Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği'nin (TÜRKİYEM-BİR) "Merkez Türkiye" temasıyla Antalya'da düzenlediği kongrenin açılışında önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Yumaklı, küresel risklerden hayvancılık yol haritasına, fahiş fiyat uyarısından meteorolojik müjdelere kadar pek çok konuya değindi.
Küresel Riskler ve Türkiye’nin Pozisyonu
Bakanı Yumaklı, “Bölgesel çatışmalar, bunların getirdiği riskler, enerji, arz güvenliği çok boyutlu şekilde karşımıza sadece günler bazında değil, hatta saatler bazında geliyor. Sizler de buna uyum sağlamak zorunda kalıyorsunuz. Bugün sadece Hürmüz Boğazı konusunun dünya ticaretini, hatta dünya hayatını nasıl etkilediğini yakından izliyoruz. Bazı ülkelerin çalışma saatlerini, eğitim-öğretim pozisyonlarını değiştirdiği, kullanmış oldukları temel ürünlere ilişkin çok farklı davranış biçimleri geliştirdiğini görüyoruz. Elbette bu tablo Türkiye'nin bulunduğu coğrafya itibarıyla adeta bir barış adası olarak pozisyonlu rolünü her zamankinden çok daha kritik hale getirmiş durumda. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen çok yönlü ülkemizin gücünü de etkinliğini de artırmış oluyor” sözleriyle Hürmüz Boğazı’na değindi.

Son 23 Yılda Üretimdeki Devasa Artış
Hayvan yetiştiriciliğine değinen Bakan Yumaklı “Son 23 yılda büyükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 78. Küçükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 81. Kırmızı et üretimindeki artış yüzde 170. Süt üretiminde yüzde 167. Tavuk eti üretiminde yüzde 302. 65 milyonluk nüfustan 86 milyona geldiğimizde 20 milyonluk yaklaşık turizm ziyaretçilerinden şu anda 60-70 milyonlara gelen bir sayıya ulaştığımızı da göz önüne alırsak bu rakamların ne kadar önemli olduğunu da hissetmiş oluruz. 2024 yılında hayvancılık yol haritamızı açıkladık. 2024 ve 2028 dönemini kapsayacağının özellikle altını çizdik. Bu planlamada verimliliği, kaliteyi ve sürdürülebilirliği öncelediğimizi özellikle ifade ettik. Bu planlamayla sadece ülkemizdeki ihtiyacı karşılamak değil, aynı zamanda üretim kabiliyeti olmayan ülkelerin de tedariğini sağlayabilecek kapasitesi olmasına önemli vurgu yaptık” dedi.
Hayvansal Üretim ve Yem Entegrasyonu
Su planlamasından da söz eden Bakan Yumaklı, “Büyükbaş hayvan sayımız yüzde 6,8 arttı. Küçükbaş hayvan sayımız yüzde 10,5 arttı. Kanatlı eti üretimimiz yüzde 20 arttı. Elbette hayvansal üretimdeki bu artışın yem üretimi açısından da önemi büyük. Hayvansal üretimin temel taşı şüphesiz ki yem. Dane mısır üretimimizde 4 katlık artış var, 8,5 milyon tona ulaştı. Su planlaması, tarım sektörü için büyük bir zorunluluk. Bir diğer stratejik ürünümüz soya. Soyayı özel olarak destekledik ve üretim planlaması kapsamına aldık. Sektörün soya üretiminin artırılmasında daha fazla rol almasını istiyoruz” dedi.
Havza Bazlı Üretim ve Destekler
Bakan Yumaklı yem konusunda; “Bu bir dönüşüm başlangıcıdır. Örneğin süt havzası olarak belirlemiş olduğumuz illerde ilave yüzde 50 planlı üretim desteği veriyoruz. 2006 üretim yılından itibaren ilk defa yulaf, çavdar, tritikale gibi önemli yem ham maddelerini de planlı üretim desteği kapsamına aldık. Bu adımların temel amacı yem maliyetlerini düşürmek. Türkiye'nin yem sanayinde Avrupa'da birinciliği ve dünyada yedinciliği tarımımızın gelişimine paralel hareket etmekte. 2025 yılı itibarıyla karma yem işletme sayısı 1718, yıllık üretim kapasitesi 40 milyon ton ama yaklaşık 30,7 milyon ton gibi bir üretimimiz var. İhtiyaç duyduğumuzda 10 milyon tonluk bir alanımız daha var” şeklinde açıklama da bulundu.

Fahiş Fiyat ve "Dayatma" Uyarısı
Üreticilerin kazanamaması durumunda sanayicilerinde biteceğinden söz eden Bakan Yumaklı, “Yem fiyatlarındaki her sarsıntı, vatandaşın sütüne, etine ve ekmeğine doğrudan etki ediyor. Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için herhangi bir toleransımız olmayacak. Ticaret Bakanlığımızla birlikte bu tedarik zinciri anlık takip ediliyor. Ayrıca; 'Eğer yeminizi benden almazsanız ürününüzü almam' ya da 'aldırmam' gibi dayatmaların kabul edilebilir bir tarafı yok. Üreticiler kazanamazsa, ahırlar boş kalırsa, yarın sanayicinin de satacağı bir üründen bahsetmek çok mümkün olmaz” sözlerine yer verdi.
Kuraklık Riski Geride Kaldı
Bakan Yumaklı, “Güzel haberi baştan söyleyelim. İnşallah bu yıl kuraklık riskini büyük ölçüde atlatmış durumdayız. Çok şükür bütün tarımsal ürünlerde olduğu gibi mera kullanımlarında da yem bitkisi üretiminde de ciddi artış olacağını düşünüyoruz. Barajlarımız doldu, doluyor. Meteorolojik veriler bu yıl sulak alanlardaki üretimin kıraç alanlardaki üretimle neredeyse yakın bir rekolteye sahip olacağını gösteriyor. Eskiden kıraç alanlarla sulak alanlar arasında çok ciddi bir fark olurdu. Ama bu yıl o aradaki farkın kapanacağını öngörüyoruz” kuraklığa değinerek sözlerini tamamladı.