62’nci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde sahneye çıkan devlet sanatçısı Bilge Şen, ödül konuşmasında “Devlet bana o kadar az maaş veriyor ki yoksulluk sınırının altındayım” sözleriyle büyük yankı uyandırdı. Bu konuşmanın ardından Bilge Şen kimdir? Nerelidir?

Bilge Şen Kimdir, Nerelidir?
Bilge Şen, 25 Ocak 1944’te İzmir’in Ödemiş ilçesinde dünyaya geldi. Dört çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu olan Şen’in babası Şakir Şen pamuk, tütün ve zeytin ticaretiyle uğraşırken amatör olarak tiyatro da yapıyordu. Sanatla ilk kez altı yaşında tiyatro sahnesinde tanışan Şen, küçük yaşlardan itibaren oyunculuk sevgisini geliştirdi.

Bilge Şen’in Kariyeri Nasıl Başladı?
İlkokulu Ödemiş’te tamamlayan sanatçı, ortaokul yıllarında okul oyunlarında rol aldı. Ankara Devlet Tiyatrosu sınavını kazanarak tiyatro eğitimi aldı ve 1963 yılında konservatuvarın tiyatro bölümünden mezun oldu. Aynı yıl Arena Tiyatrosu’nda profesyonel oyunculuğa başladı.
Uzun yıllar Gen-Ar, Ulvi Uraz, Devekuşu Kabare, Dostlar Tiyatrosu ve Gülriz Sururi–Engin Cezzar Tiyatrosu gibi topluluklarda sahne aldı. 1979’da Devlet Tiyatroları kadrosuna katıldı ve önce Bursa, ardından İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda görev yaptı.
Bilge Şen Kaç Yaşında?
1944 doğumlu olan usta sanatçı Bilge Şen 81 yaşındadır ve hâlâ aktif olarak tiyatro ve televizyon projelerinde yer almaktadır.

Bilge Şen'in Eşi Kim?
Bilge Şen, oyuncu Gazanfer Ündüz ile evlidir. Sanatçı daha önce üç kez evlenmiş, 2013 yılında Ündüz ile dördüncü evliliğini yapmıştır.
Bilge Şen Altın Portakal Konuşmasında Ne Dedi?
Antalya’da düzenlenen 62’nci Altın Portakal Film Festivali, ödül töreniyle sona erdi. Tiyatro ve sinema dünyasının usta ismi 81 yaşındaki Bilge Şen, sahnede yaptığı samimi konuşmayla geceye damgasını vurdu. Devlet sanatçısı unvanına sahip Şen, aldığı maaşın geçimini sağlamaya yetmediğini dile getirdi. “Devlet bana o kadar az maaş veriyor ki, yoksulluk sınırının altındayım” diyen sanatçı, konuşmasıyla salondaki izleyicilerden büyük alkış aldı. Konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
"65. senem. Hala çalışıyorum. Bazen konuk oyuncu, bazen bir bölüm, bazen iki bölüm. Hani yukarıdakiler 1,5 milyon, 2 milyon. Yurt dışında oynarsa yüzde, biz oynuyoruz 5 bin, 6 bin, 10 bin. Bunun yanı sıra devlet sanatçısıyım. Devlet konservatuvarı mezunuyum. Berlin Ensemble mezunuyum. Actors Studio mezunuyum. 52 tane oyunda başrol oynadım, 46 senede. Tiyatroyu hiçbir şeye değişmem. Ayrıca, o kadar güzel filmlerde oynadım ki, hepsinin sayısı olsa olsa 13, 14. Babam ve Oğlum'da oynadım. Ne mutlu bir şey. Onun için film dünyası bizim için gelip geçici ama tiyatro tabii ki kalıcı. Şimdi de ne yapıyorum? Devlet bana o kadar az bir maaş veriyor ki, yoksulluk sınıfının altındayım. Özel ders veriyorum. 81 yaşında hala çalışıyorum. Ama çalışmam lazım. Zaten çalıştığım için 30 yaşında gibiyim. Yoksa öleceğim. Hep çalışıyorum, çalışıyorum, çalışıyorum. Herkese yaşlılık psikolojisine girmeden çalışmasını tavsiye ediyorum. Beynimin sol tarafı da çalışmaya başladı, çok mutluyum. Her şeyi hatırlıyorum. Özgürlük adına, içerideki dostlarımızın bir gün özgür kalması adına... Ülkemin, canım ülkemin, altı üstü zengin, dört denizi olan ülkemin, özgürlüğe kavuşup demokrasiyle idame etmesini istiyorum. Ölünceye kadar, ölünceye kadar...”
