Antalya’da bir sivil toplum kuruluşunun tiyatro grubunda eğitim aldığı dönemde 13 yaşındayken tiyatro yönetmeni Ü.Z.A. (51) tarafından sistematik olarak cinsel istismara uğradığını iddia eden Y.E.’nin (27) açtığı davanın duruşması, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık Ü.Z.A., “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” ile “cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlamalarıyla yargılanıyor. Duruşmaya sanık, avukatı ve yakınları katıldı.
ADLİ TIP ÜST KURULU RAPORU DOSYADA
Mahkemenin önceki celsede, Adli Tıp Kurumu’ndan gelen rapora yönelik itirazlar üzerine dosyanın Üst Kurul’a gönderilmesine karar vermesinin ardından hazırlanan değerlendirme raporu mahkeme dosyasına ulaştı. Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu tarafından hazırlanan mütalaada; dosya kapsamındaki adli ve tıbbi belgeler ile taraf beyanlarının birlikte incelendiği belirtildi. Raporda, mağdurun ruh sağlığı değerlendirmesinde travma sonrası stres bozukluğu bulgularının mevcut olduğu kaydedildi. Üst Kurul, mağdurun ruhsal etkilenmesinin iddia edilen eylemlerle uyumlu olduğu yönünde tıbbi kanaat bildirdi.
“RAPOR FİİLEN ULAŞMADI”
Mahkeme heyeti, Üst Kurul tarafından hazırlandığı bildirilen raporun dosyaya ulaştığını ancak heyete henüz fiilen ulaşmadığını ifade etti. Eksik evrakın tamamlanması amacıyla duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
Mağdur Y.E.’nin avukatı Yağmur Burçin Sayın, duruşma sonrası yaptığı açıklamada Üst Kurul mütalaasına dikkat çekti. Avukat Sayın, “Adli Tıp Kurumu tarafından adli tıp mütalaası olarak dosyaya gönderilen rapor, sanık müdafiinin bir önceki celsede ileri sürdüğü itirazları değerlendirmiştir. Dosya kapsamında bugüne kadar gelen ve tarafımızca sunulan Akdeniz Üniversitesi'nden alınan rapor, psikiyatrist tarafından hazırlanan rapor, sosyal çalışma uzmanı görüşü ve Adli Tıp'tan gelen raporlar birlikte incelenmiştir. Üst Kurul'un oy birliğiyle aldığı kararda, 18 üyenin; profesör, doçent, öğretim üyesi ve doktorlardan oluşan kurulun, müvekkilin 2011-2012 yıllarında yaşadığı iddia edilen eylemler nedeniyle ruh sağlığını bozacak derecede psikiyatrik etkilenme yaşadığı yönünde kanaat bildirdiği görülmektedir. Dava kapsamında daha ne kadar ve nereden rapor alınabileceği tartışmalıdır. Raporda yer alan tüm irdelemeler, olayın kapsamını ve müvekkilin yaşadığı süreci ortaya koymaktadır. 2011 yılında çocukluğunu yaşayamamış bir genç kızın başına gelenleri tüm açıklığıyla ifade ettik. Eylem ortada, suç ortada. Sanık her celsede tanınan bir yazar olduğunu ifade etmektedir. Dosyada sanığın kaçma şüphesinin tanınmışlığı nedeniyle yüksek olduğu kanaatindeyiz. Tutuklanması gerektiğini düşünüyoruz. Başkaca bir ispata gerek kalmadığından sanığın cezalandırılmasını ve iddia makamının bir sonraki celsede mütalaasını sunmasını talep etmekteyiz" dedi.