17 Ekim 2005’te kurulan Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş), 21’inci kuruluş yıl dönümünde yayımladığı açıklamayla mücadele kararlılığını yineledi. Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, sendikanın 155 bin üyeye ulaştığını belirtirken Cumhuriyet devrimlerini, eğitim emekçilerinin haklarını ve laik, bilimsel eğitim anlayışını savunmayı sürdüreceklerini bildirdi. Eğitim-İş’in kuruluş yıl dönümü açıklamasında sendikanın tarihsel mirası, eğitim sistemine yönelik eleştiriler ve emek mücadelesi öne çıktı.
Eğitim-İş’in Mücadelesi Köklü Bir Geçmişe Dayanıyor
Sendika, kuruluşunun 21’inci yılında öğretmen örgütlenmesinin tarihsel geçmişine dikkat çekti. Açıklamada, mücadelenin yalnızca 2005 yılında başlamadığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
“Yola çıkışımız 2005 olsa da bu çınarın kökleri, yüzyılı aşan öğretmen mücadelesine dayanıyor. Encümen-i Muallimîn’den TÖS’e, TÖB-DER’den 12 Eylül faşizminin ardından kurulan ilk sendika olan Eğitim-İş’e uzanıyor.”
Köy Enstitüleriyle simgeleşen aydınlanma mirasına da değinilen açıklamada, sendikanın hak arama mücadelesini sürdüreceği belirtildi.
“Eğitim Mücadelesi Aydınlık Bir Toplum Mücadelesidir”
Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, eğitim alanındaki sorunların toplumsal sorunlardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, okul ortamında yaşanan can kayıpları, MESEM’lerde hayatını kaybeden çocuklar ve emekçilerin hak kayıpları gündeme getirildi.
“Bu yıl, okulun toplumdan yalıtılmış bir ada olmadığı, birçok kez daha kanıtlandı. Öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz en güvenli yer olması gereken okullarda hayatını kaybetti. Okul sıralarında olması gereken küçük bedenler MESEM’lerde iş cinayetine kurban gitti; emekçiler alın terinin karşılığını alamadı; halkımızın iradesi türlü oyunlarla gasp edildi. Okulun derdi toplumun derdidir. Eğitim mücadelesi aydınlık bir toplum mücadelesidir.”
Eğitim-İş’ten Laik ve Bilimsel Eğitim Vurgusu
Eğitim sisteminde yaşanan tartışmalara değinen sendika, zorunlu eğitim süresi, karma eğitim ve çocuk işçiliği konularındaki kaygılarını dile getirdi. Okulların tarikat ve cemaatlerin etkisine bırakılmasına karşı çıkan Eğitim-İş, laik, bilimsel ve kamusal eğitim anlayışını savunmayı sürdüreceğini bildirdi. Açıklamada konuya ilişkin şu ifadeler yer aldı:
“Bugün eğitim, piyasacı ve gerici politikalarla kuşatılmak isteniyor. Zorunlu eğitim süresi ve karma eğitim tartışmaya açılıyor, çocuklarımız okuldan koparılıp ucuz iş gücüne dönüştürülüyor, okullar tarikat ve cemaatlerin arka bahçesine dönüştürülmek isteniyor. Çünkü özgür yurttaşlar, ancak demokratik bir toplumda yetişebilir.”
“Eğitim Emekçilerinin Yanında Olmaya Devam Edeceğiz”
Eğitim-İş, mücadelesini yalnızca eğitim çalışanlarının özlük haklarıyla sınırlamadığını belirtti. Sendika; işçiler, emekliler, öğrenciler, akademisyenler ve gazetecilerle dayanışmayı sürdüreceğini açıkladı. Kuruluş yıl dönümü mesajında şu ifadelere yer verildi:
“Bu bilinçle; hakkını arayan işçiyle, yoksullaştırılan emekliyle, geleceği elinden alınan öğrenciyle, bilimsel özgürlüğü engellenen akademisyenle ve susturulmak istenen gazeteciyle omuz omuza durduk, durmaya devam edeceğiz. Halk iradesini, demokrasiyi ve barışı savunduk, savunmaya devam edeceğiz.”
Eğitim-İş 21’inci Yılında Mücadele Mesajı Verdi
Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, kuruluş yıl dönümü açıklamasında Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitim emekçilerine emanet ettiği aydınlanma mirasını geleceğe taşıma kararlılığını yineledi. Açıklamada İsmail Hakkı Tonguç ve Fakir Baykurt başta olmak üzere aydınlanma mücadelesine katkı sunan eğitim emekçileri anıldı. Sendika, 21 yıllık mücadele sürecinde kendilerine destek veren üyelerine, şube ve temsilciliklerine, kurucularına ve öncü kuşaklara teşekkür etti. Açıklamanın sonunda Eğitim-İş’in temel ilkeleri şu sözlerle vurgulandı:
“Aydınlık yarınlarımızı karanlığa sürüklemeye çalışanlara karşı gücünü haklılığından ve örgütlü iradesinden alan sendikamız Eğitim-İş, Cumhuriyetimizin ve emeğin yılmaz savunucusu olmaya devam edecek; ‘tam bağımsız sendikacılık, tam bağımsız Türkiye’ ilkesiyle uzun yürüyüşümüz sürecektir. Yaşasın Eğitim-İş! Yaşasın Cumhuriyet! İlelebet Cumhuriyet!”