Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Şubat ayı verilerine göre TÜFE aylık yüzde 2,96, yıllık ise yüzde 31,53 oranında artış gösterdi. Verileri analiz eden ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, enflasyonun dirençli karakterine ve küresel risklerin yerel piyasalara olası yansımalarına dikkat çekti.
"Enflasyon Canlı ve Dirençli Karakterini Koruyor"
Şubat ayı verilerinin, dezenflasyon sürecinin doğrusal bir patikada ilerlemediğini ortaya koyduğunu belirten Başkan Hacısüleyman, fiyat artışlarının alt sınıfların büyük bölümüne yayılmasının enflasyonun halen canlı olduğunu gösterdiğini ifade etti. 174 alt sınıftan 142’sinde fiyat artışı yaşandığını kaydeden Hacısüleyman, bu tablonun fiyat artışlarının geniş tabanlı bir görünüm sergilediğini ispatladığını söyledi. Üretici fiyatlarındaki (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 27,56’lık artışın maliyet baskısının sanayi genelinde sürdüğüne işaret ettiğini dile getiren Hacısüleyman; madencilik, imalat ve su temini gibi sektörlerdeki yükselişin maliyet artışlarının yalnızca enerji kaynaklı olmadığını, üretim zincirinin geneline yayıldığını gösterdiğini belirtti.

Gıda ve Hizmet Sektöründe Yüksek Seyir
Ana harcama grupları incelendiğinde Şubat ayında en yüksek aylık artışın yüzde 8,02 ile "Sigorta ve finansal hizmetler" grubunda görüldüğünü aktaran Hacısüleyman, bu grubu yüzde 6,89 ile gıda ve yüzde 3,97 ile eğitim hizmetlerinin izlediğini bildirdi. Gıda grubundaki yıllık artışın yüzde 36,44’e ulaştığını, eğitim hizmetlerinde ise yüzde 55,78 ile yüksek seyrin korunduğunu ifade eden Başkan, lokantalar, sağlık ve ulaştırma gibi kalemlerdeki artışlarla birlikte enflasyonun hem mal hem de hizmet gruplarında eş zamanlı bir baskı oluşturduğunu vurguladı. Giyim ve ayakkabı grubunda ise aylık yüzde 5,31’lik bir düşüş yaşandığı bilgisini paylaştı.
Küresel Riskler ve Enerji Fiyatları Uyarısı
Özellikle ABD-İran hattında tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin risk algısının enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açabileceği konusunda uyaran Hacısüleyman, küresel jeopolitik risklerin iç piyasadaki ulaştırma, üretim ve lojistik maliyetlerini doğrudan etkileme potansiyeli taşıdığını belirtti. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki olası artışların sanayi üretim maliyetlerini zincirleme biçimde tetikleyebileceğini kaydeden ATSO Başkanı, dış kaynaklı maliyet unsurlarının enflasyonla mücadele sürecini daha hassas bir zemine taşıdığını ifade etti.

Mücadelede Kritik Dönem
Hizmetler grubundaki fiyat katılığının, enflasyonun kalıcı fiyatlama davranışlarından beslendiğini düşündürdüğünü söyleyen Hacısüleyman, üretici fiyatlarındaki artışın devam etmesinin önümüzdeki dönemde tüketici fiyatları üzerinde baskı yaratabileceğini belirtti. Fiyat istikrarının kalıcı hale gelmesi için temkinli para politikası duruşunun, mali disiplinin ve üretim odaklı yapısal adımların birlikte yürütülmesinin her zamankinden daha büyük önem kazandığını vurgulayarak açıklamasını tamamladı.
TÜİK Şubat Ayı Enflasyonunu Açıkladı! Yıllık Enflasyon Yüzde 31,53 Oldu
İYİ Partili Mısırlı’dan Ekonomi Çıkışı: "Borç Batağında Yüzüyoruz!"
