Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan ve sektör temsilcileri, fiyat istikrarının sağlanması için üretici ile tüketici dengesinin acilen sağlıklı bir zemine oturtulması gerektiği uyarısında bulunuyor.
Domates Fiyatları Yılbaşından Sonra Neden Yükseldi?
Bu yılın ilk aylarından itibaren domates fiyatlarında arz eksikliğine bağlı olarak ciddi bir yükseliş yaşandı. Geçen yılın aynı dönemine göre piyasada ürün miktarının az olduğunu belirten Nevzat Akcan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Piyasada ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü ve üretici beklediği geliri elde edememişti."
Tarımda Üretim Planlaması Eksikliği Fiyat İstikrarını Bozuyor
Üreticilerin bir önceki yılın piyasa koşullarına göre hareket etmesi, tarımsal üretimde arz-talep dengesizliğine yol açıyor. Çiftçinin geçmiş dönem odaklı ekim yapmasının piyasada boşluklar yarattığını ifade eden Akcan, plansızlığın getirdiği sorunları şu sözlerle özetledi:
Geçmiş Yıl Odaklı Üretim: Üretici, bir önceki yıl hangi ayda hangi ürün para kazandırdıysa doğrudan o döneme ve o ürüne odaklanıyor.
Piyasa Boşlukları: Dönemsel yığılmalar veya ürün kıtlıkları nedeniyle fiyat istikrarı bir türlü yakalanamıyor.
Veri Eksikliği: 12 ay boyunca hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim ve tüketim yapılacağına dair net bir planlama bulunmuyor.
Antalya'da Yüzde 45 Ürün Kaybı Alarm Veriyor
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden alınan güncel istatistiki verilere değinen Nevzat Akcan, piyasadaki ürün azlığının arkasında ciddi bir ürün kaybı raporu olduğunu açıkladı.
Akcan, "%45 ürün kaybı çok ciddi bir rakam. Ürün az olunca doğal olarak piyasada daha yüksek fiyatlara alıcı buluyor. Domates dışındaki sebzelerde ise durum daha farklı; biber, patlıcan ve kabak gibi ürünler şu an 15-30 TL bandında seyrediyor" diyerek tarım sektöründeki gelir dengesizliğine dikkat çekti.
"Sebze ve Meyve Enflasyon Sepetinden Çıkarılmalı"

Yerli üreticinin korunamaması durumunda gelecek yıllarda gıda arzında büyük tehlikelerin yaşanabileceğini vurgulayan Akcan, acil çözüm önerilerini paylaştı:
Enflasyon Sepeti Düzenlemesi: Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılması gerekiyor.
12 Ay Üretim Desteği: Yerli üreticinin 12 ay boyunca üretimde kalması sağlanmalı ki İstanbul, Ankara ve Anadolu’daki tüketici uygun fiyatla sebzeye ulaşabilsin.
İthalat Çözüm Değil: Üretimden düşüldüğü takdirde dışa bağımlılığın kalıcı bir çözüm getirmeyeceği net bir şekilde görülüyor.
Genç Çiftçiler Yüksek Maliyet ve Risklerden Dertli
Sektörün geleceğini tehdit eden bir diğer unsur ise genç neslin yüksek riskler ve girdi maliyetleri nedeniyle tarımdan uzaklaşması. Hem Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü'nde okuyan hem de aile mesleği çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Baha Karacula, genç bir üretici olarak yaşadıkları zorlukları anlattı.
Geleceğini tarıma bağlamak istemediğini ve kendi bölümü olan sigortacılığa yönelmeyi planladığını belirten Karacula, "Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin emeği ve kazancı bir anda yok olabiliyor" dedi.
"Maliyetine Üretim Yapıyoruz"
Tarımda dışa bağımlılığın getirdiği maliyet yüküne değinen genç üretici Karacula, girdi fiyatlarının altından kalkılamaz boyutlara ulaştığını ifade etti:
"Tarım ilaçları ve gübrelerin yerli üretilmeyip yurt dışından gelmesi, döviz kuru ve mazot fiyatlarının yükselmesi belimizi büküyor. Biz şu an sadece kokteyl domates üretiyoruz ve markete veriyoruz. Kilosunu muhtemelen 50 TL civarında satacağız ancak tahminime göre kilogram maliyeti de zaten 50 TL. Yani kar etmeden, sadece maliyetine üretim sürdürüyoruz."