Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
14°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Antalya'da Tükürük Bezinden 5 Taş Çıktı!

Antalya'da Tükürük Bezinden 5 Taş Çıktı!

Antalya’da boynundaki şişlik ve ağzından taş gelmesi şikâyetiyle hastaneye başvuran kişinin içinde en büyüğü 2 santimetre olan 5 taş bulundu.

Antalya’da boynundaki şişlik ve ağzından taş gelmesi şikâyetiyle hastaneye başvuran kişinin içinde en büyüğü 2 santimetre olan 5 taş bulundu.

KAYNAK: DHA
Antalya'da Tükürük Bezinden 5 Taş Çıktı!

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği’ne başvuran Metin Paçacı'nın (55), en büyüğü 2 cm olan 5 taş nedeniyle yaklaşık 6 cm boyutunda kitleye dönüşen tükürük bezi, taşlarla birlikte çıkarıldı.

Boynundaki Şişlik Başta Soğuk Algınlığı Sanıldı

Antalya’da yaşayan Metin Paçacı’ya, boynunda şişlik nedeniyle başvurduğu hastanede soğuk algınlığı ve bademcik iltihabı teşhisi konularak antibiyotik tedavisi başlandı. Tedavinin ardından boynundaki şişlik inen, bu kez de ağzına minik taşlar gelen Paçacı, bunların diş taşı olabileceğini düşündü. Paçacı, zaman içinde boynundaki şişlik tekrarlamaya ve artık kasılmaya başlayınca Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği’ne başvurdu. Hemen ameliyat olması gerektiği söylenen Paçacı, 2 saat süren operasyon sonunda sağlığına kavuştu.

Ekibiyle ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Özer Erdem Gür, hastanın, boynunda şişlik ve ağzından küçük taşlar çıkması şikayetiyle başvurduğunu söyledi. Muayene sonucu hastanın boynunda tükürük bezinin 6 cm büyüklüğünde kitle şeklinde olduğunu belirten Prof. Dr. Gür, “Yapılan ultrasonografi ve BT taramalarında hastanın tükürük bezinin içinde çok sayıda taş olduğunu görünce ameliyat kararı aldık" dedi.

antalyada-tukuruk-bezinden-en-buyugu-2-santim-olan-5-tas-cikti-1

5 Büyük Taş Nedeniyle Tükürük Bezi Alındı

Tükürüğün yapısında çok yüksek oranda su, mineraller ve bazı sindirim enzimleri bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Gür, “Tükürüğün içindeki su miktarı azalınca mineraller kristalleşir, taş ya da tortu oluşmasına neden olur. Bu tortu ve taşlar küçük boyuttayken 1,5-2 mm genişliğindeki tükürük bezi kanalından atılabiliyor. Taş ve tortuların boyutlarının artması durumunda kanaldan atılamayınca tükürük bezini şişiriyor. Hastamızda olduğu gibi taşların boyutları küçükken ilk 3-4 ayda ağız içinden çıkabilmiş. Boyutları büyüyünce tükürük bezinin boyutlarında da artışa yol açmış ve enfeksiyon gelişmiş" diye konuştu.

Prof. Dr. Gür, tükürük bezi taşına sık rastlanabildiğini ancak bu hastada olduğu gibi hem sayı hem büyüklük olarak böyle taşlarla çok sık karşılaşılmadığını söyledi. Hastadan ameliyatta en büyüğü 1,5-2 cm olan 5 adet taş çıkarıldığını ifade eden Prof. Dr. Gür, “Taşlar 7-8 mm’yi aşmayan büyüklükte ve kırılabilir nitelikte olduğunda endoskopik olarak tükürük bezi kanalına girip alınabiliyor. Tükürük bezi de korunmuş oluyor. Ancak hastamızda tükürük bezi yapısı bozulmuştu, taşların boyutu büyüktü ve kırmaya müsait değildi. Hastayı bu durumdan kurtarmak gerekiyordu ve mecburen tükürük bezini de taşlarla birlikte çıkardık" dedi.

antalyada-tukuruk-bezinden-en-buyugu-2-santim-olan-5-tas-cikti-2

Doktorlar Bu Büyüklükte Taşla İlk Kez Karşılaştı

Tükürük bezi taşı oluşmaması için yeterli sıvı alınması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Gür, “Bazı alerji ilaçları da tükürük bezi taşına neden olabiliyor. Bazı konnektif doku hastalıkları var ki mesela tükürük bezi taşının gut hastalığıyla birlikteliği ispatlanmış durumda, o hastalıklar da tükürük bezi taşına neden olabiliyor. Farklı hastalıklar nedeniyle radyoterapi alan bazı hastalarda da tükürük bezi taşına rastlanabiliyor. Bu hastalarda tükürük bezi kanalında darlık da olabiliyor" diye konuştu.

Ameliyat ekibinde yer alan Doç. Dr. Nevreste Didem Sonbay Yılmaz, "Eğer hasta daha fazla gecikmiş olsaydı taşa bağlı enfeksiyon gelişimi artardı. Her enfeksiyon gelişimi de ameliyatını biraz daha zorlaştırırdı" dedi.

Hastanın kitleye bağlı olarak beslenmesinde de sorun yaşadığını anlatan Doç. Dr. Yılmaz, "Sürekli bir enfeksiyon atağı olduğu için ağrı, ağzından taş gelmesi tabii ki sıkıntılı şikayetler" ifadelerini kullandı. Normalde bu tip ameliyatların yarım saat ile 1 saat sürdüğünü belirten Doç. Dr. Yılmaz, “Ancak bu hastamız çok sık enfeksiyon atağı geçirdiği, tükürük bezi çok büyüdüğü için ameliyat biraz uzun sürdü. Hastayla 1,5- 2 saat uğraştık" dedi. Ameliyat ekibinden Dr. Ferhan Biten ile Dr. Ebru Aydemir de tükürük bezi taşlarına sık rastlandığını, ancak Paçacı’dan çıkarılan büyüklükte taşları ilk kez gördüklerini söyledi.

“Ameliyattan Sonra Kuş Gibi Oldum”

Tükürük bezinden çıkan taşları kutuda saklayan Metin Paçacı yaşadıklarını anlatarak, "Bu taşları saklayacağım çünkü bunlar bana çok eziyet verdi, çok yıprattı ama şu an çok şükür iyiyim. İlk zamanlar ağzıma minik taşlar geldiğinde bunların diş taşı olduğunu düşündüm. Geçen şubat ayında işim gereği şehir dışındaydım. Bulunduğum yer çok soğuktu. Boynumda şişme olunca doktora gittim. Soğuk algınlığı ve bademcik denilerek antibiyotik verildi. Antibiyotikle sorun giderilmişti" dedi.

Boynundaki şişme tekrarlamaya başlayınca, sertlik ve taşları hissetiğini, yabancı cisim batması sandığını anlatan Paçacı, tükürük bezi taşının hiç aklına gelmediğini söyledi. İşi gereği bulunduğu Rize Ayder Yaylası’nda yaşadığı sıkıntıyı da anlatan Paçacı, “O sırada bölgede sel felaketi yaşanıyordu. Hastaneye gidememiştim. Boynumdaki şişlik yutkunurken çok acı veriyordu. O bölgede enfeksiyon vardı ve parmağımla kontrol ettiğimde sertlik hissettim. Sertlik o kadar rahatsızlık verdi ki çıldıracak gibiydim. Sonunda bir çay kaşığıyla boğazımı tahriş ederek nohut büyüklüğündeki taşı çıkarmayı başardım. Ve öyle rahatlayabildim" diye konuştu.Boynundaki şişlik, sertlik, kasılmalar artıp enfeksiyon gelişince Prof. Dr. Özer Erdem Gür’e ulaştığını belirten Paçacı, ameliyatı gerçekleştiren doktorlara teşekkür etti. Paçacı, “Boynumu o kadar sıkıyor, o kadar baskı uyguluyordu ki, ameliyattan sonra kuş gibi oldum" dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız