Batı Anadolu ile Akdeniz'in kesişim noktasında yer alan Isparta büklümü, bölgedeki deprem tehlikesinin ana kaynağını oluşturmaya devam ediyor.
Jeomorfoloji Derneği tarafından yapılan değerlendirmeler, bu yapının sismik risk açısından ne kadar kritik bir konumda olduğunu gözler önüne seriyor. Batı Toroslar'da kuzeye bakan ters V biçimli bir tektonik yapı olarak tanımlanan alan, Fethiye-Burdur Fay Zonu ile Akşehir Fay Zonu arasında yer alıyor. Batı Anadolu ile Akdeniz’in kesişim noktasında, Antalya’nın kuzeyinde yer alan Isparta Büklümü, iki dev aktif fay hattının sıkıştırma alanında bulunuyor ve bölge genelinde sürekli bir gerilim birikmesine yol açıyor.
Milyonlarca Yıllık Jeolojik Dönüşümden Günümüze Taşınan Kırılgan Miras
Literatürde ilk kez ünlü jeolog Blumenthal tarafından 'Courbure d'Isparta' şeklinde adlandırılan yapı, milyonlarca yılı kapsayan karmaşık bir jeolojik geçmişe sahip.
Bölgede Geç Miosen dönemi öncesinde etkili olan sıkışma rejimleri neticesinde devasa nap sistemleri meydana gelmiş durumda. Geç Miosen sonrasında ise yerini açılma rejimlerine, graben oluşumlarına ve yoğun orojenez süreçlerine bırakan bölge, günümüzdeki hareketli topografyasına kavuştu.

Aktif Fay Hatlarının Kıskacındaki Bölgede Deprem Riski En Üst Seviyede
Isparta, Burdur, Muğla ve Konya hattını yakından ilgilendiren bu jeolojik durum, yerel yerleşim yerleri için ciddi bir sismik tehdit barındırıyor.
Çevresini sarıp sarmalayan Fethiye-Burdur ve Akşehir aktif fay hatları nedeniyle yüksek sismik hareketliliğe sahip olan Isparta büklümü için uzmanlar, yüksek sismik hareketliliğe ve deprem riskine sahip olduğunu belirtiyor.
Jeomorfoloji Derneği, konuyla ilgili şu bilgilendirmeyi yaptı:
"Isparta büklümü, Batı Toroslar'da kuzeye bakan ters V biçimli bir tektonik yapıdır. Bu yapı Fethiye-Burdur ile Akşehir fay zonları arasında yer alır, hem sıkışma hem açılma tektonik rejimlerinden etkilenir. İlk kez Blumenthal tarafından 'Courbure d'Isparta' olarak adlandırılmıştır. Bölgede Geç Miosen öncesinde sıkışma rejimleriyle nap sistemleri oluşmuş; Geç Miosen'den sonra ise açılma rejimleri, grabenler ve orojenez süreçleri etkili olmuştur. Aktif fay hatları (Fethiye-Burdur Fay Zonu ve Akşehir Fay Zonu) ile çevrili olduğu için yüksek sismik hareketliliğe ve deprem riskine sahiptir" denildi.

Isparta Büklümü - Courbure d’Isparta Nedir?
Isparta Büklümü - Courbure d’Isparta, Türkiye’nin güneybatısında, Toros Dağları’nın batı ve doğu kollarının birleştiği bölgede yer alan ters V biçimli bir jeolojik yapıdır.
Fransız jeolog M. Blumenthal tarafından 1951’de tanımlanmış ve Fransızca 'Isparta Büklümü' anlamına gelen bu terim, Toros kuşağının morfotektonik olarak kuzeye doğru kıvrıldığı alanı ifade eder. Bu bölge, Ege ve Kıbrıs yaylarının kesişim noktasında bulunur ve Anadolu levhasının batıya doğru hareketiyle ilişkili karmaşık bir tektonik sistemin parçasıdır.
Isparta Büklümü, Antalya Körfezi’nin kuzeyinde, Bey Dağları, Anamas Dağları, Burdur, Akşehir ve Fethiye fay zonları arasında yer alır. Yapı, neotektonik dönemde (yaklaşık son 5 milyon yıl) meydana gelen sıkışma ve genişleme evrelerinin etkisiyle oluşmuştur. Bu süreçte Antalya napları, Lükyen ve Beyşehir-Hoyran napları gibi jeolojik birimler yer değiştirmiştir.
Aksu Havzası, bu büklümün içinde yer alır ve Orta Miyosen’den itibaren gelişimini sürdürmektedir. Isparta Büklümü, kuzeye bakan ters V biçimli bir morfotektonik kıvrım olup, Anadolu’nun batıya doğru hareket eden kısmı ile yükselen Orta Anadolu platosu arasında dengeleyici bir rol oynar.
Bölge, Türkiye’nin güneybatısındaki tektonik hareketlerin anlaşılmasında temel bir referans noktasıdır; çünkü hem sıkışma (NW–SE yönlü) hem de genişleme (NE–SW yönlü) fazlarını yansıtır.