Antalya’nın sıcak ve nemli iklimi, yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene, pire, sivrisinek ve sokucu sinek gibi parazitlerin hızla üremesine zemin hazırlıyor. Antalya Veteriner Hekimler Odası Başkanı Tevfik Murat Karabayoğlu, son dönemde artış gösteren kene ve sivrisinek tehdidine karşı vatandaşların alması gereken önlemleri ve parazitlerin taşıdığı riskleri anlattı.
"Uzun Otların Olduğu Alanlara Dikkat Edilmeli"
Antalya'da özellikle parklar, bahçeler, piknik alanları ve kırsal bölgelerin parazit üremesi açısından daha riskli alanlar olduğunu belirten Tevfik Murat Karabayoğlu, dış mekan aktivitelerinde kıyafet seçimine dikkat çekti. Karabayoğlu, "Çok uzun otlu, otlukların çok uzun olduğu, daha kontrolsüz alanlara, ormanlık alanlara çok fazla girmemeleri gerekiyor. Buralara girmeleri gerekiyorsa işte daha böyle ona uygun kıyafetlerle, yani işte uzun pantolonlar, işte çorabın içine sokularak vücutta boşluk bırakmayacak şekilde giyinilmesi, terlik yerine ayakkabı giyilmesi gerekiyor” dedi.
Karabayoğlu ayrıca, doğa yürüyüşleri veya piknik sonrasında vücut kontrolünün hayati önem taşıdığını ifade ederek, "Özellikle ense, kulak bölgesi ve böyle az dikkat çeken yerlerin, oralardan çıktıktan sonra mutlaka kontrol edilerek oralarda bir parazit var mı, yok mu, fark edilmeden yapışmış mı diye kontrol edilmesi riskleri azaltacaktır" şeklinde konuştu. Hayvancılık yapılan ve meralarla içli dışlı olan bölgelerdeki vatandaşların ise çok daha dikkatli olması gerektiğinin altını çizdi.

"Kırım Kongo ve Lyme Tehlikesi: Tedavisi Ne Yazık Ki Yok"
Kenelerin kış aylarında hareketsiz olduğunu ancak yazın beslenmek için canlı aramaya başladıklarını belirten Karabayoğlu, bu parazitlerin yol açabileceği ölümcül tehlikelere dikkat çekti. Karabayoğlu, "Yaz aylarında erişkin hale geliyorlar. Kışın inaktifler, daha hareketsizler. Ama yazın yumurtalardan çıkıyorlar ve beslenmek için canlı aramaya başlıyorlar. Sayı çok olduğunda ve hayvan bulamadığında insanlara da yapışıyorlar ve insanlardan da kan emerek, özellikle kan parazitleri olmak üzere çok ciddi hastalıklar bulaştırıyorlar. İnsanlar için en ciddi bulaştırdıkları hastalıklar; işte mesela Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'ni bulaştırıyorlar. Tedavisi ne yazık ki yok. Lyme'ı bulaştırıyorlar, Lyme hastalığını bulaştırıyorlar” dedi.

"Uçan Sivrisineğe İlaçlama Çok Etkili Olmuyor"
Son günlerde sivrisinek ısırıklarının daha sert kaşıntılara yol açması ve sineklerin yapısının değişip değişmediği yönündeki soruları da yanıtlayan Karabayoğlu, sivrisineklerin de doğaya uyum sağlayarak ilaçlara karşı direnç kazandığını belirtti. Mücadelenin zamanlamasının yanlış yapıldığını ifade eden Karabayoğlu, "Sivrisinek mücadelesinin hele ki zamanında yapılması lazım. Yani sivrisinek daha uçmaya başlamadan, larva ve yumurta döneminde bu ilaçlamaların, uygulamaların yapılması lazım ki sayılarını azaltabilelim. Yoksa sivrisinek özellikle yumurtadan çıkıp erişkin hale gelip uçtuktan sonra onunla mücadele etmek çok daha zor. Kullanılan ilaçlara karşı da her geçen gün direnç kazanıyorlar. Şu anda gördüğümüz erişkin hale gelmiş ve uçmuş olan sineğe çok fazla yapılan ilaçlamalar etkili olmuyor ne yazık ki” şeklinde konuştu.
Doğal ve Bireysel Korunma Yolları
Sivrisineklerin üreme alanlarını azaltmak için ev ve bahçelerde su birikintilerine izin verilmemesi gerektiğini hatırlatan Antalya Veteriner Hekimler Odası Başkanı Tevfik Murat Karabayoğlu, bireysel korunma yöntemlerini ise özetledi. Karabayoğlu, "Sivrisinek kovucu, işte ev için üretilmiş özel ilaçlar var; onları mutlaka kullanmak lazım. Onun dışında, bu sinek kovucu yine vücuda sürülen ürünler var; onlar kullanılabilir eğer çok yoğunsa. Yaz olduğu için işte bahçe sulamaları özellikle gece çok yoğun şekilde yapılıyor ve bu su birikintilerinde de zaten bu sineklerin çoğalmasına neden oluyor. Eğer bunun dışında etrafta böyle işte bataklık, sulak yerler varsa buraların rehabilite edilmesi, kurutulması yoluna gidilmeli mutlaka” şeklinde konuştu.