünk, kentin kaynaklarının kimler tarafından yönetileceğine "Antalya'nın jakobenleri" olarak nitelendirdiği kesimlerin karar vermek istediğini belirtti. AKP, MHP, CHP ve diğer siyasi partilerin yurtsever tabanlarına "ranta karşı birleşme" çağrısı yapan eski milletvekili, yurttaşların samimiyeti üzerinden güç devşirildiğini ifade etti. Külünk, sivil toplum ve meslek odalarının rant temelinde dizayn edildiğini öne sürerek, "Kendi aralarında, kapalı kapılar arkasında masalar kurup siyaseti, bürokrasiyi, STK’ları ve cemiyetleri dizayn etmelerine ne kadar daha sessiz kalacaksınız?" ifadelerini kullandı.
Akdeniz Üniversitesi'nde 'Sağlık Turizmi' Şüphesi
Külünk'ün çıkışının merkezinde, Akdeniz Üniversitesi'ndeki sağlık turizmi uygulamalarına yönelik vahim iddialar yer aldı. Eski vekil, kamuoyunda cevap bekleyen soruların sıralandığı ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Sayıştay'ın incelemeye davet edildiği bir paylaşımı alıntılayarak usulsüzlük iddialarını iktidarın ve kamuoyunun gündemine taşıdı. Kurumun itibarı ve kamu kaynaklarının korunması adına aydınlatılması talep edilen iddialar şu şekilde sıralandı:
2021 yılında "adrese teslim" yapıldığı öne sürülen sağlık turizmi ihalesinin neden iptal edildiği ve kamuyu zarara uğratıp uğratmadığı.
Yabancı hastaları getiren aracı şirket ile üniversite arasında resmi bir anlaşma bulunup bulunmadığı.
Yabancı hastalardan alınan ücretlerin hastane kasasına mı yoksa aracı şirkete mi aktarıldığı; hastane dışında aylık on milyonlarca liralık kayıt dışı para trafiği olup olmadığı.
Kanser hastaları randevu sırasında bekletilirken, sağlık turizmi hastalarına ayrıcalık tanınarak tetkiklerinin saatler içinde yapılıp yapılmadığı.
Öğretim üyelerine dağıtılan ek ödemelerdeki devasa uçurumlar (50 bin TL'ye karşılık 500 bin TL) ve bu ödemelerin hangi kriterlere göre dağıtıldığı.

Büyükşehir Belediyesi ve '2028-2029' Hesapları
Açıklamasında yerel siyasetteki güç mücadelelerine de değinen Metin Külünk, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı'nın adalet önünde hesap verdiği bir süreçten geçtiğini vurguladı. Külünk, bir yandan başkanı kurtarmak için sıraya girenlerin, diğer yandan meslek odaları ve STK'lar üzerinden 2028 ve 2029 seçimlerine yönelik kendi siyasi ve kişisel menfaatleri doğrultusunda Antalya'nın geleceğini belirlemeye çalıştıklarını iddia etti. Kamuoyunu bu güç odaklarına karşı itiraz etmeye çağıran Külünk, "İtiraz etme kabiliyetimizi kaybedersek, doğruya doğru, eğriye eğri diyemez hâle gelirsek unutmayın: Bizi köleleştirirler" uyarısında bulundu.
İşte o paylaşımı…
ANTALYA’DA ASLINDA NE OLUYOR? Antalya’da aslında ne oluyor, biliyor musunuz? AK Parti’nin temiz yürekli tabanının, MHP’nin temiz yürekli tabanının, CHP’nin temiz yürekli tabanının ve diğer partilerin milliyetçi ve vatansever tabanının ensesinde boza pişirmeye alışmış Antalya’nın jakobenleri, şehrin kaynaklarının kimler tarafından, hangi ilişkiler üzerinden yönetileceğine de kendileri karar vermek istiyor. Kamu, bürokrasi, siyaset, yerel yönetimler ve iş dünyası arasında öyle girift ilişkilerden söz ediliyor ki dinlediğinizde de okuduğunuzda da hayrete düşüyorsunuz. Aslında uzağa gitmeye gerek yok, gündemi takip etmeniz yeterli. Şimdi Antalyalı kardeşlerime sesleniyorum: AK Parti’nin masum ve kahraman tabanı! Siz hiçbir karşılık beklemeden bu memleket için koşturanlarsınız. Tek beklentiniz, bu ülkenin en iyi noktaya gelmesidir. MHP’nin kahraman tabanı! Vatanseverliğiniz tartışmasız; ülkeniz için mücadeleden çekinmeyen insanlarsınız. CHP’nin yurtsever tabanı! Farklı düşünsek de vatan noktasında bir ve beraberiz. Sivil toplumun, meslek odalarının, cemiyetlerin ve iş dünyasının dürüst, alın teriyle çalışan samimi temsilcileri! Şehrin geleceği için emek veren emekçiler, esnaflar ve diğer siyasi partilere gönül verenler. Şimdi hepinize soruyorum: Sizin bu samimiyetinizin ve içtenliğinizin üzerine birilerinin oturup Antalya’nın kaynaklarını kendileri için güce dönüştürmesine ne kadar daha sessiz kalacaksınız? Kendi aralarında, kapalı kapılar arkasında masalar kurup siyaseti, bürokrasiyi, STK’ları ve cemiyetleri dizayn etmelerine, ardından önünüze gelip “Bunları kabullenmeye mecbursunuz!” demelerine ne kadar daha sessiz kalacaksınız? Antalya siyaseti de sivil toplumu da vatanseverlik temelinde bir araya gelebilecek; doğruya doğru, eğriye eğri diyebilecek güçtedir. Bugün Büyükşehir Belediye Başkanı’nın adalet önünde hesap verdiği süreçte onu kurtarmak için sıraya girenlerin, diğer taraftan 2028 ve 2029 hesapları yaparak STK’lar, meslek odaları ve siyaset üzerinden Antalya’nın geleceğini kendi menfaatlerine göre belirlemeye çalışmalarına ne kadar daha sessiz kalacaksınız? Sizi hiçe sayarak kurdukları masalarda, kalemşörleriyle, güç odaklarıyla kendilerine göre bir Antalya dünyası oluşturmalarına daha ne kadar göz yumacaksınız? İtiraz etme kabiliyetimizi kaybedersek, doğruya doğru, eğriye eğri diyemez hâle gelirsek unutmayın: Bizi köleleştirirler. Oysa biz köle olmayacağız! @Akparti @akpartiantalya7 @MHPANT @antalyachpil
— Metin KÜLÜNK (@mkulunk) October 23, 2026
>