Antalya’da yaşayan 60 yaşındaki emekli Suna Ülger, sosyal medya platformlarında dolaşırken karşısına çıkan ve bir devlet yetkilisi ile tanınmış bir gazetecinin röportajını içeren bir haber linkine tıkladı.
Görünürde bankaların düşük faiz oranlarına karşı yapay zeka destekli yüksek kazanç vaat eden bu içeriğin, profesyonel bir dolandırıcılık şebekesinin ilk adımı olduğu sonradan ortaya çıktı. Ülger, haberin doğruluğunu kontrol ettiğini düşünerek yönlendirilen bağlantıya giriş yaptı, bu hareket bir emeklinin tüm birikiminin saniyeler içinde el değiştirmesine giden süreci başlattı.
Küçük Kazançlarla Sahte Güven Duygusu Yarattılar
Sisteme yaklaşık 11 bin lira yatırarak dahil olan Ülger’e, başlangıçta güven aşılamak amacıyla 10-15 dolarlık küçük kar payları gösterildi. Kendisini bir borsa yatırım ağında sanan Ülger, karşısındaki kişilerin son derece nazik ve ikna edici bir dille "Hoş geldiniz" diyerek kendisini yönlendirmesinden etkilendi.

Dolandırıcılar, sistemin işlediğine dair kanıt sunmak için Ülger’in hesabına 50 dolarlık bir geri ödeme bile gerçekleştirdi. Antalyalı emekli, kripto para cüzdanları üzerinden para transferleri yapmaya devam etti.
Telefonun Kontrolü Başkasına Geçti
Şüpheliler Ülger’den telefonuna gelen bir işlem için ekran paylaşımı onayı istedi. Bu talebi kabul etmesiyle birlikte cihazına uzaktan erişim sağlayan şüpheliler, banka uygulamalarından sosyal medya hesaplarına kadar tüm kişisel verilerini ele geçirdi. Ülger adına kredi çekilip avans limitleri sonuna kadar kullanılırken, telefon rehberindeki yakınları da aranarak aynı tuzağa çekilmeye çalışıldı. Yaşadığı şoku dile getiren Ülger, "Karşımdaki kişiler oldukça profesyoneldi. Bu nedenle kimse, 'ben dolandırılmam' dememeli" dedi ve 700 bin liralık kaybının ardından hukuki süreç başlattığını belirtti.

Uzmanlar Oltalama ve Çete Faaliyetlerine Karşı Uyarıyor
Konuyla ilgili hukuki süreci takip eden Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanvekili avukat İbrahim Güllü, bu tür vakaların münferit değil, organize bir çete faaliyeti olduğuna dikkat çekti.
Dolandırıcıların kamuoyunda saygınlığı olan kişilerin görüntülerini kullanarak "güven algısı" oluşturduğunu belirten Güllü, "Bu tür olaylar genellikle organize suç kapsamında olup bir çete faaliyeti niteliği taşımaktadır. Dolandırıcıların kullandığı telefonlar ve iletişim kanalları çoğu zaman tespit edilebilir durumdadır. Bu nedenle savcılıkların hızla harekete geçerek failleri yakalaması büyük önem arz etmektedir. Dolandırıcılar son derece profesyonel çalışmakta, ikna edici görseller ve iletişim yöntemleri kullanmakta, insan psikolojisini çok iyi analiz ederek hareket etmektedir. Suna Hanım için Cumhuriyet Savcılığı'na ve bilişim suçları kapsamında siber suç birimlerine gerekli şikayetler yapıldı. Kısa sürede kamu otoritelerinin failleri tespit ederek adalete teslim edeceğini ve mağduriyetlerin giderileceğini umut ediyoruz" açıklamasını yaptı.