Sadece çevresel hedeflerin değil, Antalya'nın kriz çözme ve sürdürülebilir kent yönetimi kapasitesinin de dünya sahnesine çıkacağı COP31 için geri sayım başladı. EXPO alanında "Mavi Alan" ve "Yeşil Alan" olarak yürütülen fiziksel hazırlıklar tüm hızıyla sürerken, turizm sektörünün çatı örgütlerinden SAYD, operasyonel kusursuzluk için kritik noktaların altını çizdi.
"COP31 Trafiği Alıştığımız Yaz Turizmine Benzemez"
SAYD Başkanı Mehmet Gem, Antalya'nın devasa insan akışlarını yönetme konusunda çok güçlü bir altyapıya ve deneyime sahip olduğunu belirtti. Ancak iklim zirvesinin çok daha hassas bir zaman yönetimi gerektirdiğini vurguladı. Gem, "Kundu, Lara, Belek ve şehir merkezinden EXPO alanına yönelecek yoğun delegasyon trafiği, alıştığımız yaz turizmi hareketliliğinden çok daha farklı, dakikaların bile önemli olduğu bir dinamik gerektiriyor. Bu nedenle bölgedeki altyapı ve yol genişletme çalışmaları; akıllı ulaşım sistemleri, alternatif güzergahlar ve entegre toplu taşıma ağlarıyla desteklenerek olası darboğazlar baştan çözülmelidir” ifadelerini kullandı.

Geçmişteki "Brezilya Krizi" Antalya'da Yaşanmamalı
Zirvenin operasyonel ayağı kadar kentin küresel güvenilirliğini belirleyecek en önemli unsurun "konaklama etiği" olacağı ifade edildi. Geçmiş yıllarda Brezilya'da düzenlenen küresel zirvelerde baş gösteren konaklama krizlerinin ve fahiş/öngörülemeyen fiyat dalgalanmalarının Antalya'da tekrarlanmaması gerektiği sert bir dille aktarıldı. Sektör temsilcilerinin kısa vadeli ticari refleksler yerine, makul fiyat politikalarına ve mevcut kontratlara sadık kalması gerektiği, bunun uluslararası algı için belirleyici rol oynayacağı hatırlatıldı.
Diplomatik Teamüllere Uygun Rezervasyon Modeli
Büyükelçiliklerin, yabancı devlet kurumlarının ve uluslararası delegasyonların kendi çözüm ortakları veya diplomatik ağları üzerinden doğrudan rezervasyon yapmalarının küresel bir standart olduğunu hatırlatan SAYD yönetimi, kurulacak dijital altyapının bu kurallara tam uyumlu olması gerektiğini belirtti. Sektörde kurgulanacak koordinasyon sistemlerinin dayatmadan uzak, kapsayıcı ve alternatif kanallara açık bir modelle işletilmesi gerektiği savunuldu.
COP31 zirvesinin ev sahibi ülkenin vizyonunu ve iş yapma kültürünü dünyaya gösteren devasa bir ayna olduğunu belirten Mehmet Gem, Antalya'nın bu sınavdan yüksek iş etiğiyle çıkmasının Türkiye turizm tarihinin en büyük başarı hikayesi olacağını ifade etti.