Antalya’nın Gündoğmuş ilçesinde bulunan Gürlevik Yaylası, sadece hayvancılıkla uğraşan köylüler için değil, çevredeki yedi köyün içme suyu ihtiyacı için de vazgeçilmez bir kaynak. Kayaların arasından doğal olarak çıkan su, yaylayı bölgenin “su pınarı” haline getiriyor. Ancak yeniden bölgeye gelen iş makineleri, yaylada maden sondajı yapılacağına dair endişeleri büyüttü.

Halitağalar Köyü Muhtarı Mehmet Er, “Bu yayla sadece su değil, geçmişimizin ayak izi, atalarımızın bize bıraktığı bir emanet. Biz burada doğduk, burada yaşıyoruz, burada öleceğiz. Yaylamız giderse sadece suyumuz değil, geçmişimiz de elimizden alınmış olur” diyerek endişesini dile getirdi.

“Ata Yurdumuz Burası”
Yaylada yapılmak istenen maden arama faaliyetinin hayvancılığı bitireceğini düşünen köylüler, bunun sadece ekonomik değil aynı zamanda kültürel bir yıkım anlamına geldiğini söylüyor. “Ata yurdumuz burası” diyen muhtar Er, “Hayvanlarımızı otlatacak meramız kalmazsa biz göç etmek zorunda kalırız. Bu yalnızca köylünün değil, Antalya’nın kaybı olur” ifadelerini kullandı.

Ruhsatsız Sondaj Girişimiyle Gürlevik Tehlike Altında
Köylüler, şirketin Konya sınırlarında aldığı izinle Antalya bölgesinde sondaj yapamayacağını belirtiyor. Habersizce başlatılmak istenen çalışmaya karşı çıkan yöre halkı, “Sondaj vurulduğu an buranın su pınarı yok olur” diyerek tepkisini ortaya koyuyor.
Muhtar Er ise bu duruma tepki gösterek, “Ellerinde hangi kağıt olursa olsun, hangi ruhsatı alırlarsa alsınlar, bizim rızamız olmadan bu topraklarda bir çivi bile çaktırmayacağız. Bizim için bu suyun kesilmesi yaşamın kesilmesi demektir” sözleriyle kararlılığı vurguladı.

Yörükler Kararlı: “Bedel Ödemek Gerekirse Öderiz”
Yaylada halen yaz mevsimini geçiren Yörükler, iş makinelerinin bölgeye girmesine engel olmaya kararlı. Köylüler, “Gerekirse gün aşırı kontrol edeceğiz” derken, muhtar Er bu direnişi şu sözlerle anlattı:
“Biz Yörükler bu topraklarda doğduk, bu yaylada büyüdük, burada öleceğiz. Canımızı veririz, yaylamızı vermeyiz. Su pınarımızı kurutacak, meramızı yok edecek hiçbir girişime izin vermeyeceğiz. Bugün burada durmazsak yarın çocuklarımız susuz kalacak. Onlara bırakacağımız tek miras bu yayla, bu su. Bunun için bedel ödemek gerekirse öderiz.”

“Yaylamızın Yok Olmasına İzin Vermeyiz”
Geçen yıl gelen tepkiler üzerine rafa kaldırılan sondaj girişiminin yeniden gündeme gelmesi, köylülerin kararlılığını daha da artırmış durumda. Gürlevik Yaylası’nı savunmak için çevre köylerin de desteğini isteyen yöre halkı, “Yaylamızın yok olmasını istemiyoruz” diyerek kamuoyuna sesleniyor.
Muhtar Mehmet Er ise en net çağrıyı yapıyor:
“Burası bizim ata yurdumuz, biz topraklarımızın ve suyumuzun bekçisiyiz. Toprağımızın yok olmasına müsaade etmeyiz. Yetkililerden beklentimiz, yaylamızı korumak için hassasiyet göstermeleri ve bu girişime izin vermemeleri. Biz buradayız, elimizden geleni de yapacağız. Çünkü yaylamız yok olursa, biz de yok oluruz.”
Ayrıca, maden için sondaj araması yapmak isteyen şirketin Seba Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu bilgisine ulaşıldı.
Pazar Toplantı Yapılacak
Pazar günü, bölgede şirket yetkilileri ve yöre halkı arasında bir toplantı gerçekleştirilecek. Bu etkinliğin resmi bir Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) toplantısı olup olmadığına dair herhangi bir bilgi verilmedi. Şirketin arama ruhsatı bitiş tarihinin 3 Ekim 2025 olması "son kez bir şanslarını mı deniyorlar?" sorularını gündeme getirdi.
Kumluca'da Ormanların Eteklerinde Taş Ocağı'na Ek Tesis! ÇED Süreci Başlatıldı