Dünya çapında yankı uyandıran Jeffrey Epstein davasına ilişkin yeni belgelerin kamuoyuyla paylaşılması, Türkiye’yi de kapsayan iddiaları gündeme taşıdı. ABD Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan dosyalarda, 2017 yılında Türkiye’ye yönelik planlanan bazı seyahat ve eğitim organizasyonlarına dair e-posta yazışmaları yer aldı. Belgelerde, Antalya’daki Rixos Otel ve bazı yöneticilerin isimlerinin geçmesi kamuoyunda dikkat çekerken, Epstein bağlantılı kişilerin “spa eğitimi” gerekçesiyle temas kurduğu yönündeki iddialar tartışma yarattı. Söz konusu iddialara ilişkin Rixos Hotels tarafından daha önce yalanlama yapılmıştı. Epstein belgelerinin ardından, 2011 yılında Antalya’daki Rixos Hotels lojmanında hayatını kaybeden stajyer Burak Oğraş yeniden kamuoyunun gündemine geldi. Olayın yeniden tartışılmaya başlanması üzerine, dönemin Antalya Emniyet Müdürü Ali Yılmaz, sosyal medya hesabından kapsamlı bir açıklama yaptı. Yılmaz emekli olduktan sonra Rixos Hotels'de güvenlik müdürü olarak göreve başlamıştı.
ABD Belgeleri Paylaştı! Epstein Dosyasında Şok Antalya Detayı


BURAK OĞRAŞ DOSYASI YENİDEN GÜNDEMDE
Ali Yılmaz açıklamasında, "15 yıl önce Antalya'da Emniyet Müdürü olarak görev yaptığım dönemde Rixos Otel'de staj yapan Burak Uğraş isimli gencin otel lojmanında düşmesi sonucu vefat ettiği, olaya ilgili karakol ve cinayet bürosunun el koyduğu, dosyaya ise savcılık tarafından 'düşüp ölme' olarak kayıt geçtiği anlaşılmıştır. Ölen gencin düşüp ölmediği, cinayete kurban gittiği iddiaları üzerine dosya yeniden açılmış, tanık olarak ifademiz alınmış, dosya Savcılıkça takipsizlik kararı ile tekrar kapanmıştır" dedi.

“DOSYA YENİDEN AÇILDI, TAKİPSİZLİKLE KAPANDI”
Yılmaz, olayın cinayet olduğu yönündeki iddialar üzerine dosyanın yeniden açıldığını, tanık olarak ifadesinin alındığını ancak savcılık tarafından tekrar takipsizlik kararı verildiğini ifade etti. Konunun geçmişte de uluslararası basına yansıdığını hatırlatan Yılmaz, yaklaşık bir yıl önce BBC Türkçe’ye de detaylı açıklama yaptığını aktardı.
"OLAYIN BENİMLE ALAKASI YOKTUR"
Yılmaz, "Güvenlik konusunda birazcık ilgisi olanlar bilirler ki; Bir emniyet müdürünün görevi lojmanda düşen bir çocuk olayının adli tahkikatını yürütmek ya da mahiyetini bu konuda yönlendirmek değildir. Adli tahkikat Cumhuriyet Savcılığı tarafından adli kolluk tarafından yürütülür. Emniyet Müdürlüğü çeşitli birimlerden oluşur. Bu olaya da bağlı Karakol ve Asayiş Şubesi Cinayet Bürosu; Savcının talimatları doğrultusunda tahkikatı yürütmüştür. Olayın benimle ya da başka bir emniyet personelimiz ile hiçbir alakası ve bağı bulunmamaktadır. Bu nedenle olay tarafımdan sahiplenilmemiş, savunma gereği bile duyulmamıştır. Rixos Otellerinde binlerce kişi çalışmaktadır. Patronun ya da çalışanların inancı, mezhebi, ideolojisi ya da kimliği kimseyi ilgilendirmez. Neticede ilişki iş hukuku çerçevesindedir.
“EPSTEİN BELGELERİYLE BAĞ KURULMASI ART NİYETLİDİR”
Açıklamasında, bir emniyet müdürünün adli tahkikat yürütme ya da yönlendirme yetkisi bulunmadığını vurgulayan Ali Yılmaz, sürecin tamamen savcılık ve adli kolluk tarafından yürütüldüğünü belirtti. Epstein belgelerinde Rixos Otel’in adının geçmesiyle Burak Oğraş olayı arasında bağ kurulmasının “art niyetli ve organize bir girişim” olduğunu savunan Yılmaz, "Epstein denilen müptezel kişinin Rixos'ta konaklaması da bu gerçeği değiştirmez. Epstein belgelerinde Rixos otelin isminin geçmesi konusunda işletme sahipleri gerekli açıklamayı yapar. Epstein belgeleri ile Burak Uğraş olayı arasında bir bağ kurulması art niyetli ve organize bir girişimdir. Bunlara itibar edilmemesi kanaatindeyim" dedi.
"GÜN GELİR HESABINI SORAR"
Yılmaz, devletin tüm kurumlarıyla güçlü olduğunu, bir suç ya da ihmal bulunması halinde gereğinin yapılacağını ifade ederek, “15 yıl geçse de devlet hafızası her zaman tazedir. Gün gelir hesabını sorar.” mesajını paylaştı.
