Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
20°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Antalya’da 15-16 Haziran Olayları Anması

Antalya’da 15-16 Haziran Olayları Anması

15-16 Haziran olaylarının 55’inci yılında DİSK Akdeniz Bölge Temsilciliği Attalos Meydanı’nda açıklama yaptı.

15-16 Haziran olaylarının 55’inci yılında DİSK Akdeniz Bölge Temsilciliği Attalos Meydanı’nda açıklama yaptı.

Antalya’da 15-16 Haziran Olayları Anması

15-16 Haziran olaylarının 55’inci yılında DİSK Akdeniz Bölge Temsilciliği Attalos Meydanı’nda açıklama yaptı. DİSK Akdeniz Bölge Temsilcisi ve Genel-İş Antalya Şube Başkanı Vedat Küçük, “Koca ülke bir avuç zengini, bir avuç yandaşı, bir avuç sermayedarı beslemek için çalışıyor, çırpınıyor, ama geçinemiyor. Milyonlarca işçiye, emekçiye, emekliye yoksulluk, sömürü, adaletsizlik ve hiçbir hakkı hukuku olmayan kölelik dayatılıyor” dedi.

DİSK Akdeniz Bölge Temsilcisi ve Genel-İş Antalya Şube Başkanı Vedat Küçük, “Ülke tarihinin en zorlu günlerinden geçiyoruz. Bir yandan ekmeğimiz küçülüyor, bir yandan tüm haklarımıza el uzatılıyor. Grev hakkı, sendika hakkı, insanca yaşama hakkı derken seçme ve seçilme hakkımız dahi artık ciddi bir tehdit ile karşı karşıya. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonun verilerine göre ülkemiz işçiler için dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında yer almaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü Konferansı’nda Türkiye işçilerin temel haklarının güvence altında olmadığı ülkeler arasında sıralanıyor. Haklarımızı kaybettikçe yaşamak da zorlaşıyor. Yüksek enflasyon karşısında maaşlarımız eriyor; ekmeğimiz her gün biraz daha küçülüyor. Gelirde, vergide ve ülkede adalet her gün biraz daha bozuluyor; zengin daha da zenginleşirken milyonlar yoksullaşıyor. Koca ülke bir avuç zengini, bir avuç yandaşı, bir avuç sermayedarı beslemek için çalışıyor, çırpınıyor, ama geçinemiyor. Milyonlarca işçiye, emekçiye, emekliye yoksulluk, sömürü, adaletsizlik ve hiçbir hakkı hukuku olmayan kölelik dayatılıyor. Hep beraber yaşadığımız bu zorlu günleri nasıl aşacağımızı ise Türkiye işçi sınıfının, 15-16 Haziran 1970’teki büyük işçi direnişi gösteriyor” dedi.

ANAYASA VURGUSU

Başkan Vedat Küçük, “Hep beraber hatırlayalım. 55 yıl önce dönemin siyasi iktidarı DİSK’i fiilen ortadan kaldırmak amacıyla bir yasa tasarısı hazırladı. Getirilmek istenen yasada bir sendikanın ve konfederasyonun Türkiye çapında faaliyet gösterebilmesi için işçilerin üçte birini üye yapması gerekecekti. Böylesine yüksek bir barajla DİSK’in önüne set çekmek istiyorlardı. Bu yasa tasarısı 1961 Anayasası’nda tanınan hakları yok saymaktaydı. O yıllarda da işçilerin haklarına ve ekmeğine el uzatmak için Anayasa’yı çiğnemeyi göze alan bir siyasi iktidar vardı. DİSK’in kapısına kilit vurmayı amaçlayan Anayasa’ya aykırı bu girişimin arkasında elbette ki patronlar vardı. Çünkü DİSK güçlendikçe, ücretler yükselmekte, işçiler yeni haklar elde etmekteydi. DİSK güçlendikçe işçi sınıfı güçleniyordu. DİSK güçlendikçe işçiler sömürü düzeninin çarklarına çomak sokuyordu. DİSK güçlendikçe işçiler işyerlerinde ve ülkede söz ve karar sahibi oluyordu. DİSK patronları ve iktidarı rahatsız ediyordu. Çünkü DİSK 1967’deki kuruluşuyla beraber işbirlikçi, sarı sendikacılığa karşı; sermayeden, iktidardan ve siyasi partilerden bağımsız sınıf ve kitle sendikacılığı çizgisi ile güçlenmekteydi. DİSK’i yok etmek için Anayasa’ya aykırı yasal düzenlemeyi hızla hazırladılar. DİSK’in çağrılarına, çabalarına kulaklarını tıkadılar. İşçilerin tepkilerini dinlemediler. “Biz yaparsak olur” dediler ama yanıldılar” dedi.

DİRENİŞ MÜCADELESİNE DAVET

Başkan Küçük, “Demokrasi ve Cumhuriyet hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm işçilerin, emekçilerin, emeklilerin kırmızıçizgisidir. Seçme ve seçilme hakkının darbe yediği bir ortamda ülkeyi yönetenler sadece kendilerine ve bir avuç ayrıcalıklı kesime çalışır. Demokrasi işçinin ekmeğidir. Siyasi rekabetin güdümlü yargı operasyonlarıyla ortadan kaldırıldığı bir ortamda yoksulluk, işsizlik, adaletsizlik büyür. Tehlikede olan sadece tutuklanan ve görevden alınan siyasetçiler değildir. Tehlikede olan soframızdaki ekmektir, çocuklarımızın geleceğidir. Tehlikede olan demokrasidir, cumhuriyettir. Tehlikede olan 85 milyon insanıyla bu ülkedir. 19 Mart’tan beri sokaklarda, meydanlarda yükselen adalet ve demokrasi mücadelesi, işçi sınıfının gelirde, vergide ve ülkede adalet talepleriyle güçlendiğinde bu gücün karşısında kimse duramaz. Ülkenin tüm değer ve güzelliklerini üreten bizler 15-16 Haziran direnişinin ışığında birleştiğimizde ve mücadele ettiğimizde hiçbir kuvvet bizi yenemez. Evet, hiçbir kuvvet bizi yenemez ama örgütlü olduğumuzda, sendikalı olduğumuzda. İşte bu nedenle Türkiye işçi sınıfı DİSK çatısı altında birleşmeye, 15-16 Haziran direnişinin izinde mücadeleye çağırıyoruz” dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız