Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Antalya | ÇMO Antalya'dan Orman Yangınları İçin Krtik Uyarı!

ÇMO Antalya'dan Orman Yangınları İçin Krtik Uyarı!

Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Antalya Şubesi hem Türkiye’de hem de Antalya’da çıkan orman yangınlarıyla ilgili açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, yangınlara karşı bilim temelli sürdürülebilir politikaların şart olduğunu belirtti.

Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Antalya Şubesi hem Türkiye’de hem de Antalya’da çıkan orman yangınlarıyla ilgili açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, yangınlara karşı bilim temelli sürdürülebilir politikaların şart olduğunu belirtti.

ÇMO Antalya'dan Orman Yangınları İçin Krtik Uyarı!

1 Haziran itibariyle Türkiye’de bin 516 orman yangını çıkarken Antalya’da ise son 10 günde 17 orman yangını çıktı. Antalya’da çıkan orman yangınlarında 45 hektar orman alanı 5 hektar ise orman dışı alan zarar gördü. Antalya’nın yanı sıra İzmir, Hatay, Manisa başta olmak üzere birçok ilde de orman yangını meydana geldi. ÇMO Antalya Şubesi’nce yapılan açıklamada, “2021 yılında Manavgat’ta yaşadığımız büyük felaketin izleri hâlâ hafızalardayken, bu hafta sonu Türkiye’nin pek çok bölgesinde yeniden büyük orman yangınlarıyla karşı karşıya kaldık. Artan sıcaklık dalgaları, kuraklık ve insan faaliyetleriyle birleştiğinde yangın riski çok daha yaygın ve yıkıcı hale gelmektedir. Avrupa Çevre Ajansı’nın 28 Haziran 2025 tarihli raporunda da vurgulandığı gibi, Avrupa genelinde ormanların karbon tutma kapasitesi zayıflamaktadır. Bu durum sadece iklim hedeflerini değil, aynı zamanda orman ekosistemlerinin ve biyoçeşitliliğin geleceğini de tehdit etmektedir. Türkiye’nin bir parçası olduğu Akdeniz Havzası, iklim değişikliğinden en fazla etkilenen bölgelerden biridir. Yangın sezonunun uzaması, daha erken ve şiddetli sıcak hava dalgalarının başlaması artık yeni normaldir. Ormanlar, yalnızca karbon yutağı değildir; aynı zamanda yaban hayatının evidir, su döngüsünün temelidir, toprak erozyonunun doğal önleyicisidir ve yerel iklimin dengeleyicisidir. Ormanların tahrip olması; sadece ağaçların değil, binlerce türün, su kaynaklarının, toprağın ve yerel yaşamın yok olması anlamına gelir. Yangınlar sonrası ortaya çıkan ince partiküller (PM2.5) hava kalitesini ciddi şekilde bozar, halk sağlığını tehdit eder, yüzey akışıyla birlikte su kaynakları kirlenir ve toprak kayıpları yaşanır” denildi.

ÇMO Antalya'dan Orman Yangınları İçin Krtik Uyarı!

“YANGINA KARŞI DUYARLILIK TOPLUMSAL GÖREVDİR”

Açıklamanın devamında ise, “Bugün yaşadığımız yangınların çoğu insan kaynaklıdır. Anız yakma, tarımsal atıkların uygun olmayan şekilde doğaya bırakılması, orman içinde izinsiz girişler ve enerji nakil hatlarından kaynaklı kıvılcımlar yangınların başlıca nedenleri arasında yer almaktadır. Bu ihmallerin bedelini yalnızca ormanlar değil, tüm yaşam ödemektedir. Ormanların korunması yalnızca iklim nötrlüğü hedefleri için değil, doğa temelli çözümler ve biyoçeşitlilik açısından da vazgeçilmezdir. Bu bağlamda: Orman yangınlarına karşı önleyici çevresel risk haritaları hazırlanmalı, karbon yutağı kapasitesi azalan alanlar restorasyon önceliği olarak belirlenmeli, ormanlık alanlarda evsel ve tarımsal atık dökümüne karşı etkili denetim sistemleri kurulmalı, yangın sonrası toprak ve su kalitesi izleme sistemleri geliştirilmelidir. Yanmış alanların doğal süreçlere uygun, yerli türlerle yeniden yeşertilmesi, yamaç ve su kenarlarında erozyon kontrolü sağlanması ve yeşil altyapı uygulamaları (örneğin yağmur bahçeleri, su tutucu teraslar) doğanın kendi iyileşme kapasitesini destekleyecektir. Doğayı mühendisliğin yanı sıra doğa temelli çözümlerle korumak gerekmektedir. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak, merkezi ve yerel tüm kurumları, karar alıcıları ve yurttaşlarımızı iklim değişikliği gerçeğini gözeten, doğayla uyumlu, katılımcı, veri temelli ve sürekli bir orman koruma politikası oluşturmaya çağırıyoruz. Unutulmamalıdır ki, yangınla mücadele yalnızca yaz aylarında değil, yıl boyunca süren bilimsel, toplumsal ve ekolojik bir görevdir” ifadelerine yer verildi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız