Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Eğitim-Sen Antalya Şubesi’den Cuma Düzenlemesine Tepki

Eğitim-Sen Antalya Şubesi’den Cuma Düzenlemesine Tepki

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversitelerde cuma namazı vakitleriyle çakışan mesai, ders, sınav ve uygulamalara ilişkin düzenlemeye Antalya Eğitim-Sen Şubesinden tepki geldi.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversitelerde cuma namazı vakitleriyle çakışan mesai, ders, sınav ve uygulamalara ilişkin düzenlemeye Antalya Eğitim-Sen Şubesinden tepki geldi.

KAYNAK: Uğur Fidan
Eğitim-Sen Antalya Şubesi’den Cuma Düzenlemesine Tepki

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), yazısının ardından Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü de fakültelere ve idari birimlere hitaben bir yazı yayımlayarak, cuma namazı vakitleriyle çakışabilecek faaliyetler konusunda gerekli düzenlemelerin yapılmasını istedi.

Rektörlük tarafından gönderilen yazıda, “Yükseköğretim Kurumlarında cuma namazı vakitleri ile çakışan mesai, ders, sınav ve uygulama düzenlemeleri bakımından, akademik ve idari personel ile öğrencilerin din ve vicdan hürriyetlerini fiilen kullanabilmelerini teminen gerekli kolaylıkların sağlanmasının, Anayasa'nın 24'üncü maddesinde güvence altına alınan din ve vicdan hürriyeti ile 42'nci maddesinde düzenlenen eğitim ve öğretim hakkının birlikte korunmasının doğal bir sonucu olduğu belirtilmektedir. Bu çerçevede, Yükseköğretim Kurumlarında cuma namazı vakitleri ile çakışabilecek nitelikteki mesai, ders, sınav ve uygulamalara ilişkin düzenlemelerin, din ve vicdan hürriyetinin fiili kullanımını ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin sürekliliğini birlikte gözeten bir yaklaşımla yeniden değerlendirilerek; söz konusu faaliyetlerin, cuma namazı saatlerinde yerine getirilecek ibadetleri aksatmayacak şekilde planlanması ve gerekli idari tedbirlerin alınması hususu bildirilmektedir” ifadelerine yer verildi.

"Bir Öğün Yemeği Vermiyorlar"

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, uygulamaya tepki gösterdi. Öztürk, “ Yüksek Öğretim Kurulu’nun böyle bir şey yapması gerçekten yanlış. Cemaat olayına çevirdi. YÖK, YÖK olmaktan çıktı. Tarikat-Cemaat ilişkisine döndü. Tarikatlar ne diyorsa onu yapıyorlar. Biz YÖK’ün kaldırılmasını istiyoruz ancak gelinen duruma bakın. Üniversite dediğimiz toplumla, doğa ile iç içe olması gerekiyor. Liselerde de öğle aralarını buna göre ayarladılar. Biz itiraz ettik. Saat ayarını ilk başta bozdular. Çocuklar hava karanlıkken okula gidiyor, başına ne geleceği belirsiz bir biçimde gidiyor. Bir öğün yemek vermiyorlar bu işlerle uğraşıyorlar. Laik, bilimsel eğitimi reddetmişler” sözleriyle dile getirdi.

antalya

“Kurumsal Özerklik Zayıflatıldı”

Sözlerine devam Öztürk, “Siyasal iktidar, kamu kurumlarını denetimi altına alıp kararları tek merkezden yönetme politikasını en açık biçimde üniversitelerde uygulamıştır. Cumhurbaşkanının rektörleri doğrudan atama yetkisi ve YÖK aracılığıyla sürdürülen denetim sistemi, üniversiteleri tamamen siyasi iktidarın kontrolüne almıştır. Bu durum, üniversitelerde korku ve itaate dayalı bir ortam yaratmış; eleştirel düşünen akademisyenlerin tasfiyesine ve muhalif seslerin susturulmasına yol açmıştır. Akademisyenler üzerindeki baskı, öğrencilerin demokratik haklarının kısıtlanması ve kurumsal özerkliğin zayıflatılmasıyla birleşerek yükseköğretimi derin bir krize sürüklemiştir.

Bugün üniversitelerde ders konulmaması gerici zihniyetin bir göstergesidir. Eğitimin her alanda tarikatlara peşkeş çekilmeye çalışması eğitimi başka bir krize sürükleyecektir” dedi.

antalya

“YÖK Derhal Kapatılmalı”

Üniversitelerin insan, toplum ve doğa yararını önceleyen kamusal kurumlar olmaktan çıktığının altını çizen Öztürk, üniversitelerin piyasacı ve muhafazakar bir akılla yönetildiğini belirtti. Öztürk, “ Başarı ölçütleri; özel şirketlerle yürütülen projelere, sermaye gruplarından alınan fonlara ve ‘rekabet’, ‘verimlilik’ gibi piyasa göstergelerine bağlanmaktadır. Kamusal bilgi üretiminin yerini, bilimi ticarileştiren ve eleştirel düşünceyi daraltan bu süreçler almaktadır.

Eğitim Sen olarak vurguluyoruz: YÖK kapatılmadan üniversiteler üzerindeki baskı iklimi dağıtılamayacak; üniversiteler hak ettikleri bilimsel kurum olma vasfını geri kazanamayacaktır. Ancak artık yalnızca YÖK’ün kaldırılması yeterli değildir; yükseköğretimde gerçek bir dönüşüm için bu sistemin yapısal temellerinin bütünüyle değiştirilmesi zorunludur. Bu nedenle üniversitelerin demokratikleştirilmesi önündeki en temel engellerden birisi olan YÖK derhal kapatılmalı, üniversiteler arasında koordinasyonu sağlayacak, demokratik, katılımcı ve çoğulcu modeller hayata geçirilmelidir” sözleriyle YÖK’ün kapatılmasına vurgu yaptı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız