Antalya'da yaşayan 2 çocuk annesi 52 yaşındaki anaokulu öğretmeni Pınar Öztürk, 2 yıl önce Ankara'da bulunduğu sırada hissettiği göğüs ağrısıyla zorlu bir sürece girdi.
Yaşadığı ağrının basit bir iltihaplanma olduğunu düşünerek Antalya Şehir Hastanesi Genel Cerrahi birimine başvuran Öztürk, yapılan ayrıntılı taramaların ardından 50 yaşında meme kanseri gerçeğiyle yüzleşti. Teşhisin hemen ardından Tıbbi Onkoloji Kliniği İdari Sorumlusu Doç. Dr. Yusuf İlhan gözetiminde tedavi planlaması yapılan Öztürk onkoloji servisine alındı.

Tanıdan Kemoterapiye 7 Gün Sürdü
Hastaneye ilk adımı attığı andan itibaren yaşadığı süreci aktaran Pınar Öztürk, "Göğsümde bir ağrı oluştu, Ankara'daydım o esnada. Onun için apar topar buraya geldim. Şehir Hastanesi'nde genel cerrahiye başvurdum. Tamamen tesadüftü, onkoloji alanında hiçbir bilgim yoktu. Zaten göğsümde böyle bir sorun olduğunu düşünerek gelmedim. Bir ağrı vardı ama enfeksiyon olduğunu düşünerek geldim. Sağ olsun, onkoloji doktorumuz Yusuf Hocamla tanıştık. Tanı, MR'lar, PET çekimi; hepsi bir hafta içerisinde gerçekleşti. Ayın birinde hastanedeydim, yedisinde beni kemoterapiye başlattı" ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 6 ay süren 12 kürlük kemoterapi döneminde 13 kilo veren Öztürk, doktorunun yönlendirmeleriyle beslenme ve moral desteğini sürdürdü.
Zorlu Ameliyatın Ardından Tedavi Başarısı
İlaç tedavisinin ardından cerrahi operasyona alınan anaokulu öğretmeni, operasyonla memenin yarısı ve koltuk altı bölgesi temizlenerek sağlığına bir adım daha yaklaştı.
Yaşadığı operasyonu ve sonrasındaki destek sürecini anlatan Öztürk, "Harika bir genel cerrahımız da var. Ameliyat oldum, mememin yarısını aldılar. O bölgeyi, koltuk altını temizlediler. Sonra Yusuf Hocamın kontrolünde devamlı gidip geldik. 6 aya yakın da bir ilaç kullandırdı bana, kemoterapi ilacına denk bir şey. Çok şükür, onu da hallettik, onu da bitirdik" dedi. Radyoterapi etabının da tamamlanmasıyla birlikte 3 aylık periyodik kontroller evresine geçildi.

"Kaçıncı Evre Olduğumu Bile Sormadım Ekibe Güvendim"
Kanserle mücadelenin en önemli unsurunun moral ve hekimle kurulan güçlü güven bağı olduğunu ifade eden Pınar Öztürk, "Evresini bile sormadım. ‘Kaçıncı evre hastayım' demedim. ‘Halledeceğiz Pınar Hanım' diyordu, izah ediyordu" diye konuştu. Yaşadıklarını hayata dair bir olgunlaşma sınavı olarak gördüğünü aktaran Öztürk, "Kanseri de ‘Allah bana ceza olarak verdi' diye düşünmedim, sınavmış. Böyle bir süreç zordu ama güzel bir ekiple karşılaşırsan kolaymış" sözleriyle hekim kadrosuna teşekkür etti. Antalya Şehir Hastanesi'ndeki tedavi olanaklarından duyduğu memnuniyeti dile getiren Öztürk, "Şehir hastanesi çok büyük bir sürprizdi benim için, bu kadarını beklemiyordum, çok memnun kaldım. Hiçbir şey için beklemedim. Hiçbir sıkıntı yaşamadım" diyerek "O korkuyu, endişeyi bana yaşatmadılar. Ölene kadar unutmayacağım" açıklamasında bulundu.

Antalya Şehir Hastanesi'nde Yeni Nesil Tedavi
Antalya Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniği İdari Sorumlusu Doç. Dr. Yusuf İlhan, cerrahi öncesi başlatılan tıbbi tedavinin hedefine ulaştığını belirtti.
Sürecin detaylarını paylaşan Doç. Dr. İlhan, "Dönem dönem zor vakitler tabii ki geçirdi ama iyi bir destek tedavisiyle bu süreçler iyi atlatıldı. Memedeki lezyonda çok belirgin bir küçülme sağlandı ve cerrahi sonuçlar da gerçekten bizim için yüz güldürücü olarak geldi" değerlendirmesinde bulundu.
Ameliyat ve radyoterapisi biten hastanın takibinin 3 ayda bir düzenli yapıldığını aktaran İlhan, tedavi bitse dahi kontrollerin hayat boyu aksatılmaması gerektiğine dikkat çekti.
Uzmanından Hayati Uyarı: "Kanser Artık Umutsuzluk Değil"
Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kadınlara erken teşhis çağrısı yapan Doç. Dr. Yusuf İlhan, 40-69 yaş aralığındaki tüm kadınların 2 yılda 1 kez mamografi çektirmesi gerektiğinin altını çizdi.
Gelişen tıp teknolojilerine işaret eden İlhan, "Gerçekten kanser demek artık umutsuzluk anlamına gelmemeli" diyerek erken yakalanan vakalarda yüksek başarı oranları elde edildiğini söyledi.
Nisan 2024'ten bu yana hizmet veren Tıbbi Onkoloji Kliniği bünyesinde 6 salonda 40'a yakın hastaya aynı anda tedavi uygulandığını, günlük 50'den ve aylık 1.000'den fazla kişiye ulaşılarak bugüne dek 18 bini aşkın hastaya hizmet verildiğini aktaran İlhan, "Burada sadece sistemik kemoterapileri değil, artık onkoloji pratiğinde çok daha sık kullandığımız, yeni nesil tedaviler olarak bilinen immünoterapileri ve halk arasında ‘akıllı ilaçlar' olarak da bilinen hedefe yönelik ilaçları da başarıyla uygulamaktayız" dedi.