6 Şubat Deprem Felaketi'nde 50 binden fazla yurttaşın yaşamını yitirdiği Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yılında, Antalya için dikkat çeken bir uyarı geldi. Akdeniz Gerçek’e açıklama yapan Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı, Antalya’nın deprem riski açısından sanıldığı kadar güvenli olmadığını söyledi.


“AFET ÖNCESİ DEĞİL, AFET SONRASI ÇALIŞIYORUZ”
Depremlerden üç yıl geçmesine rağmen ağırlıklı olarak afet sonrası süreçlere odaklanıldığını belirten Başkan Karancı, “Depremin üzerine tam 3 yıl geçti. Tabi biz afetler öncesine değil, afetler sonrasına daha çok odaklanıyoruz. Dolayısıyla merkezi idarenin bu noktada o bölgedeki hasar alan yapıların yenilenmesiyle ilgili süreçleri bu 3 yıl boyunca daha çok gözlemledik. Dolayısıyla afet öncesi değil, afet sonrası çalışmalarının hızlı bir şekilde yürütüldüğünü görüyoruz. O bölgede bizim daha önce uyarlarımız vardı. Kahramanmaraş Pazarçık ilçesinde 7.4 büyüklüğünde bir sismik boşluğun oluştuğunu ve olası bir depremde büyük felaketle karşılaşılabileceğini bizim genel merkezimiz raporlarda resmi olarak da iletmişti. Bugün sadece bunun Maraş'ta değil, Türkiye'nin bir çok ilinde de benzer uyarları yapabiliriz. Antalya için de geçmişten gelen güvenli alan bilgisinin doğru olmadığını, Antalya'nın da kendi ölçeğinde riskli alanları barındırdığını rahatlıkla söyleyebilirim” dedi.

YENİ DİRİ FAY HARİTASINA ANTALYA İŞLENEBİLİR
Antalya’nın uzun yıllar deprem haritalarında düşük riskli alan olarak gösterildiğini ancak bu algının değiştiğini ifade eden Karancı, “1945 yılından günümüze kadar deprem haritaları sürekli revize ediliyor ve yenileniyor. Türkiye Diri Fay Haritası sürekli revize ediliyor ve yenileniyor. Hatta önümüzdeki mart ayı içerisinde, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (META) yeni diri fay haritasını açıklayacak. Bunu ilk kez de buradan söyleyebilirim muhtemelen bu diri fay haritasında 485 olan fay sayısı yaklaşık 600'de, belki de 600'ün üzerinde bir rakama ulaşacak. Ve bunun içerisinde siz girdiğinizde baktığınızda Antalya'da bugüne kadar şehir merkezinde diri fay görünmezken, mart ayında yapılacak yeni haritada Antalya'da diri fayların da olduğu muhtemelen haritada işlenecek. Bizler de bu süreçleri takip ediyoruz. Dolayısıyla biz Antalya'da Akdeniz'in içerisindeki Afrika kıtasının Anadolu levhasının altına daldığı bu dalma batma zonunu da yakından takip edemiyoruz. Bu bölgede ciddi bir denizaltı, deniz tabanında yapılacak çalışmalara gerek duyduğunu düşünüyoruz. Antalya'nın geçmiş yıllarda haritalara baktığımızda hep güvenilir alanda, beyaz alanda kaldığını gördük. Ama yıllar geçtikçe haritalarımız kırmızıya doğru renklenmeye başlandı.” diye konuştu.

“ANTALYA’NIN ALTYAPISI DEPREME HAZIR DEĞİL”
Antalya’nın altyapısının depreme hazır olmadığını dile getiren Karancı, “Antalya altyapı hazır mı derseniz, Antalya'mız altyapı hazır olduğunu düşünmüyorum. Bunun gerekçesi de bölgemizde ciddi bir çalışma yapılmamasından kaynaklı. Antalya'da da gerçekten depremselliğin yüksek olduğu son dönemlerde ortaya çıktı. Geçmiş yapı stoğumuza baktığımızda Antalya'yı şehirleşmenin yoğun olduğu 1970'li 1980'li yıllarda deprem riskini ön görmeyerek ve yüksek katlı yapılaşmalar yaptık. Zemin etütleri yeteri kadar kontrol edilmedi. O dönemdeki inşaat kaliteleri ve mühendislik hizmetleri üst düzeyde değildi. Dolayısıyla günümüze geldiğimizde özellikle 1999 yılı öncesinde yapılan yapıların, olası bir depremde hasar alabileceğini, yıkımların olabileceğini çok rahatlıkla söyleyebilirim. Zaten mevcutta Burdur fay hattı Antalya'ya yaklaşık 100 km mesafe 300 km uzunluğunda burada olacak bir kırılmanın da Antalya'ya etkileyebileceğini, hasar verebileceğini biliyoruz. Dolayısıyla Antalya'da hızlı bir şekilde, özellikle belediyelerin ruhsat verme aşamasında zemin etütlerini yerinde denetlemesi gerektiğini, mevzuata uygun mutlak suretle zemin etütlerinin yapılması gerektiğini söyleyebiliriz. Bunun dışında imara açılacak alanlarda, tarımsal alanlardan uzak durarak, yer altı suyu seviyesinin yüzeye yakın olduğu noktalardan uzak durarak, güvenli bölgelerde yapılaşmayı açmamız gerekiyor. Rant odaklı bir yapılaşma sonunda felakete dönüştüğünü görüyoruz” diyerek sözlerini tamamladı
