Antalya’da yaşayan doğuştan elleri olmayan 2 çocuk babası Mehmet Temel, azmiyle görenleri hayran bırakıyor. Tarihi Kaleiçi’ndeki takı dükkânında boncukları ayaklarıyla tek tek dizen Temel, günlük yaşamında da birçok işi kendi başına yapabiliyor. Ayaklarıyla yemek yiyen, tıraş olan ve cep telefonu kullanan Temel, özel tertibatlı aracıyla yıllardır direksiyon başına geçiyor.

“ELİM AYAĞIM ARABA”
Mehmet Temel, “Her şeyi yapacağım aklıma gelirdi ama araba kullanacağım aklıma gelmezdi. 50 senedir özel tertibatlı araba kullanıyorum. Benim elim ayağım araba” dedi.

DÜKKANINDA HER İŞİ KENDİ YAPIYOR
Kaleiçi’ndeki iş yerinde kepengi açan, takılarını hazırlayan ve müşterilere hizmet veren Temel, para alışverişini bile ayaklarıyla yapıyor. Müşteriler ise bu durumu ilk gördüklerinde şaşkınlıklarını gizleyemiyor. Mehmet Temel, “Müşterilere ayağımla para verip alırken şaşırıyorlar, kamera şakası sanıyorlar” diye konuştu.


HAYATIN EN ZOR BAŞLANGICI
Temel’in yaşam hikâyesi ise en az bugünkü mücadelesi kadar çarpıcı. Doğduğunda çevresindekilerin olumsuz tepkileriyle karşılaşan Temel, ailesinin yaşadığı zorlukları şu sözlerle anlattı:
“Komşular anneme ‘Bunu öldür’ demişler. Beni kazanın altına koymuşlar. Babam beni bulup ceketine sararak getirmiş ve ‘Bu çocuğa daha çok bakacağım’ demiş”

“SEVİNÇTEN AĞACA ÇIKMIŞIM”
9 yaşına kadar yürüyemediğini belirten Temel, hayatındaki dönüm noktasını şöyle anlattı:
"Diğer çocukların elleri, ayakları var, benim niye yok diye sorduğumda hem onları hem kendimi üzüyordum. Annem, babama 'Biraz da sen bak, ben dayanamıyorum' demiş. Babam da beni alıp elma bahçesine bir çadır kurmuştu. Her gün orada babamla kalıyorduk. Orada otururken bir şeyler oldu ve yürüyebiliyordum. Sevinçten oradaki ağaca çıkmışım. Sevinçten çığlık atıyormuşum. Halbuki o ağaca çıkamam ama sevinçten çıkmışım"
KIZININ SÖZLERİ YÜREKLERİ DAĞLADI
Hayatındaki en duygusal anlardan birini de paylaşan Temel, küçük kızının sözlerini unutamadığını söyledi:
“Bir zamanlar 4 yaşındaki kızım ile mutfakta otururken bana ‘Baba neden elin ayağın yok?' dedi. 'Allah böyle yaratmış' dedim, kızım da "Bir elimi, bir ayağımı kesip sana vereyim' dedi. 'Hayır' deyince bu sefer, 'İki elimi, iki ayağımı sana vereyim' dedi ve ben orada koptum”
